Başkonuş’ta Neler Oluyor?

Kahramanmaraş'ta "yayla turizmi" dendiğinde akla gelen ilk yer... Şehre yakın ve her şeye rağmen ulaşımı kolay. Çok yüksek bir turizm potansiyeline sahip ve son yıllarda farklı illerden faklı sınıflar tarafından hızla keşfediliyor. Bir mesire yeri, bir yayla, bir cennet köşesi, bir oksijen deposu, bir doğa harikası, bir doğal terapi merkezi, bir av mekanı...

Sanırım çok yakın bir gelecekte bu özelliklerin arasına çok daha güzelleri de eklenecek. 

Allah bütün güzellikleri buraya vermiş, burayı da bize...

Bu yer Başkonuş Yaylası.

***

Evet, yıllardır Başkonuş vardı. Ama belleklerde; "insanların ilkbahar aylarında piknik için, sabah gidip akşam döndükleri, serin ama sıradan bir yer" olarak bilinirdi. Bilinmek şöyle dursun öyleydi de...

Fakat son yıllara baktığımızda bu algının hızla değiştiğini; daha düne kadar "Başkonuş" denince burun kıvıran, Maraş'ın neresine düştüğünü dahi bilmeyen aristokrasi ve bürokrasi kesiminin de buraya ilgi göstermeye başladığını; çevre illerden bile insanlarımızın akın ettiğini görüyoruz.

Peki n'oldu da böyle oldu?

İnsanların zorunlu gereksinimlerini bile karşılamaktan aciz bu mekan nasıl ilgi çekmeye başladı?

"At sahibine göre kişner" demişler.  Devletin işlettiği bu yer yıllardır "atıl" durumdaydı.  İnsanlar hoyratça ve acımasızca kullanıyorlardı. Sonra ihale yoluyla özelleşti.  Bir işadamımız aldı, ama olmadı. Sonra "Hukukçu-İnşaat Mühendisi, Gazeteci-Araştırmacı Yazar, Entelektüel(buda benden!!) Serdar Erdoğanyılmaz"a geçti.

Zaten olan da ondan sonra oldu.

***

Başkonuş'u "Başkonuş" yapmayı kafasına koyan Serdar Erdoğanyılmaz kolları sıvadı. Çok detaya girmeden; işe 50-60 kamyon çöp toplayarak başladı desem!!.. (Nasıl, çok az değil mi?!!)  Sonra, mevcut şartları iyileştirdi. Oradaki yapıların fiziki durumlarını ve yolları düzeltti. Sadece yazın hizmet veren kasap, fırın ve lokantayı revize ederek standardını yükseltti ve dört mevsim hizmet verir hale getirdi.

İnsanların ihtiyaçlarını giderecek, ibadetlerini edecek mekanları kullanılabilir hale getirdi. Su ihtiyacını karşılamak için doğaya zarar vermeden yüzlerce dönümlük alanın muhtelif yerlerine su çektirdi.  

***

Başkonuş’ta zengin-fakir ayrımı yok. Koşullar herkese uygun. Doğaseverler ve macera tutkunları çadır kurarak orada kalıyor. Yaz boyu kalan da var, hafta sonları da... Geçtiğimiz hafta sonu 50 çadır vardı örneğin.

***

Şimdi durup dururken bunları neden yazdım. Serdar Abi’ye “yalakalık” olsun diye değil herhalde!!

Yazdım, çünkü Başkonuş’ta bir şeyler oluyor. Bir şeyler dönüyor. Şimdiye kadar yaptıkları yetmezmiş gibi yine bir şeyler çeviriyor “bu adam”!!

Peki ne mi yapıyor?

Ankara-Kahramanmaraş arasında adeta mekik dokudu. Pes etmedi, hazırladığı projeyi Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na kabul ettirdi. Şimdi, Başkonuş’a 30 tane bungalov evi ve tam donanımlı bir restaurantın temellerini atıyor. Yetersiz kalan mescit yeniden yapılıyor. Yürüyüş patikaları yapılıyor.

Tabi bunlar yapılırken tek bir tane bile ağaç kesilmeyecek. Yapılan her şey “doğa dostu” olacak.

Bunlar tamamlandığında Başkonuş bir marka ve Kahramanmaraş’ın yüz aklarından biri olacak. “Bölgenin Davos’u” olacak. Kurumlarımız, kuruluşlarımız, belediyelerimiz, siyasi partilerimiz toplantılarını burada yapacak. Yapmalıdır da!!

***

Hani hep turizm değerlerimizin keşfedilmediğinden, doğal güzelliklerimizin turizme kazandırılmadığından bahsederiz. İşte güzel bir örnek... Bakın bir adam elini taşın altına koymuş. Hadi hep birlikte bu adama omuz verelim. Maddi destekten söz etmiyorum. Moral verelim… En azından köstek olmayalım.

Sevgiyle kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Veli KARALAR Arşivi