
Ailemi seviyorum, sigarayı bırakıyorum!..
Meliha OKUR
Sabah Gazetesi Yazarı
İşin şakaya gelir yanı yok! Dünyamız yok olma tehlikesiyle karşı karşıya! Nüfus artıyor, tüketilen kaynaklar değişiyor. Ozon tabakası güç kaybediyor ve her geçen gün bizi koruyamaz hale geliyor. Hızlı yaşam şartları, ulaşım sorunları, motorlu araçlar kirlenmeye öncülük ediyor. Bunun yanı sıra giderek zorlaşan yaşam şartları insanları zorluyor. Bunları yıllardır konuşuyoruz... Herkesin kendince rahatlama ve kaçış yolu var. Ne yazık ki büyük bir çoğunluk çözümü sigarada arıyor. Nikotin geçici bir süre için mutluluk hormonunun yarattığı etkiyi yapıyor. Bu da bağımlılığa neden oluyor.
***
Peki, akciğerlerimizin sesine kim kulak verecek. Kapalı mekânlarda sigara kullanımı yasaklandı. İşyerlerinde patronlar önlem alıyor. Fakat bu sorun yasaklarla çözülmüyor. Bazen cazip, özendirici metotlar bulmak işe yarıyor. Özellikle kendisine değer verildiğini hisseden çalışanlar da ona sunulan cazip metoda uyum gösteriyor.
Geçen hafta yolum Eminiş Ambalaj'ın kurucusu ve sahibi İsmet Uzunyol'un davetlisi olarak Dilovası'na düştü. Uzunyol, sigarayı bırakma konusunda kendine özgü bir model geliştirmiş. Fabrikanın her tarafına "Ailemi seviyorum, sigarayı bırakıyorum" afişleri astırmış. Sigarayı bırakma kampanyasını kendince bir sosyal sorumluluk projesine dönüştürmüş. Geçen yıl başlatılan sigarayı bırakma kampanyasına 9 çalışan katılmış. Ben de ilk ödül töreninde yerimi aldım. Birlikte sigarayı bırakan çalışanlara ödül verdik. Ödül, sigarayı bırakana 500 TL para hediyesi!
Sigarayı bırakan memnun, sigarayı bırakma sözü veren memnun. 7 çalışan da bu yıl için sigarayı bırakma sözü vermiş. 2011'de yapılacak törende ödüllerini alacaklar.
170 kişinin çalıştığı fabrikada 39 kişi sigara içiyormuş, şimdi sayı 30'a indi. Uzunyol kararlı.
30 çalışan da sigarayı bıraksın diye uğraşıyor. Eminiş Ambalaj'ın İnsan Kaynakları Müdürü Musa Teller sigara bırakma kampanyasını yürütüyor. Teller tanıdık. Acun Ilıcalı'nın "Var mısın Yok musun" yarışmasının 126 bin TL kazanan Musa'sı o... Patronuyla birlikte işi sıkı tutuyor. Sigarayı bırakma sözü veren çalışanlarla önce sözleşme yapıyor. Arkasından eşlerinden veya ailelerinden vekâletname istiyor. Sigarayı bırakma sözü veren çalışan da iki yakın çalışma arkadaşını tanık olarak gösteriyor.
Bu fabrikada tiryakilerin işi zor!..
Kurumsallaşma...
Dile kolay!.. Yapı Kredi Sigorta Afife Tiyatro Ödülleri 14 yılı devirdi. Türkiye gibi kurumsal geleneği olmayan bir ülkede sanat alanında kurumsallaştı. Bu ödüller bana göre Türkiye'nin sadece tiyatro değil, sinema dahil gerçek Oskarı!.. Nedense bu yıl özel tiyatroların sesi soluğu çıkmadı. Oyuncular tv dizilerine ağırlık veriyor olmalı ki, bu yıl ödülleri devlet ve şehir tiyatroları topladı.
Bu ödül törenini her yıl izlerim. Gözlerim son yıllarda Yapı Kredi'nin Türk ortağı olan Koç ailesini, özellikle de Ömer Koç'u arar. Sanatı seven Koç ailesi bir türlü bu ödül törenine gelmiyor. Pazartesi akşamı ilk kez Yapı Kredi Bankası'nın İtalyan ortağı UniCredit'in yöneticilerini salonda gördüm. İnşallah seneye Koç ailesi de gelir. Bu yıl geceye damgasını Öteki Tiyatro vurdu. Çünkü tiyatronun başına gelen komik ötesi. Sunucu Korhan Abay aktardı. Öteki Tiyatro, geçen ocak ayında Oğuz Atay'ın "Korkuyu Beklerken" oyununu oynuyor. Başrol oyuncusu da oyundaki rolü gereği sahnede sigara içiyor. Denetim yapanlar "Kapalı mekânlarda sigara içmek yassak kardeşim" diye anında oyuncuya 69 TL ceza kesiyor. Sigara içilen mekâna 5 bin TL ceza kesiliyor,
Oyuncular, "Hemşerim bu sahne diyor!"
Nafile... 01.05.2010 Tarihli Sabah Gazetesinden Alınmıştır..



























