1. YAZARLAR

  2. Veli KARALAR

  3. Hakan Şükür ve Bakanlık
Veli KARALAR

Veli KARALAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Hakan Şükür ve Bakanlık

A+A-

Yeni kabine ha açıklandı, ha açıklanacak.

Bakalım kimler bakan olacak, yeni hükümet nasıl şekillenecek?

Kahramanmaraş’ın bir bakanı mı olacak, yoksa sadece “bakan taraf” mı olacak!

***

Maraşlı’nın pek ümidi yok ama yine de “ya olursa” demeden de edemiyor. “Çıkmadık candan ümit kesilmez” misali…

Evet “Bakanlık” geçmiş seçimlerde de olduğu gibi hakkımız. Hatta Türkiye birincisi olduğumuzu da düşürsek iki kere hakkımız.

Bakanlık yapacak milletvekillerimiz de var şükür. Geçmiş dönemlerde de vardı, şimdi birden fazla var üstelik!

Tayyip Erdoğan “Kahramanmaraş’a nasıl olsa Büyükşehir sözü verdik, artık benden daha bir şey istemezler” diyebilir.

Diyebilir, ama yanılır.

Yanlışa düşer!

Maraşlı’yı “ucu açık” bir Büyükşehir müjdesiyle kandırdığını düşünüyorsa fena halde yanılıyor.

Ha, Maraşlı Büyükşehir sözünden dolayı mı Ak Parti’ye oy verdi?

Tabi ki HAYIR!

Onun için, biz bakanlık isteğimizden ve hakkımızdan vazgeçmedik.

O hakkımızı saklı tutuyoruz.

***

Gelelim Hakan Şükür’ün bakanlık meselesine.

Son zamanlarda yazılı ve görsel medyada, özellikle hatırı sayılır haber sitelerinde  Şükür’ün sıkça, “Gençlik ve Spor Bakanı olacağı” yönünde haberler yer alıyor.

Aslı vardır veya yoktur...

***

Hakan Şükür Türk futbolunun yetiştirdiği en yıldız isimlerden birisi. Gerek ülke içi, gerekse ülkemizi temsilen yapılan uluslar arası futbol müsabakalarında adını belli bir yere altın harflerle yazdıran bir isim.

Önemli bir değer..

İnsan olarak da gayet beyefendi, nazik, delikanlı ve inançlı bir kişiliğe sahip.

Kendisi iyi bir Galatasaraylı ve aynı zamanda bu takımda uzun süre top koşturdu. Ama kişiliğinden dolayı her takımdan seveni çoktur.

Ammaa, bütün bunlar, Hakan Şükür’ün iyi bir siyasetçi, milletvekili ve hatta bakan olacağını gösterir mi?

Veyahut yeterli mi?

Ne yazık ki (az önce yukarda kullandım ama yine kullanmak zorundayım!!) HAYIR!

“Yeterli” olmadığını çok kısa bir süre önce gördük.

Tüm Türkiye’nin kilitlendiği milletvekilliği düşürülen BDP’li Hatip Dicle olayında Hakan Şükür’ün gündeme ne kadar “Fransız” kaldığını şaşkınlıkla izledik.

Bırakın bir milletvekilinin cevap verememesini, ana haber bültenlerini izleyen sıradan bir vatandaşın bile cevap vereceği, fikir yürüteceği bir konuda “ben bilmem büyüklerim bilir” türünden bir cevap vermesi her şeyi anlattı zaten.

Hakan kardeş, sen “siyasetçiyim” diye ortaya çıkmışsan bileceksin!

Bilmeme gibi bir lüksün olamaz.

Siyasete girmiş, ülke ve hatta Dünya’yı ilgilendiren konularda karar verme mekanizmalarında yer alacak bir kişi, ülke gündemini nasıl takip etmez!?

O halde yarın meclis oylamalarında neye göre parmak kaldıracaksın! Büyüklerine bakarak mı?

 

***

Bu işler “popülizm”le falan yürüyecek işler değil.

Mecliste bakanlık yapacak düzeyde onlarca ehliyetli insan varken Hakan Şükür’ün bakan yapılması popülizmden öteye gitmez.

Gerek ülke içinde, gerekse ülke dışında onlarca sorunla boğuşurken, Hakan Şükür gibi bu konularda yetersiz bir insanın bakan yapılması son derece yanlış olur.

Bu ülke, “Galatasaray’ın soyunma odası” değil.

***

Sevgiyle kalın.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar