• ‘Suriyeli sığınmacılar çalışma  hayatına katılıp alın teri döküyorlar’
  • Eshab-ı Kehf, 2017 EMİTT fuarına giriyor
  • Kahramanmaraş’ta uyuşturucu tacirleri yakalandı
  • 2016 yılında il genelinde 40 bin aileye yardım yapıldı
  • Yılbaşını kana bulayan hain yakalandı
  • FETÖ’nün adliye imamları yakalandı
  • Dıyarbakır'da Polise hain pusu 4 şehit verdik
  • Başkan Erkoç Suk-İ Maraş çarşısında
  • Hayallerindeki "engelsiz dünyayı" resmettiler
  • ‘Nefes kredisine ilave kaynak aktarıldı’
  • Kahramanmaraş’ta  seracılık her geçen gün yaygınlaşıyor
  • Türkiye'nin işsizlik rakamları açıklandı
  • Yeni sistem için TBMM'de ilk tur bitti
  • KKTC’de 9 FETÖ’cü albay gözaltına alındı
  • Başbakan Yıldırım: "Kıbrıs konusunda kırmızı çizgilerimiz bellidir"
  • TÜGVA Kızılay'ın Kan bağışına kayıtsız kalmadı
  • Yayman, Yeni Türkiye vizyonu ve başkanlık sistemini anlattı
  • ‘Ekonomik ve sosyal gelişiminin en önemli mimarı basındır’
  • Kahramanmaraş havalimanı Aralık ayında 19.663 yolcuya hizmet verildi
  • Daha temiz bir çevre için atıksu arıtma tesisi çalışmaları devam ediyor

Çelişkinin Göbeğindeki Kurum; Anayasa Mahkemesi

Naif Karabatak

CHP’nin köşe bucak cumhurbaşkanı adayı aradığı zamanlardaki çıkışıyla “Çatı Aday” olacağı konuşulan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adının açıklandığı günün ertesinde balyozcuları tahliye edecek karara imza attı.

Ve dün de bu karara istinaden balyozcular tahliye edildi.

Şimdi özgürler…

Ama yargılama yeniden yapılacak.

Aynı şekilde yapılır mı, aynı ceza alırlar mı elbet bilinmez.

Belki hepsi dünden suçsuzdu, belki dün de suçluydu, bugün de…

Ama Anayasa Mahkemesi, anlamlı bir zamanda çok tartışılacak bir karara imza attı.

Bu karar, çatı aday tepkisi olarak yorumlansa da, ülkemizde Anayasa Mahkemesinin “yetki gaspı” süreciyle “anayasal” suç işlemeye başladığını gösteriyor.

Anayasa Mahkemesi, bir temyiz mahkemesi değil.

Yargıtay gibi, bir üst mahkeme konumunda hiç olmadı.

Yerel mahkemelerin her verdiği kararı bozma konumu veya kararı onaması söz konusu değil.

Anayasa Mahkemesi, TBMM’de yapılan yasaların Anayasaya uygunluğunu denetleyen darbe dönemlerinin eseri bir kurumdur.

Aslında, 1960 darbesi sonrası kurulan Anayasa Mahkemesi, TBMM’yi zapturapt altına alması amaçlanmıştır.

Bunu en iyi kullanan da CHP oldu.

İktidar olmadığı dönemlerde Anayasa Mahkemesinin kapısını her çalışında, milletin menfaatine olan kararları engellemeye çalıştı.

Mecliste bükemediği bileği, AYM’nin desteğiyle büktü.

Yine zorla, yine hukuksuz bir şekilde ve yine keyfi gerekçelerle…

Son değişiklikle ise “iç hukuku tüketenlerin” bir sığınağı oldu…

Ama bu da yanlış anlaşıldı.

Özellikle “darbe” gibi anayasal suç işleyenlerin sığındığı liman olmaktan öteye gitmedi.

Üstelik de temyiz mahkemesi olmadığı halde, öyleymiş gibi karar vermeye başladı.

Tamam, çatı aday olmayabilirsin ama çatıdan düşmüş gibi de davranma hakkı olmamalı.

***

İki gündür Anayasa Mahkemesinin kararı ve dün de bu karara istinaden verilen tahliyeleri tartışıyoruz.

Mahkemenin sanıkların “hakkının yendiği” belirtilen kararda, yeniden yargılama belirtildiği halde, darbeci medyanın ısrarla “beraat etmişler” gibi davranmasını doğrusu anlamlı buluyorum.

Ortada aklanmış bir suç yok.

Yattıkları süre göz önüne alınarak verilen bir tahliye var.

Yeniden yargılama yapılacak.

Eğer balyoz, tamamen paralel yargının oyunuysa elbet bu ortaya çıkmalı, masum insanlar suçlanmamalı.

Ama yok bu bir öç alma şekline dönüşürse ülkede paralel yargıdan geçilmez; bir defa o, diğer sefer öbürü…

Bu şekilde hukuk devleti olduğumuzdan bahsedemeyiz.

İnsanları adalete saygıda bulunmasını isteyemeyiz.

Suç işleyenin sonunda cezasını bulacağı bir masal olmaktan öteye gitmez.

Gücü olanlar, gücü elinde bulunduranlar ve her zaman yargıyı “öç alma” aracı haline getirenler nedeniyle adalete güvenle bakamayız.

Balyoz davasında yargılananların tümü suçlu olmayabilir, tümü suçsuz da olmayabilir.

Buna karar verecek olan “hiçbir etki altında kalmayan” mahkemeler olmalıdır, “gıcık oldum” diyen kurumlar değil.

Elbette her sanık “adil” yargılanmalı…

Yargılama esnasında “hak yenmemeli” ve asla “kötü davranılmamalı” bunlar zaten bilinen şeyler…

Varsa böyle bir şey Anayasa Mahkemesinin bunu hatırlatmasını da doğal karşılayabiliriz.

Ama kendisini temyiz mahkemesi yerine koyamayacağı gibi öç alma kurumu haline de dönüştüremez.

Anayasa Mahkemesi,  işte tam da bu çelişkinin göbeğindeki kurumdur…

 

Tweetimden seçmeler

Sonunda bir gün unutacaklarıma hiç yanmadım. Unutulması mümkün olmayan mutluluk ve acılara yanıyorum.

www.naifkarabatak.net

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Şehit eşinden acı feryatŞehit eşinden acı feryatBingöl’de 21 kişi FETÖ’den tutuklandıBingöl’de 21 kişi FETÖ’den tutuklandıCHP’den anaya değişiklik teklifine kırmızı kartlı protestoCHP’den anaya değişiklik teklifine kırmızı kartlı protestoOperasyonun detayları ortaya çıktıOperasyonun detayları ortaya çıktıDenizli’de ev yangını: 1 ölüDenizli’de ev yangını: 1 ölüElazığ’da FETÖ soruşturmasında 23 gözaltıElazığ’da FETÖ soruşturmasında 23 gözaltı
Trabzon şehidini sonsuzluğa uğurladıTrabzon şehidini sonsuzluğa uğurladıFatih Sultan Mehmet Köprüsünde intihar ettiFatih Sultan Mehmet Köprüsünde intihar ettiDavos’ta terör alarmı; güvenlik üst düzeydeDavos’ta terör alarmı; güvenlik üst düzeyde