1. YAZARLAR

  2. Jülide DEMİRTAŞ

  3. İKİNCİ ABDÜLHAMİT’TEN FATİH’E…
Jülide DEMİRTAŞ

Jülide DEMİRTAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

İKİNCİ ABDÜLHAMİT’TEN FATİH’E…

A+A-

Boğaz köprüsünün altında denize nazır bu güzel saraya memleketimin aktivitesi için gittim… İkinci Mahmut’ un yaptırıp, Sultan Abdülaziz’ in düzenlemeler yaptırdığı, ikinci Abdülhamit’in yedi son yılını geçirdiği saray…

Öyle güzel nakışlı kapıları var ki… Harika bir yeri var zaten… Boğazın serin suları esintileriyle saçınızı okşarken, yukarıda boğaz köprüsü… Su üzerindeki vapurlar ve masmavi bir yumuşak yüzey karşı kıyıya kadar uzanıyor. Ne memleket ama, böyle güzel var mı ki?...

Açılış için K.Maraş belediye başkanı Mustafa Poyraz ve Turizm Müdürü Seydihan Küçükdağlı gelmişti. Maraşder Başkanı Şaban Kurt ve belediye başkanımız kısa konuşmalarla memleketimizin güzelliklerinden, aktivitelerinden bahsettiler.

Bu açılış önemliydi,yerimizi aldık ve belediye başkanımız kurdelayı kesti..

İçerisi çok şık hazırlanmıştı… Orta boy camekânların içinde, ışıklandırılmış… İkramda fıstık ezmesi, tarhana, çörek ve kandil simiti vardı… Sıdıka Hanım ‘ın ve yardımcılarının hazırladığı nakışlar çok güzeldi… Kumaşlar yumuşaklığı ile gözü okşuyordu… Sırmanın asaleti öyle güzel işlenmişti ki… Renk uyumu güzel ve asildi. Sergileniş güzeldi…

Yalnız bilgi eksikliği vardı… Nakış isimleri, malzeme ve nelerin kullanıldığı pekâlâ yazılabilirdi… demor mu? İpek mi? Kumaşı…

Sıdıka Hanım’ı göremedim. Görebilsem söyleyecektim…

Davetiyede çok şıktı. Üzerinde;

NAKKAŞ KAHRAMANMARAŞ yazıyordu. Küçük harflerle altında:

Yıldırım bayezıt han’ın eşi… İkinci murat’ın annesi… Fatih sultan Mehmet han’ın eşi… Yavuz sultan selim han’ın annesi… Gibi cihana hükmeden padişahların Kahramanmaraşlı hanımları; aynı zamanda çok ince zevke sahip nakkaşlardı… Saraya giden çeyizleri dillere destan oldu ve bu destan hala yazılmaya devam ediyor…

Fatih sultan Mehmet han’ın istanbul’u bize bahşettiği bu kutlu günde”OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE NAKIŞ 4” sergimizle istanbul’u fethedeceğiz… Diye yazıyordu.

Doğrusu gururlandım… Genel koordinatör Sıdıka Gürkan’ı kutluyorum. Güzel bir sergi oluşturmuş. Sponsor Kanaltürk’e teşekkür ederim…

                                                       *

Fatih semtinde, Fatih sokağında bir Fatih camii var… Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı. İçinde bir türbe var, Fatih türbesi… Öyle mütevazı ki, onu daha çok sevdim…

Bir buket karışık çiçek buketini ayaklarının ucuna bıraktım… Ne alsam az gelirdi, bilirim. Fatiha ve yasin’de hediye ettim, Allah kabul ederse…

Kapıdan çıkarken güvenlik görevlisi”hanımefendi çiçek orada kaldı,” dedi. Bende “o onun, orda kalacak…” dedim. Çiçek aldığım için etraftaki insanlar şaşırmıştı… Oysa İstanbul da Fatihi karşılayan halktan Bizans kızları çiçek uzatmıştı. Hatta hocasına uzatılmıştı da hocası gözüyle Fatih i işaret ederek ona vermelerini istemişti… Ben en sevdiğim çiçeklerden oluşan karışık ( tıpkı halkı gibi) bir buketi Türk kızı olarak, ayaklarının altına koymuşum çok mu?

 Keşke onun zamanında yaşamanın fırsatı olabilseydi… Sevgili Atatürk “ben Fatih’in yerinde olsaydım, aynı şeyleri yapardım. Acaba o benim yerimde olsaydı ne yapardı?”diyerek ona olan hayranlığını dile getirmiş.

Plevne kahramanı Osman Paşa da aynı kampüs içinde, ona da dua hediye ettim, diğer yatanlara da…

Fatih’in şansından mıdır nedir?...Fatih Camii üç kez büyük hasar görmüş…Onarılmış.Yine tadilat yapılıyordu, ben gezerken…

Güzel İstanbul’dan sevgilerimle

Önceki ve Sonraki Yazılar