1. YAZARLAR

  2. Nurettin Abacıoglu

  3. DAR ALANDA KISA PASLAŞMALAR
Nurettin Abacıoglu

Nurettin Abacıoglu

Entelektüel Bakış
Yazarın Tüm Yazıları >

DAR ALANDA KISA PASLAŞMALAR

A+A-

 

 

7 Haziran 2015 de yapılan Milletvekilliği seçim sonuçları ilginç oldu.

Hiçbir parti tek başına iktidar olamadı.

Milli irade böyle tecelli etti.

Hükümet kurmak için partilerin  önemli çekinceleri var.

Kabul etmek lazımdır ki,

İşte bu nedenle hükümet kurmak için siyasi alan gerçekten dar.

Partiler dar alanda kısa paslaşmalar yapıyor.

MHP içinde HDP nin bulunduğu koalisyonlara yaklaşmıyor.

HDP de AK parti ile koalisyona yanaşmıyor.

Bunu normal karşılamak lazım.

Çünkü iki parti de ilkesel açıdan birbirine uzak.

Hükümet kurmak için MHP ve HDP kilit parti durumunda.

TBMM  başkanlığı seçiminde Türkiye  bir sürprizle karşılaştı

TBMM  başkanlığına AK parti İsmet Yılmaz’ı,  

CHP Deniz Baykal’ı, MHP Ekmelettin İhsanoğlu’nu,

HDP ise Dengir Mir Mehmet Fırat’ı aday gösterdi.

Son tura kalan AK partiden İsmet Yılmaz ile CHP den Deniz Baykal idi

Son tur olan 4. Oylamada en çok oy alan başkan seçilecekti.

MHP  4.Turda kendi meclis başkan adayı Ekmelettin İhsanoğlu’na oy vermedi.

Yapılan oylamada MHP çekimser kaldı.

Dolayısı ile  en çok oyu alan AK parti adayı İsmet Yılmaz meclis başkanı seçildi.

AK partinin  258  olan milletvekilinin tam oyunu aldı.

MHP Ak partinin adayını kerhen desteklemiş oldu.

Genel başkan Devlet Bahçeli  bana göre bunu bilinçli yaptı.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP ve MHP  Ekmelettin İhsanoğlu’nu çatı aday göstermişti.

Devlet Bahçeli meclis başkanlığında CHP inin bu çatı adayı desteklemesini istedi ve bekledi.

CHP Deniz Baykal da ısrar edince, MHP bunu kabul etmedi ve çekimser oy kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Deniz Baykal ile sürpriz görüşme yapmıştı.

Bu görüşmeye çeşitli anlam yükleyenler olmuştu. Bu da boşa düşmüş oldu.

Aynı zamanda MHP  muhalefette ki bloklaşmayı bozmuş oldu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’da  Devlet Bahçeli’ye bloku bozduğu için teşekkür etti.

Ben  gelişmelerden bu sonucu çıkarttım.

Ancak; MHP nin düşüncesini, konuşmalarını ve duruşunu değerlendirdiğimiz zaman,

İktidara talip olmadığı anlamı çıkıyor.

Bu sorumluluktan kaçmak anlamına gelmiyor mu?

MHP nin oyu Türkiye genelinde  maksimum yüzde kaçtır?

Tek başına iktidar olacak kadar oy alabiliyor mu?

Peki alamıyorsa neyin peşinde koşuyor?

Bilen var mı?

MHP olaylara biraz daha gerçekçi yaklaşsa iyi olmaz mı?

Madem ki, aldığınız  oy tek başına iktidar olmanıza yetmiyor.

O zaman AK parti ile koalisyon en doğru yol değil mi?

Öne sürdükleri gerekçe kırmızı çizgiler ise,

Asgari müştereklerde anlaşmak zor mu?

Sivrilikler törpülenemez mi?

Uzlaşı kültürünü de mi kayıp ettik.

Artık ülkede kimse bir araya gelmesin mi?

Şunu da anti parantez belirtmek gerekir:

Eğer AK parti  MHP ile hükümet kurmak istiyorsa,  

MHP nin hassas olduğu konulara AK parti makul çözüm sunabilmelidir.

Yolsuzluklar konusunda ki hassasiyetini ve diğer çekincelerini dikkate almalıdır.

Yoksa sorumluluk sadece MHP nin değil, AK parti nin de üzerinde kalır diye düşünüyorum.

Şu da bir gerçek: yolsuzluklarla ilgili cumhurbaşkanına artık  suç isnat edilemez.

Cumhurbaşkanı sadece vatana ihanetten yargılanabilir.

Şunu da göz ardı etmeyelim: İş dünyası AK parti ve CHP koalisyonundan yana.

Ülkenin hayrına olacaksa neden olmasın.

Eğer hükümet kurulamaz ise cumhurbaşkanı 45 gün içinde erken seçim kararı alabilir.

Kasım ayında seçim sandıkları önümüze gelebilir.

Kim barajı geçer, kim geçmez göreceğiz.

Türkiye’nin  çevresi ateş çemberi.

Suriye’deki  ateş ülkemize sıçramadan bütün partiler sorumluluk almak zorundadır.

Türkiye ile, Suriye arasına Akdeni’ze kıyısı olan bir Kürt devleti sıkıştırıyorlar.

Artık komşumuz Suriye yerine Kürt devleti olacak.

Bu orada kalmaz Türkiye’ye sıçrayabilir.

Hükümet olmaz ise bunlar ile kim mücadele edecek.

Yanlış politikalar yüzünden Yunanistan ekonomik olarak iflas etti.

Hem Suriye, hem de Yunanistan’ın bölgemize olumsuz yansımaları olacaktır.

Bu da istikrarsızlık demektir.

Türkiye’nin istikrarsızlığa düşmesi felaket getirir.

İstikrarın bozulmaması için bütün partileri sorumluluğa davet ediyorum.

Sorumluluktan kaçanlar bunun hesabını seçmene zor verirler.

Ben AK partili, milliyetçi, muhafazakar bir kişi olarak üzerime düşen uyarı görevimi yapıyorum.

Tarihe tanıklık etmesi adına da bu düşüncelerimi kamuoyu ile paylaşmak istiyorum. ,

 

 

                                                                                                    

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.