1. YAZARLAR

  2. Mehmet TAŞ

  3. Ali Doğan, Fatih Erkoç ve Ulaşıma dair düşüncelerim
Mehmet TAŞ

Mehmet TAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Ali Doğan, Fatih Erkoç ve Ulaşıma dair düşüncelerim

A+A-

“Seyyah” olmayı hayal ettim. Ancak bu mümkün olmadı. Ama her fırsatta da gezmekten geri durmadım.

Eş dost ziyaretine önem veririm. Bilirim bunun bir sıla-ı rahim olduğunu. Onun için sektirmem. Cenazeler benim için önemlidir. Bu konuda hiç tembellik etmem, ilçelere ve il dışına sırf bu amaçla gittiğim çok olmuştur.

Geçen hafta Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatih Mehmet Erkoç’u ziyaret ettim. Kadirşinastır. Eskiden beri bir samimi ilişkimiz vardır. Önceki yazımda bu sohbette edindiğim teleferik konusunu gündeme almış buna değinmiştim. Bu yazımda ise yollara değinmek istedim. Kahramanmaraş’ın en temel sorunu ulaşımdır. Bundan daha öncelikli bir sorunu yoktur. En az bunun kadar da önem arz eden ikinci sorun ise; içme suyu ve kanalizasyon alt yapısıdır. Bunları çözemeyen Belediye Başkanı ne yaparsa yapsın başarılı olması mümkün değildir. Özellikle bu iki konu da Belediye Başkanlarını vezir de edebilir, rezil de edebilir.

Sayın Erkoç’ta tedirginlik görmedim. Özgüveni var. İnanç ve hırsla bir şeyler yapmak amacında. Yerinde duramıyor. Bu heyecan ve hizmet etme aşkının semeresini bu şehir insanı geç olsa da alacaktır. Buna inanıyorum. Onun içinde köstek olmak yerine destek olmayı tercih ediyorum.

BAKAN ALİ DOĞAN BİZE UFUK GÖSTERİYOR

Devlet eski Bakanı Sayın Ali Doğan ile geçtiğimiz Pazar günü iki saate yakın beraberliğimiz oldu.

Güzel üslup, pozitif enerji, insanları kucaklayan hoşgörüsü ile herkesin beğenisini ve takdirini dün olduğu gibi bu günde kazanmaya devam ediyor.

İnsanlara hal hatır sorurken konuştuğu nezih sözler, iltifatlar ve en önemlisi de samimi oluşu herkesi cezbediyor. Biriyle konuşurken gözlerinin içine bakıyor. Değer veriyor karşıdakine. Sözünü hiç kesmiyor. Sonuna kadar dinliyor. Engin o tecrübesi ile de cevaplıyor.

Sayın Bakan önümüze bir Kahramanmaraş portresi koydu. Bu portrede en başta sevgi, saygı, hoşgörü, insanca yaşam, ortak paydalar gibi unsurları ön planda tuttu.

Bir şehrin kalkınmışlığı üç beş fabrika kurmakla yetmiyor dedi. Başka hedefler de koydu ortaya.

Her şeyden önemlisi paylaşmak, sevmek ve etrafa pozitif enerji yaymak olduğunu gösterdi bize.

Sanırım herkes kısa bir sürede alması gereken dersi almıştır. Ben kendi hesabıma düşeni aldım.

Bütün insanları seviyorum. Her insanda bir güzellik vardır.

KAHRAMANMARAŞ ULAŞIMDA MAKÛS TALİHİNİ YENEBİLECEK Mİ?

Kahramanmaraş’ın sorunlarını medeni ve edebi bir üslupla ele alıp zaman zaman yazdığımızda, teşekkür yerine siyasetçilerden tam tersi bir tepki alıyoruz. Zaman zamanda aba altında değnek gösterilmeye çalışıldığı vehmine kapılıyoruz.

Oysa bizler;

15 yıldan bu yana Türkiye’nin çağ atladığını söylüyoruz. Sağlık ve ulaşım alanında devrim olduğunu yazıp çiziyoruz.

Bu ülkede kişi başına düşen gayri safi milli hasılanın arttığını insanların zenginleşmeye başladığını yazıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a dua ediyoruz. Ama küçücük küçücük eleştirilere de tahammül gösterilmemesine de doğrusu bir anlam veremiyoruz.

Bizim işimiz eleştirmek.

Bizim işimiz devlet ile vatandaş arasında köprü görevi olmak, yapılan hizmete teşekkür ederken yapılamayanları da gündemde tutmak, hatırlatmaktır.

Şimdi küçücük sorunları alt alta yazalım:

Kılavuzlu ile Andırın yol ayrımı. Burada belli yere kadar çift şerit yapıldı. Devamı getirilmedi. Bize anlatılanları komik buluyorum. Orada yapılacak tünele kadar yapılmış.

Şimdi soruyorum?

Yaz aylarında Andırın ve o bölgeye giden günü birlik 20-30 bin kişinin suçu nedir? Yarın yaz aylarında yıllardır yaşadığımız bu yol çilesi devam edecek ise şimdi yapılanın ne anlamı kalıyor?

O yapılan bırakılan yol kaç km ki?

Burası da yapılsa millet dua etse olmaz mı?

Kahramanmaraş- Adana yolu üzerinde yer alan az bir bölüm var. Büyükşehir Belediyesi servis yolunu yaptı. Ama Karayolları o küçücük alanı bir türlü çözemedi. Ne diyorsunuz bunu yazmayalım mı?

Kahramanmaraş-Gaziantep yolu üzerinde üç şerit gidiş ve üç şeritte geliş yolumuz var. Standardı iyi. İtirazımız yok. Ancak Necip Fazıl Hastanesine dönüşte şerit ikiye düşüyor. Tam orada da lambalar var. Hastane açılalı 5 yıl oldu. Ama orası yapılmadı. Çok büyük hizmetler veriliyor. Teşekkür ediyoruz. Ancak bu küçük küçük dokunuşlar yapılmaz ise yapılan büyük hizmetler kimsenin dikkatini çekmiyor. Şimdi biz bunu yazmayalım mı?

Bizler ülkemize ve şehrimize yapılan güzel hizmetleri de yazacağız, eksik kalanları da yazacağız. Bizim gidecek başka bir ülkemiz yok. Burada doğduk, burada yaşayacağız ve burada da öleceğiz.

Bunun için bizim yazdıklarımızı dikkate alınız lütfen….

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar