
Evet çift haneli büyüme geliyor
Deniz GÖKÇE
Akşam Gazetesi Yazarı
Mart ayına ilişkin sanayi üretimi endeksi yıllık bazda yüzde 21.1 artışla beklentimizden daha iyi gerçekleşti. İlk çeyrekte sanayi sektöründe ortalama büyüme yüzde 17.2 oldu. Bu da ilk çeyreğe ilişkin GSYH büyüme oranına yaklaşık 6 puan katkı yapacak. Böylece 2010'un ilk çeyreğinde yüzde 15'in üzerinde bir oranla, son zamanların en yüksek büyüme oranı yakalanacak. Çift basamaklı büyüme oranı baz etkisinden kaynaklansa da diğer önemli bir etken de ekonomik toparlanma temposunun kuvvetli olması.
Mevsimsel dalgalanmalara ve aylık işgünü sayısına göre düzeltildiğinde sanayi üretimindeki yüzde 1 civarındaki büyüme temposu mart ayında da devam etti. Açıklanan verilerde TÜİK tarafından düzeltilmiş endeks mart ayında bir önceki aya göre yüzde 0.9 oranında arttı. Bu da yıllık bazda yüzde 11 civarında üretim artışına işaret ediyor. Hesaplamayı aylık değil de çeyrekler bazında yaptığımızda da sanayi üretiminin yıllık yüzde 13 gibi yüksek bir tempoda büyüdüğünü hesaplıyoruz.
Aşağıdaki birinci grafikte kırmızı çizgi ile gösterdiğimiz yıllıklandırılmış büyüme temposu, sanayi üretimindeki toparlanmanın son üç çeyrekte oldukça kuvvetli bir şekilde devam ettiğine işaret ediyor. Bu tempoda, yılın ikinci yarısında bir miktar yavaşlama gerçekleşeceğini düşünsek bile 2010 yılı genelinde, GSYİH reel büyüme oranının yüzde 5 civarındaki tahminleri aşacağını şimdiden söyleyebiliriz
Yeni açıklanan mart ayına ilişkin ödemeler dengesi verileri cari açığın beklentilerin üzerinde arttığına işaret ediyor. Beklenti geçen yılın mart ayında 1.2 milyar dolar olan aylık cari açığın 3.9 milyar dolara çıkması yönündeydi. Gerçekleşme ise 4.3 milyar dolar oldu. Açığın beklenenden fazla artmasının sebebi kasım ayından bu yana dış ticarette dengenin ithalatın lehine değişmesi oldu. Ödemeler dengesi verilerine göre toplam ihracat mart ayında yıllık bazda ithalattaki artış yüzde 43 olmuş. İlk çeyrek itibarıyla da ihracat artışı dolar bazında yıllık yüzde 7.5 oranında kalırken ithalat yüzde 33 oranında artmış. Daha önceki yazılarımızda ithalattaki artışın hem miktar etkisinden hem de fiyat etkisinden kaynaklandığına dikkat çekmiştik. İthalat miktar olarak artıyor çünkü hem tüketimde, hem yatırımda, hem de üretimdeki artış nedeniyle ara malı ithalatında toparlanma söz konusu. Fiyat etkisi de başta enerji ve petrol fiyatları olmak üzere, küresel olarak kriz dönemine göre hızlı bir şekilde arttı. Doğru bir değerlendirme yapmak için, sık sık vurguladığımız şekilde, ödemeler dengesinin finansman tarafına bakmamız gerekiyor.
Yılın ilk üç ayında toplam 10 milyar dolara ulaşan cari açığın finansmanının önemli bir kısmının kısa vadeli döviz girişleri ve bankacılık sektörünün borçlanması yoluyla sağlandığını görüyoruz. Bu yılın ilk çeyreğinde sadece 1 milyar dolarlık net doğrudan yatırım girişi var. Buna karşılık, portföy yatırımlarında geçen yılın ilk çeyreğinde 3.1 milyar dolarlık net çıkış gerçekleşmişti. Bu yılın ilk çeyreğinde ise 2.6 milyar dolarlık net giriş var. Aşağıdaki grafik, cari açıkta uzun vadeli doğrudan yatırım ve kayıt dışı ihracat olarak değerlendirdiğimiz net hata ve noksan kalemi ile düzeltme yapıldıktan sonraki trendi GSYH oranı olarak özetliyor.
İkinci grafikte, düzeltme sonrasında, kriz yılları olan 1994, 2001 ve 2009'da GSYH oranı olarak yüksek cari fazla verildiğini hemen görebiliyoruz. Ancak 2009 yıl sonu itibarı ile yüzde 1.1'lik fazla'dan 2010'un ilk çeyreği sonunda yüzde 2.2'lik cari açığa dönüş ithalattaki artışı ama daha da çok finansman kalemindeki bozulmayı yansıtıyor. (13.05.2010 Tarihli Akşam Gazetesinden alınmıştır.)



































