1. YAZARLAR

  2. Abdulbaki GÜNIŞIĞI

  3. Can İçre Can Azerbaycan
Abdulbaki GÜNIŞIĞI

Abdulbaki GÜNIŞIĞI

Yazarın Tüm Yazıları >

Can İçre Can Azerbaycan

A+A-

Ezeceğiz Moskof’u Yunan’ı

Kuracağız Toy düğün le Turan’ı

Bayraklar al al dalgalanacak

Bozkurt bize sancak olacak.

Azerbayca, bizim Azeri  diye isimlendirdiğimiz oğuz boyunun isminin verildiği büyük coğrafyanın adıdır. Bu coğrafya şimdi ki Azerbaycan isimli, halihazırdaki devletin sınırlarını kapsayan bölgenin  de değil, ondan daha büyük bir coğrafyanın ismidir.Azerbaycan iran körfezindeki ırak’a ait topraklarda bulunan Türkmen kasabası mendeli den başlayan, kuzeye doğru Kerkük ve musul’u da içine alarak devam eden, bilahere tazehurmatı. Tuzhurmatı, telafer ile beraber Türkiye sınırındaki ovacık köyünüde içene alarak Türkiye sınırına ulaşan, oradan urfayı ve diyarbekiri içine alarak Erzincan ve elazığ ile devam eden ve nihayetinde iran içinde urmiye gölünün güneyinden itibaren tebrizi içine alarak devam eden ve dağıstan derbent’ te biten büyük coğrafyanın adıdır Azerbaycan.  Bir başka anlatımla, atalarımız Akkoyunlu ve Karakoyunlu devletlerinin sınırlarının toplamına tekabül eden coğrafyanın adıdır Azerbaycan. O bizi canımızın içidir candır.

Ay hanım can kurban olsun sene

Vay hanım şan heder olsun sene

Acunda özümden kıymetlidir torpağın

İstemem malı mülkü özün yeterdir mene.

Bu coğrafyada yaşayan çeşitli boylardan mürekkep oğuz Türklerinin can verdiği kan verdiği ve bay ettiği toprakların adıdır Azerbaycan. Demek ki oğuz ve Kıpçak boylu Türklerin verdiği kan yeterli gelmemiş ki hala kan vermekteler ve can vermekteler. Şairin dediği gibi toprak eğer uğrunda ölen var ise vatandır. Vatan mevzuu bahs ise geriside teferruattır bizler için. Şimdilerde azerbaycanımızın en önemli şehirlerinden olup artuklunun ve akkoyunlunun başkentliğini yapan diyarbekirimizde üç beş çakalın ötmesi dostlarımızı üzmekte, düşmanlarımıza sürur vermektedir. Fakat Türkün celadetini bilen eski düşmanlarımız bu maşaların sonunu gayet iyi bilmekte, fakat kullanılmak için canını veren bu maşaları kullanmaya da devam etmektedirler. Her kim ki gönüllü maşa olur avrupanın müstevlilerine ,geçici dünya malına boğulur, fakat neticesinde akıttığı kendi kanında da boğulur.

       1991 yılında Sovyetlerin dağılmasından önceleri Rus milletinin, Türklerin tekrar güçlü hallerine tevdiinden olan büyük korkusunu ve Türk düşmanlığını gayet iyi kullanan, aynı zamanda Ruslarında daima, Türklere karşı duyduğu aşağılık duygusunu  maşa olarak kullandığı ermeni çeteler, Ruslardan aldıkları büyük destek ile silahsız Azerbaycanlı kardeşlerimizin vatanlarını ve canlarını ellerinden aldılar. Ermeniler, bu savaşta başta Rusya nın ve bütün Türk düşmanı Avrupa ve Amerikanın desteğini alarak kanlı ve kalleş bir savaş ile elde ettikleri binlerce yıllık aziz Türk yurdunu ellerinde tutmak için daima hristiyanlığı ve aptal Avrupalıları ve kendi hataları ile ellerindeki son devleti kaybedecekleri gün sayılı olan Rusları kullanmaya devam etmektedirler ve daima arsız hırsız rolünü oynayabileceklerini ve daima bu güçleri yanlarında bulabileceklerini zan etmekte ve tabii ki çok yanılmaktadırlar. Büyük Türk milletinin şimdilerde ki en büyük devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, Yurtta Sulh, cihanda sulh gibi çok güzel bir düstürun içini boşaltanlardan ve Türk milletinin önünü tıkayan bütün engellerinden tek tek kurtulmakta ve kendi milli ordusunun silahlarınıda milli olarak üretmektedir. Dünyada ve yurdunda sulhu istiyor isen savaşa hazır olmalısın diyenler daima haklıdırlar. Türkiye kendi silahını üretmediği sürece ne kendi yurdunda nede dünyada sulhu sağlayamayacağını acı tecrübeler ile öğrenmiştir. Dünya artık ne kadar ürettiğin ve ekonomik gücün ile gereken saygının orantılı olduğu bir dünya oldu. Avrupalıların nazik çocukları ermeni dölleri için asla ölmezler ve her daimde arkalarında durmazlar. Tek yaptıkları aziz Türk milleti her silah istediğinde vermemek ve onu yokluk ile terbiye edip yurtlarımızda istedikleri kişileri seçtirip üstü örtülü düzenlerini devam ettirmekti. Fakat devir değişti ve Allahın izni ile artık islamın ve bütün Müslümanların kılıcı olan aziz Türk milletinin sırası geldi. Türkler kendilerine giydirilmek istenen bu acaip ve dar elbiseyi  red ederek yüzyıllardır atalarının kendilerine biçtiği büyük ve mutlu hedefe doğru at koşturmaktadırlar.

