1. YAZARLAR

  2. Veli KARALAR

  3. Ak Parti İçin “Çantada Keklik” Dönemi Bitti mi!
Veli KARALAR

Veli KARALAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Ak Parti İçin “Çantada Keklik” Dönemi Bitti mi!

A+A-

Yerel seçimlere tamı tamına dört ay kaldı. Yılbaşından sonra süreç daha hızlı akacak.

Muhalefetteki sinir bozucu “cılızlık” ise sürüyor.

***

“Büyükşehir”de Ak Parti ile Mhp yarışacak.

Ak Parti’nin adayı Eski İl Başkanı Fatih Mehmet Erkoç… Genel merkez tarafından “başarılı” bulunarak aday gösterildi.

“Vefa” diyenler de var!..

Peki, “Büyükşehir”de “başkan” olarak başarılı olur mu?

Bu soruya net bir cevap vermek için çok erken. Ya da “Doğmamış çocuğa don…”

O halde aynı soruyu “Seçimlerde başarılı olur mu?” diye soralım. Ve “başarı” kriterinin bundan önceki yerel seçimlerdeki oy oranı olduğunu belirtelim.

Olmak zorunda!

Çünkü; bir “başarısızlık” durumunda bunun altında sadece Erkoç değil, O’nu “önerenler” de kalacak. O yüzdendir ki Sayın Erkoç kadar da “önerenler”, hatta “ısrar edenler” başarı elde etmek, en azından çıtayı düşürmemek için çalışmak zorundalar.

***

Ak Parti için bu seçimler diğerlerinden çok farklı olacak.

En azından Kahramanmaraş için!

Sayın Başbakan bile gelip seçim çalışmalarına katılsa, bütün ilçeleri tek tek dolaşarak bizzat oy istese, yinede Ak Parti’nin oyları düşecek.

Ha, büyükşehri Ak Parti kazanacak. Ama büyük oranda da oy düşmesi yaşayacak.

İlçelerde ise “garanti” yerler olsa da “kritik”, hatta “kaybetme ihtimali çok yüksek” yerler var. Kuzeyde, Elbistan çok kritik ve kaybedilme ihtimali yüksek yerler arasında.

Afşin de öyle…

***

Evet, Sayın Fatih Mehmet Erkoç Sayın Başbakan tarafından “büyükşehir adayı” ilan edildi. Fakat Sayın Erkoç’un seveni kadar da sevmeyeni olduğunu unutmamak gerek. Kimse dillendirmese de, sokaktaki herkes “Oo Başbakan ne iyi etti de Erkoç’u aday gösterdi” demiyor!

Bunu Sayın Erkoç’tan gizleyenler O’na “iyilik” değil “kötülük” ettiklerinin farkında değiller. (Belki de farkındalar!!)

Düşüşün tek sebebi teşkilatların başarı ya da başarısızlığı değil/olmayacak.

O yüzden, konuya sadece Erkoç cephesinden bakmak da bizleri yanıltacaktır.

Daha geniş bir çerçeveden bakacak olursak;

Halk arasında, “verilen oyların bir türlü hizmet olarak geri dönmediği” konusu geniş taban bulan bir fikir.

Ayrıntıya lüzum yok. Kahramanmaraş Ak Parti’ye çok kredi verdi. Hatta “açık çek” bile diyebiliriz. Fakat Ak Parti bunu hovardaca harcadı. Bir kısmını en azından saklayıp, “böylesi zamanlar”da kullanmayı akıl etmedi.

Ne demek istediğimi, Sayın Fatih Erkoç’un aday olarak ilan edildiği gün Kahramanmaraş için “Ak icraatlar kısa filmi”ni izleyenler anlamışlardır.

Anlamayanlar da bir yerlerden bulup izlesinler. Hatta diğer şehirlerinkiyle de karşılaştırsınlar.

***

Kimse önümüzdeki seçimleri Ak Parti açısından “toz-pembe” ve “çantada keklik” olarak görmemelidir. “Keklik” olarak görülse de artık “çanta”da olmadığı ortada! Tekrar çantaya koymak imkansız değil, ama güç!

O yüzden, Sayın Erkoç’un etrafındaki “duvar” daha fazla kalınlaşmadan bir an önce gerçekleri görmesi gerekir. Görmesi ve çalışmalara bir an önce başlaması…

Diğer yandan son günlerde Ak Parti genel anlamda çok hırpalandı. Gerçi siyaset için dört ay çok çok uzun bir süre. Bakarsınız “gezi” benzeri bir “kalkışma” piyasaya sürülerek bir toparlanma sağlanır. (Ne dersiniz bir “cemaat gezisi” patlatmaya.)

***

“Barzani açılımı”nın iç dinamikler kadar dış dengeler için de önemli bir hamle olduğunu biliyoruz. Seçim arafesinde Ak Parti açısından bir risk taşıdığını da…

Sayın Başbakan bu riski göze aldı. Fakat her şeye rağmen verilen fotoğraftan incinenler olduğu da bir su götürmez gerçek.

Dershanelerin adam akıllı bir gerekçeye dayandırılmadan kapatılması ısrarı da önemli etken. Belki bundan daha fazlası ise 2004 yılında alınan fakat yeni ortaya çıkan “cemaati bitirme” planı. Bu plan bir taraftan halktan saklanırken, bir taraftan “cemaat yardımıyla” seçimler ve referandumlar yapılması halkta Ak Partiye karşı güven kaybına sebep olmuştur.

(Madem “cemaat” bu kadar “öcü”ydü dün niye kol kolaydınız? Aynı soruyu tersten de sorabiliriz!!)

Biraz “acı” yazdığımı düşünenler olacaktır biliyorum.

Sevgiyle kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar