• Kahramanmaraş’ta  seracılık her geçen gün yaygınlaşıyor
  • Türkiye'nin işsizlik rakamları açıklandı
  • Yeni sistem için TBMM'de ilk tur bitti
  • KKTC’de 9 FETÖ’cü albay gözaltına alındı
  • Başbakan Yıldırım: "Kıbrıs konusunda kırmızı çizgilerimiz bellidir"
  • TÜGVA Kızılay'ın Kan bağışına kayıtsız kalmadı
  • Yayman, Yeni Türkiye vizyonu ve başkanlık sistemini anlattı
  • ‘Ekonomik ve sosyal gelişiminin en önemli mimarı basındır’
  • Kahramanmaraş havalimanı Aralık ayında 19.663 yolcuya hizmet verildi
  • Daha temiz bir çevre için atıksu arıtma tesisi çalışmaları devam ediyor
  • Kahramanmaraş'ta Tabiat Turizmi Çalıştayı düzenlendi
  • Başkan Mahçiçek, çocuklarla birlikte kitap okudu
  • Liseler Voleybol(A) turnuvasında birinciler belli oldu
  • 129 bin kişi daha tespit edildi devletteki Kripto Fetocular çözülür mü?
  • Kahramanmaraş'ta görme engelli hafızlar, şehitler için mevlit okudu
  • "Bir cinayet örgütünün barış masasında ne işi var"
  • “Gazetecilerimizin duruşu takdire şayandır”
  • Kahramanmaraş’ta FETÖ/PDY operasyonu kapsamında 6 zanlı tutuklandı
  • ABD'den flaş açıklama: PYD de masada olmalı
  • Türkmenlerden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür

32 Yıl Önce Yaşananlar Ve Alınması Gereken Dersler!...

Mehmet TAŞ

32 yıl önce bu şehirde olaylar yaşandı. Bu olayları tezgahlayan kişiler dışarıdan gelmişlerdi. Alevi ve Sünni vatandaşlar üzerinden sağ-sol planlaması yapmışlar ve ustaca da bu senaryoyu hayata geçirmişlerdi.

12 Eylül darbesine giden son viraj olarak değerlendirilen Kahramanmaraş Olaylarının hemen ardından 13 şehirde sıkıyönetim uygulamasına geçilmiş, ve kısa bir süre sonrada darbe olmuştu.

Bu üzücü olayların üzerinden tam 32 yıl geçti. Alevi-Bektaşi Federasyonu Kahramanmaraş’ta bunun için bir basın açıklaması yapmak istedi.

19 Aralık 2010 günü Hafız Ali Efendi meydanında bu anma etkinliği yapıldı. Küçük çaplı tepkiler olmuşsa da bunları da büyütmemek gerektiğini düşünüyorum.

Konuşmacıların basın yansıyan demeçlerine baktığımızda bir art niyet söyleminden ziyade, öz eleştiri söz konusudur.

Belki de Kahramanmaraşlının yüzleşmesi açısından iyi oldu. Belki de bu 32 yıldır sürekli suçlamalara muhatap olan Kahramanmaraşlı için artık söylenecek bir sözlerinin olmayacağı açısından da iyi olmuştur diyebiliriz.

Bundan tam 32 yıl önce yaşanan ve bu şehirde yaşayan hiçbir bireyin arzu etmediği o malum olayları ikide bir ısıtıp ısıtıp karşımıza çıkırtan insanlar için bundan sonra da bizlerin de söyleyecek sözlerininin bulunmasına da fırsat verecektir.

Kimi basın yayın kuruluşlarında basın açıklaması sona erdikten sonra küçük ölçekli yapılan protesto eylemi abartılarak verildi. İnsanlar, medya çalışanları, siyasetçiler, önderler şapkasını öne alıp düşünmelidirler. En ufak bir kıvılcım yeniden tutuşabilirdi. Bundan da herkes zarar görebilirdi.

Burada MHP il Başkanının TV’lere yansıyan görüntülerine baktığımızda Sayın Bastırmacı’ya teşekkür ettiğimi ifade etmek istiyorum. Sorumlu bir siyasetçi örneği ortaya koydu.

İnşallah bundan sonra bu tip küçük ölçekli de olsa protesto eylemlerinin olmasını gönlümüz arzu etmiyor. Sokağa inmek önemli değil, sokağa inenler kontrol edilemediğinde sorun yaşanıyor. Çok şükür biz bunu dün yaşamadık.

İnşallah bu son olur!...

AĞABEY MESELESİ

Kalkınan, toplu gelişen ve hızlı büyüyen şehirlere baktığımızda, ekonomik durumu iyi olan belli kişilerin o şehir ile ilgili insiyatifi ele aldıklarını görüyoruz.

Buna örnek olarak; Gaziantep’de Konukoğlu, Malatya’da Çalık, Kayseri’de Boydak ailelerini bu tanımlara örnek gösterme imkanı buluruz.