          Ermeniler üstün silahlar ile kardaşlarımıza saldırıp kolayca öldürmeye alıştıklarından bu yeni devir onlar için inşallah sonun başlangıcı olacak ve israilden önce Türk dünyasının içine yerleştirilen suni bir devlet ve fitne merkezi olan ve binlerce yıllık Türk yurdunu işgal eden ermeni belasından ebedi olarak kurtulmamızı  temin edecektir. Türkiyenin bütün ikazlarına rağmen şımarık çocuk gibi işgal ettiği yurt parçasını terk etmeyen, stalin alçağının Türkiyeyi Büyük Türk dünyasından ayırmak için 1920 li yılarda azerbaycanımızı ikiye bölerek nahcivan ile Azerbaycanımızın arasındaki zengezurdan başlayan araziyi ermeniye peşkeş çekerek, onu iran denizine ulaştıran koridoru açanlar artık ermeninin yanında değillerdir. Ermeniler şimdilerde Türk askerine ve sivil silahsız insanlara saldırmaktadırlar ve bu saldırılarıda gene efendilerinin isteği ile yapmaktadırlar. Bu zavallı millet asla kendi başına buyruk olamayacak ve tarihten kötü hatıralar ile silinene kadar Rus’un ve avrupanın uşaklığını yapacaktır. Oysa Türkiyenin tekliflerini değerlendirip bu koridorun bir kısmını Karabağ arazisinin aynı miktarı ile değiştirip bizim Türkistana açılan kapımızı kapamasa, kendiside büyük Türk milleti ile yapacağı ticaret ve serbest dolaşım ile zengin ve mutlu yaşama imkanı bulabilecektir. Fakat binlerce yıl aziz Türk milletinin ekmeğini yiyip arkasından yaptığı ihanetin avf edilmeyeceğini düşünerek ve daima Avrupalılar tarafından kandırıldığının farkına varmamakta ısrar ederek kendi sonunu hazırlamaktadır.

         Türk hanlarının taht şehri olan Revan, Türkün en güzel tatlısının ismi olan Revan artık acı hatıralarımızın bir sebebi olmayacaktır. Türk milletinin sabrı tükenmiştir. Kötü komşularımız bizi mal sahibi yapmışlaradır. Azerbaycanlı kandaşlarımızın istediği obüs toplarının vermemiz halinde bize motorunu vermeyeceğini söyleyen Almanyaya cevabımız yerli ve milli motor olmuştur. Artık hem kendimizin ve hemde bütün masum ve mazlum kardaşlarımızın ve dindaşlarımızın silah ihtiyaçlarını karşılayabilen bir Türkiyenin varlığını yakında göreceksiniz. Şimdiki hükümete saldıran Ermeniler ve onların yanında duranlar, yerlerini unutmasınlar . Çünkü biz asla ve asla unutmayacağız.

  Türk milleti, en güzide kardaşları ve kandaşları Azerbaycanın güzel oğuz boylu selvilerinin yanındadır. Karabağı, kelbeceri, şuşayı, hocalıyı, laçini, diridiri derisi yüzülen masumları unutmadık. Fakat unutmaya hazırız, sadece insan olsunlar yeter. Fakat hainliğe devam edenler içinde yaşasın cehennem. Herşey Rabbimin rızası içindir. Ümmetin birliği için önce oğuz birliğinin şart olduğunu bütün dünya biliyor ah, birde biz ve bizim dediklerimiz bilseler. Vesselam. 

Önceki ve Sonraki Yazılar