• ‘Suriyeli sığınmacılar çalışma  hayatına katılıp alın teri döküyorlar’
  • Eshab-ı Kehf, 2017 EMİTT fuarına giriyor
  • Kahramanmaraş’ta uyuşturucu tacirleri yakalandı
  • 2016 yılında il genelinde 40 bin aileye yardım yapıldı
  • Yılbaşını kana bulayan hain yakalandı
  • FETÖ’nün adliye imamları yakalandı
  • Dıyarbakır'da Polise hain pusu 4 şehit verdik
  • Başkan Erkoç Suk-İ Maraş çarşısında
  • Hayallerindeki "engelsiz dünyayı" resmettiler
  • ‘Nefes kredisine ilave kaynak aktarıldı’
  • Kahramanmaraş’ta  seracılık her geçen gün yaygınlaşıyor
  • Türkiye'nin işsizlik rakamları açıklandı
  • Yeni sistem için TBMM'de ilk tur bitti
  • KKTC’de 9 FETÖ’cü albay gözaltına alındı
  • Başbakan Yıldırım: "Kıbrıs konusunda kırmızı çizgilerimiz bellidir"
  • TÜGVA Kızılay'ın Kan bağışına kayıtsız kalmadı
  • Yayman, Yeni Türkiye vizyonu ve başkanlık sistemini anlattı
  • ‘Ekonomik ve sosyal gelişiminin en önemli mimarı basındır’
  • Kahramanmaraş havalimanı Aralık ayında 19.663 yolcuya hizmet verildi
  • Daha temiz bir çevre için atıksu arıtma tesisi çalışmaları devam ediyor

Aydınlık Bir Gün

M.Fatih ERDOĞAN

 

Geçtiğimiz Pazar evden hiç çıkmadım. Anladım, zor işmiş gün boyu evde oturmak. Sıcak bir yandan, sürekli tartıştığım çol çocuk öte yandan. Allahtan kendime has bir çalışma odam var!

 Kahvaltı sonrası sığındığım odamda çoktan beri elimin altında durmasına rağmen bir türlü okuyamadığım Hece Dergisinin Kemal Tahir Özel sayısı duruyor. Gençliğimizde okumamız için bize Mehmet Akif’i, Necip Fazıl’ı, Sezai Karakoç’u, Nuri Pakdil’i, Edebiyat ve Mavera dergilerini öneren ağabeyler, Nazım Hikmet’i, Kemal Tahir’i ve o dönemde komünist bilinen fikir adamlarını, şair ve yazarları okumamızı istemiyorlardı. Bizde bu sebeple bu insanları derinlemesine okuyamamıştık. Karar verdim bu gün tek işim Hece Dergisinin hazırladığı bu eseri incelemek olacak. Öylede oldu…

Kemal Tahir

Hece Kemal Tahir’i incelemeye şu cümlelerle başlamıştı. “Türkiye’nin Ruhunu Arayan Aydın Kemal Tahir nerdeyse yüzyılı arayışları ve mücadeleleriyle yaşamış bir aydındır. Onun hayatında da yüzyılın bütün izlerini görmek mümkündür. Kemal Tahir’in hayatının ilk on yılı (1910–1920), ülkenin yedi cephede savaştığı yıllara denk düşer; saraya bağlı asker bir babanın oğlu olarak adeta savaşan bir dünyaya gözlerini açar. İkinci on yılı (1920–1930), İmparatorluğun dağılıp tasfiye edilmesinden sonra yerine kurulan yeni rejimin devrimlerinin gerçekleştirildiği yıllara rastlar. Bu dönemde annesini kaybeder, seçkin çocuklarla gördüğü eğitimini yarım bırakır. Yaşıtları gibi bir devrim çocuğudur o da. Bir genç olarak hayatının üçüncü on yılını ise (1930- 1940), rejimin yerleştiği, kurumsallaştığı ve Kemalist ideolojinin ete kemiğe bürünerek gerçekleştiği döneme denk düşer. Kemal Tahir bu yıllarda döneminde etkisiyle heyecanlı, umutlu ve genç bir Kemalist’tir. Toplumsal, siyasal sorunların çözümünü Kemalizm de görür. Altmış üç yıllık ömrünün dördüncü on yılını (1940 – 1950), romantik bir komünist olarak Kemalizm’in hapishanelerinde geçirir. Duygularının durulmasına, düşüncelerini gözden geçirmeye, ülkesinin insanını tanımaya fırsat bulur. Hapishane onun düşüncelerinde değişimler yaratır. Artık ülkesine de ülkesinin insanına ve tarihine de o güne kadar inandığı Kemalist ve Marksist ideolojiye de bir başka gözle ve çok farklı açıdan bakar. Bastığı yeri yeniden tanımak ve tanımlamak ister. O artık kırk yaşında yetişmiş bir insandır ve kendini bulmanın eşiğine gelmiştir.”

