1. YAZARLAR

  2. Abdulbaki GÜNIŞIĞI

  3. 2.Atmalı şanliği ( Ağrı-Patnos)
Abdulbaki GÜNIŞIĞI

Abdulbaki GÜNIŞIĞI

TÜRKMEN
Yazarın Tüm Yazıları >

2.Atmalı şanliği ( Ağrı-Patnos)

A+A-

 

Sevgili dostum,  ciddi bir araştırmacı ve dilbilimci aynı zamanda da tarihçi kişiliği ile öne çıkan sayın Mehmet Demir Atmalı beğin daveti üzerine Ağrı ilimiz Patnos ilçemizin şirin bir mesire yerinde yapılacak olan Atmalı (oğuz-beğdilli boyu) aşiretinin şenliğine katılmağa karar verdim.  Mehmet  Demir Atmalı beg ile tanıştığımızdan bu yana devamlı sende bizdensin sende Atmalı aşiretine bağlı bir oymaktansın diye bana sahip çıkar ve bu hususta da ısrarla bunu hatırlatırdı. Merhum atamın bana verdiği şeceremizdeki isimleri ve babamın muhacerat sırasında nerede kim kaldı ise verdiği yer isimlerini hiç unutmadım. Patnos ilçemizde kölükler(kalıklar) köyünde akrabalarımızın olduğunu ve bu insanlar ile bir daha görüşemediklerini anlatır ve bizi bilgilendirirdi. Sayın Mehmet Demir Atmalı kardeşimde haydaran bir Atmalı boyudur.

Atmalılar on iki boydur bir boyuda bizim haydarlı (Kahramanmaraşın Haydarlı mahallesi bu boyun ismini taşır.) dediğimiz senin haydaran dediğin aşirettir sende bizimle gel ve emmioğullarını gör demişti. Bu daveti, Kürtçe ve Zazaca ve arapça konuşan Türkmen kardaşlarıma bir vefa borcum olduğunu ve bu borcumu Aziz Türk milletinin bu en cefakar bölümüne ilgi göstererek ve aramızdaki yanlış anlaşılmaları bertaraf edecek çalışmalar yaparak ödemek istediğim için kabul ettim.

 Bütün bunlar bir araya gelince bize yol göründü. Beni araba tutmasına karşı akrabalarım ile bir arada olma ve onlarla aradan geçen yüzeli yıllık ayrılık tan sonra kucaklaşma isteğim ağır bastı ve her türlü zorluğu göze alarak yola çıktım. Kendisini araba tutanlar bilir bu yolculuğun ne kadar zor olduğunu. Araba tutmayanlara gezi iken bana ve benim gibilere işkence olur uzun yollar. Nihayet Haziran ayının üçüncü günü saat 18 de pazarcık ilçemize doğru yola çıktım. Adetim üzere her gittiğim yere götürdüğüm Oğuz boyları tablolarımı yanıma almayı unuttuğumu pazarcıkta hatırladım ve mecburen eli boş gitmek zorunda kaldım. En kısa zamanda ağrıdaki akrabalarıma mensubu olduğumuz oğuz boylarının çizelgesinin olduğu tablodan hediye edeceğim. İnşallah seneye yapılacak olan Bitlis teki şenliğimizde bu eksiğimi gidermeğe çalışacağım.

 Pazarcıkta Atmalı derneğinin başkanı sayın Mehmet Kanışirin beyefendi beni karşıladı ve onun dükkanında dışarıdan gelecekleri bekledik. Nihayet saat 21 de Gaziantepten gelenler fındıklı toros şirketinin otobüsü ile geldiler. Yakın bir yerde çay içip herkesle tanıştık. Bu arada arabada gelenlerin bir kısmının Nurdağın dan ve İslahiye ile Antebin çeşitli yerlerinden gelen atmalı ve atmalıya bağlı mahkanlı aşireti mensubu akrabalarımız olduklarını öğrendim. Pazarcıktan da katılanlar ile gene aynı yerde tanıştık. Başta uzun yıllar atmalı aşiretinin bölgedeki reisliğini yapan aslen Elbistan Karahasanuşağı köyünden gelip Pazarcıkta yerleşen gene aynı adlı oymaktan olan sayın Ali Bozdağ ağabeg ile kıymetli oğlu Sayın Nihat Bozdağ beg ilede tanıştık. Ali ağabeg ilk konuşmasında beg olduğunu hem oturuşu ve hem de bilgisi ve görgüsü ile ortaya koydu.

 Kendisine ve Türkmen kültürüne vakfıyetine hayran oldum. Oğlu sayın Nihat begi  de gerçek birTürkmen aşiret begi olarak yetiştirmiş. Bu arada pazarcıktan katılan diğer atmalı mensupları ile de tanışmamız devam etti ve herkes birbirinin hatırını sordu. Atmalı aşireti on iki boydan müteşekkil, diğer bütün Türkmen aşiretleri gibi bu aşirette on iki boydan meydana geliyor. Bu boyların isimleri şöyledir; 1-Tilkiler, 2-Kizirli, 3-Haydarlı, 4-Turuşlu, 5-Kabalar, 6-Mağıkan(mahkan), 7-Ketüler(kötüler-ketkenli v.s), 8-sadakalar, 9-kızkapan, 10-karalar, 11-Ağcalar, 12-Karahasanuşağı .gördüğünüz gibi bütün oymak isimleri Türkçedir.  Bazıları zaman içerisinde Farsça nın etkisi ile değişik şekillerde söylense de bu kelimenin aslının Türkçe olduğu gerçeğini değiştirmez. Tarihi süreç içinde bu oymaklardan altısı Sünni ve altısı da alevi olmuşlar ve halende yarı yarıya alevi ve Sünni olarak İslam dini içindeki yerlerini almış durumdadırlar. Türkiyenin geneline bakarsak Türkmenler önceleri alevi iken yerleşik hayata geçenler ve medrese tahsili alabilenler Sünni olarak, bir kısmıda göçebelikte ve alevi olarak birbirlerini unutmadan hayatlarını devam ettirmişlerdir. İster alevi olsun ister Sünni emmi oğullarımın yakınlığı ve tanışıklığına çok sevindim. Aramızdaki bu küçük fark bizi birbirimizden ayırmamış, kız alıp vermeğe ve akrabalığımızı bozmadan yaşamağa devam etmişiz. Bu arada Antepten gelen kafile içinde gene sayın Mehmet Demir Atmalı beğ gibi atmalı aşiretine mensup ve akrabası olan ve hayatını tarih öğretmenliği ile kazanan sayın İbrahim Uçar dan bahsetmeden olmaz. Sayın İbrahim uçar çok ciddi bir araştırmacı ve aynı zamanda dilbilimci olarak kendini yetiştirmiş ve bu özelliklerini atmalı aşiretinin geçmişi ve geleceğini aydınlatma işine adamıştır.

 Sayın Mehmet beğ ile beraber Atmalı aşiretinin en doğru bir tarihçesini yazmışlardır. Yazdıkları kitabı ağrıda akrabalarına tanıttılar ve isteyene verdiler.  Türkiye de kendi geçmişini bu kadar fasih bir şekilde yazan ve anlatan çok nadir kitaplardan birisine imza atan bu insanları tebrik etmekten başka ne yapılabilir.  Darısı diğer Türkmen aşiretlerinin  başına diyorum.

 On iki saatlık uzun bir yolculuğun sonunda ağrıya ulaşabildik.Yollardaki çift yol çalışmaları yolumuzu uzatsa da gelecekte bu yollar vasıtası ile yurdumun batısı ile doğusunun, kuzeyi ile güneyinin daha bir kaynaşacağına olan umudum arttı. Bu yolları çift hale getirenler ülkemize büyük bir hizmette bulunmuşlardır. Yol medeniyet ve gelişmenin ilk şartıdır. Bir dahaki şenliğimize daha kolay gideceğimizi umuyorum. Yollarda  başta muş ve Bingöl olmak üzere geçtiğimiz vilayetlerimizi  çok beğendim. Belki ilkbahardan belkide sakinliklerinden hoşlandım.  Fakat bir ilçe varki onu çok beğendim Solhan. Solhan bana adana Pozantı yı hatırlattı. Solhan gerçekten çok güzel buraları hiç görmeyenlere tavsiye ederim solhanı ve doğunun bütün şehirlerini birkaç gün kalarak görürler ise kendileri üzerinde çok olumlu tesirler yapacağına, özellikle sağlık yönünden olacağını haber veriyorum. Solhan isminin etimolojik açılımını yapmak istersek te kelimenin son ekinin han  olması bir Türkmen beginin ismini taşıdığını göstermektedir. Fakat yerli söylemler ile ismin değiştiğini ve sol şeklini aldığını belirtmek isterim.Bu arada Türkmen kültürü bozulmadığı için buralarda insan gerçek olduğu gibi, ikramlarda gerçek. Ağrı patnosa vasıl olduğumuzda telefonla konuşarak şenlik alanını bulduk. Patnostan on kilometre dışarıda güzel bir piknik alanında akrabalarımız ve bizi Davet eden Sayın fesih Cömertoğlu ve oğlu Ahmet Cömertoğlu begler bizi karşıladılar. Sayın Fesih ağabeg gerçek bir ağa ( bu kelimesin aslı aka dır. Aka; akıtan, veren , ikramı bol olan demektir ve islamla müşerref olduktan sonra yumuşayan dilimizle beraber söylemi ağa veya aga şeklini almıştır) ve beg. olup, oğlu Ahmet begi de iyi yetiştirmiş. Bizi çok güzel karşıladılar ve ikramların en güzelini yapmağada gayret ettiklerine şahit olduk. Bin kişi civarında bir akraba topluluğu orada toplanmış idik. İstanbuldan ve izmirden, aydından ve kayseriden ve yozgattan ve ankaradan gelen akrabalar gene bitlisten , vandan , Şanlıurfa dan, K.maraş tan, Gaziantepten, Adana ve ilçelerinden gelenler birbirleri ile hasret giderip tanıştılar. Sadece balkanlardan kimse gelememişti, fakat onlarda telgraf ve telefonla herkese selam göndermişlerdi. Biliyorsunuz balkanların fethinde oraların Türkleşmesi ve İslamlaşması için gönderilen Türkmen boyları içinde atmalılar da bulunuyordu. İşte bu atmalılardan kızkapanlı boyuna mensup ve daha sonra balkanlardan ana vatana göçüp gelmiş ve Edirne ilimiz Keşan ilçemizin köylerine yerleşmiş Atmalı aşireti kızkapanlı boyu mensuplarını biliyoruz ve tanışıyoruz. İnşallah Bitlis teki toplantımızda herkes bulunur. Özelllikle isparta ve burdur ile egenin bütün köylerinde yaşayan atmalı mensuplarının katılımını sağlamayı umuyorum.