Ne yazık ki Kahramanmaraş’ta bu güne kadar bu şekilde insiyatifi ele alan, hem kendisi ve hem de şehrini büyüten aileler yok.

Bunları yapabilecek ekonomik zenginliği olan Kahramanmaraş’ta firmalar ve gruplar vardır. Bunu çok rahatlıkla, Kipaş, Arsan, Matesa , İskur ve Mado yapabilir.

Neden buna benzer bir yapılanma içine girilmiyor, bunu da anlamış değilim. Şehrin planlanmasında böylesi bir ekip oluşturulması halinde zaman zaman yaşadığımız sorunları da yaşamayız. Her açılan yeni tesis, Kahramanmaraşlının refah seviyesini artıracaktır.

Birlik sağlanamadığı için ortaya çıkan çok bulutlu görüntü Kahramanmaraş’ı büyütmek bir yana daha da küçültmektedir. Son günlerde yaşanan iki hadise bunlara güzel örnek teşkil edecektir.

Bilindiği gibi Büyükşehir olacak iller arasında Kahramanmaraş’ın adı telaffuz edilmiyor.

Siyasilere baktığımızda ortalık toz duman değil, toz pembedir. Ama bize göre, Hastane olayında yaşadığımızın bir benzerini de Büyükşehir olayında yaşayacağız ve Kahramanmaraş bu değerlendirmede yaya kalacaktır. Çünkü konuyu sahiplenen kimse yoktur. Sağda solda ufak ve cılız açıklamalarla bu iş çözülmez.

Diğer konu ise Tarım arazisinin imara açılması hadisesi. Burada bu Kurulda görev yapan arkadaşları suçlayarak bir yere varılmaz. Madem böyle bir karar alınacaktı da, neden bu kamuoyu ile paylaşılmadı. Ben yaptım oldu mantığı iyi ve geçerli bir yol değildir. Çünkü Kahramanmaraş bundan 30 yıl önceki Kahramanmaraş’ta değildir. Bu konu toprak koruma kurulana getirilmeden kamuoyu ile paylaşılsaydı, bu kararın bu şehre artısı- eksisi tartışılsaydı, sanırım sonuç bu günkü gibi olmayacaktı.

Beyler; iğneyi kendimize, çuvaldızı başkalarına batıralım. Yukarıda izah etmeye çalıştığım şekilde bir ağabey olsaydı, bu şehrin planlanmasında insiyatifi elinde tutan bir ekip olsaydı, sonuç bu şekilde olmazdı.

Kusura bakmayın ama bu şehirde kim kime dum duma bir anlayış var.

Belki bu istemediğimiz, böyle olmasını arzu etmediğimiz iki üzücü olay aklımızı başımıza getirir. Ve bu şehirde de sermayeyi elinde bulunduran insanlar bir araya gelerek, ellerini taşın altına atarlar ve birazda ceplerine atarlarsa bu sorunlar çözüldüğü gibi kentin gelişmesi de ivme kazanır.

Yoksa da böyle gelmiş böyle de devam etmeli diyen kazanır, Kahramanmaraş’ta koca bir köy olarak kalır.

Önce sermayeyi elinde tutanlar örgütlenmelidir. Siyaseti dizayn etmeli, kamuoyunu güçlendirmeli, STK’lara destek vermelidir. Bir Başbakanın yemek faturalarını partiye ödettirmek isteyen esnaf da olsa, sanayici de olsa, o kafalar ile bu şehir bir yere varamaaaaz. Ve biz onun için de Başbakan’dan bir şeyi kopartamıyor, Başbakanın sizin bakanınız benim sözüyle avunuyoruz ya!...

Sahi öyle değil mi?

Biz Başbakanın bizim bakanımız olmasıyla övünmüyor muyuz?

Kuru ve boş övünmeyi ne yapalım ki?....

 

 

 

  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Afşin’de Kansere Karşı Farkındalık Programı DüzenlenecekAfşin’de Kansere Karşı Farkındalık Programı DüzenlenecekHayatını kaybedenlerin sayısı 32'ye yükseldiHayatını kaybedenlerin sayısı 32'ye yükseldiSamsun'da silahlı şahıs lokantada 5 kişiyi rehin aldıSamsun'da silahlı şahıs lokantada 5 kişiyi rehin aldıBugün hava nasıl olacak?Bugün hava nasıl olacak?Maden ocağında göçtü: 1 kişi öldüMaden ocağında göçtü: 1 kişi öldüİşçileri taşıyan midibüs kaza yaptı: 15 kişi yaralıİşçileri taşıyan midibüs kaza yaptı: 15 kişi yaralı
    Düşen uçaktaki mürettebatın kimlikleri beli olduDüşen uçaktaki mürettebatın kimlikleri beli olduHuzur ve MutlulukHuzur ve MutlulukBakan Bozdağ: Türk bayrağının yanında başka bayrak olamazBakan Bozdağ: Türk bayrağının yanında başka bayrak olamaz