21 Nisan 1973'te İstanbul’da yaşamını yitirdiğinde kendini bulmuş ve; ‘Sağır dere (1955), Esir Şehrin İnsanları (1956), Körduman (1957), Rahmet Yolları Kesti (1957), Yedi Çınar Yaylası (1958), Köyün Kamburu (1959), Esir Şehrin Mahpusu (1961), Bozkırdaki Çekirdek (1962), Kelleci Memet (1962), Yorgun Savaşçı (1965), Devlet Ana (1967), Kurt Kanunu (1969), Büyük Mal (1970), Yol Ayrımı (1971), Namusçular (1974), Karılar Koğuşu (1974),  Hür Şehrin İnsanları (1976), Damağacı (1977), Bir Mülkiyet Kalesi (1977)’ gibi dev yapıtları bizlere hediye etmişti. Mekânı Cennet olsun…

Nuri Pakdil

Birkaç saat sonra sürekli okumaktan rahatsız olan gözlerimi dinlendirmek amacıyla okumaya ara vererek oturma odasına geçtim. Televizyonun karşısındaki divana uzanarak kanalları gezmeye başladım. TRT 1 Kanalında ilk defa 23 Aralık 2010 tarihinde yayınlanan "Nuri Pakdil Asla ve Daima" isimli TRT'nin katkısıyla hazırlanan ve ünlü edebiyatçı Nuri Pakdil'in hayatının anlatıldığı belgesel yayınlanıyordu. Tüm dikkatimle bu programı izlemeye başladım. Dostlarının/Sevenlerinin (İbrahim Paşalı, Hasan Seyithanoğlu, Rasim Özdenören, Atasoy Müftüoğlu) ağzından Nuri Pakdil’i ve onun mektebi sayılan Edebiyat Dergisinin serüvenini bir kez daha dinleme heyecanını yaşadım bu Pazar. Batlılaşma karşıtı bu iki dev düşünür ve edebiyatçının hatırasını aynı gün ve peş peşe yaşamak tesadüf müydü bilemem. Musa Özer’in deyişiyle; “Nuri Pakdil, aslında bir kişisel gelişim ustasıdır. Söylemek istediklerini sıkmadan, kasmadan, germeden; öyle sıcak, naif, hoş bir tarzda söyler ki, benzeri yoktur.”

“Okumadığım gün karanlıktır” diyor ya Üstat, benim en aydınlık günüm bu günüm olsa gerek.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Uyuşturucu tacirlerine büyük darbeUyuşturucu tacirlerine büyük darbe20 ByLock’çu polis tutuklandı20 ByLock’çu polis tutuklandıBağdat’ta bombalı saldırı: ölü ve yaralılar varBağdat’ta bombalı saldırı: ölü ve yaralılar varRapor çıktı; Milletvekili ısırılmışRapor çıktı; Milletvekili ısırılmışİşaret dili kursu başlıyorİşaret dili kursu başlıyor"İnlerine gireceğiz" sözüne hakaret davası açan 6 kişi tutuklandı"İnlerine gireceğiz" sözüne hakaret davası açan 6 kişi tutuklandı
Şehit eşinden acı feryatŞehit eşinden acı feryatBingöl’de 21 kişi FETÖ’den tutuklandıBingöl’de 21 kişi FETÖ’den tutuklandıCHP’den anaya değişiklik teklifine kırmızı kartlı protestoCHP’den anaya değişiklik teklifine kırmızı kartlı protesto