 Gördüğüm kadarı ile atmalıların büyük kısmı oğuzun beğdilli boyuna bağlı oymaklardan meydana gelmektedir. .Fakat Elbistanlı araştırmacı ve tarihçi kardeşimiz Ali biniş beğ kendisi karahasan uşağı boyuna mensuptur boyunun beğdilli değil Avşar boyuna bağlı olduğu hakkında çok ciddi araştırmalar yapmış ve bunu da kitap haline getirmiştir. Kendisini tebrik ediyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum. Sayın okuyucularım görüyorsunuz atmalı aşireti devletine ve mensubu olduğu Aziz Türk milletine bağlı vatanın birlik ve dirliğine dualı ve daima müspet olan bir aşirettir. Bu güne kadar içimizden hain çıkmamıştır.yanlış yapanlar her yerde olur fakat bu zamana kadar yediği kaba tüküren  bir atmalı mensubu olmamıştır. Tamamı vatanperver ve devlet içinde de önemli vazifeler icra etmiş bir aşiretin mensubu olmaktan gurur duyarlar. Gaziantebin kurtuluşunda şehit olan karayılan dedemiz de atmalı aşiretinin mensubu aynı zamanda muhterem kardeşim Mehmet Demir Atmalı begin de dedesidir.

Derken şenliğimizin yapıldığı alanda bir yağmur ve bir güneş ve değişken ilk bahar ikliminde bir ıslanıp bir kuruyarak eğlendik. Bağlamalar çalınıp Türküler söylendi. Konuşmacı olmak isteyen herkes istediği kadar fakat öz konuştular. Aşirete emeği geçenlere plaket verildi ve onurlandırıldılar. Daima Türkçe konuşuldu ve arada Kürtçe şakalar yapıldı. Hemen hemen yarı çoğunluğun Kürtçe bildiği alanda ki konuşmalar tamamen Türkçe yapıldı ve hiç kimse konuşmasında bölücülüğe pirim vermedi. Devlet erkanının, hiç hizmet vermedikleri bu insanlardaki vatan sevgisini görmelerini isterdim. Dilimizi değişmiş olabiliriz ama Aziz Türk milletine mensubiyetimizi hiç unutmadığımız her halimizden belli oluyordu. İkindiye doğru şenlik bitti ve orada kalıp ertesi gün gezmek isteyenleri civar köylerde misafir ettiler. Bizde akşam çayı içmek üzere yakındaki kızkapanlı köyüne misafir olduk. Köylerin konumu ve şekli çok güzel olmasına karşı meyve ağaçlarının olmaması ve zıraat faaliyetlerinin azlığı  bizim buralarda çok yoğun bir zıraat ve hayvancılık yapan aşiret mensuplarını üzdü. Hayvancılığın tek geçim kaynağı olduğunu gördük. Bu işlerden anlayanlar köydeki insanlara bazı tavsiyelerde bulundular. Bir dahaki geldiğimizde bahçelerinizin meyve ağcı ile dolu olmasını arzu ediyoruz dedik. Türkmen köyleri yemyeşil olmalı içinde pırıl pırıl sular akmalı diye düşündük. Fakat bir şey dikkatimizi çekti. Bu insanlar batıda görmeye alışmadığımız gerçek bir misafirperverlik örneği sergilediler. Cömert soy isimleri olmasa bile kendileri çok cömert ve ikramı seven insanlar. Türkmenin bu en önemli özelliği buralarda devam ediyor gördük ve çok sevindik.

 Akşam saat 21 sularında köyden ayrılıp aynı yollardan geri dönüp memlekete geldik. Pazarcıkta herkesle vedalaşıp seneye Bitlisli emmioğullarımızın şenliğinde buluşmak üzere ayrıldık.Bütün Atmalı aşireti mensuplarına selamlarımla. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum