1. YAZARLAR

  2. Veli KARALAR

  3. K.Maraş’ta İşsizlik var mı?
Veli KARALAR

Veli KARALAR

Yazarın Tüm Yazıları >

K.Maraş’ta İşsizlik var mı?

A+A-

İlçelere aklım ermez ve oralarda da “işsizlik yoktur” diyemem, ama Kahramanmaraş merkezinde işsizliğin “i”si bile yok!.. Merkez ilçeyi baz alacak olursak, iddia ediyorum ki işsizlik oranı % 0 (sıfır)dır. Aksini söyleyene gülerim… Aklına şaşarım… Yok, “var” diyen varsa tutup kolundan “ben iş bulamıyorum” diyen bir kişi getirsin, getiremiyorsa da yazdıklarımı iyi okusun. Okusun da, sonra “işsizlik”ten bahsetsin.

Niçin bu kadar kesin ve iddialı konuşuyorum: Çünkü, işyerinde çalıştıracak elaman bulamıyoruz. Son bir aylık dilim içerisinde işyeriyle hiç alakası olmayan sebeplerle işten ayrılanların sayısı “on”u geçti.

Önceki ayları saymıyorum bile!

***

Elaman kıtlığının ne demek olduğunu, bu işin içinde olan biri olarak en iyi ben bilirim.

Biri geliyor biri gidiyor. İşe başlayan elaman daha iki gün çalışmadan kaytaracak yer aramaya başlıyor. Hatta “iş”te gözü olan adam iki günde evraklarını tamamlayıp işbaşı yapıyor. Gözü olmayan ise uzattıkça uzatıyor ve gelse bile kısa sürede sıvışıyor.

Sözünü ettiğim kişiler çoluk çocuk değil, askerliğini yapmış, evli barklı koca koca adamlar…

Belli ki aile zoruyla işe giriyorlar... Belli ki işe “ihtiyaçları” yok!

İşe başlıyorlar ama, devamsızlık, eften püften mazeretlerle izin ve daha olmazsa rapor…

Şimdi aile sağlık merkezlerinden “çalışamaz” raporu almak, bakkaldan aspirin almaktan daha kolay. Azıcık sıkışan ve alın teriyle para kazanmak “kitabında” yazmayan, söyleyecek yalan bulmakta zorlanan insancıkların favori yöntemleri bu.  Yani rapor almak!

***

Bir konuya açıklık getirmek istiyorum: Sözünü ettiğim işyeri, Kahramanmaraş’ın en saygın ve köklü gruplarından birine ait olup, işçilerin ücretleri ve diğer sosyal hakları muntazam şekilde karşılanıyor.

Üstelik istediğimiz elamanlarda öyle kalifiye falan değil. Ondan çoktan vazgeçtik bile.. Alıp yetiştireceğiz, yeter ki adam gibi çalışsın..

Ama yok!

***

Memlekette işsizlik var evet. Ama “tok işsizler” var.  İş beğenmeyen işsizler var. Karısını sosyal yardımlaşma kuyruklarına gönderip para dilendiren ve kendisi utandığından sokağa çıkmayan, ama o parayla kahveye gitmeyi bilen “gururlu işsizler”...

Devletten aldığı yardımlarla sigara tüttürüp ot atan, devlet parasıyla kabadayılık yapan insan müsveddeleri var.

Aç kalma korkusu yok. “Yarın çocuklarım ne yer?”, “bakkal aybaşında ekmek bile vermezse ne yaparım?”, “elektriği suyu nasıl öderim?” kaygısı yok.

Aç kalsalar da, sürünseler de çalışmak onlara göre değil.

Sebep?

Sebep, hükümetin çalışandan alıp çalışmayana verme politikası..

Hayatlarını idame ettirmeyi devletin sosyal yardımlarına bağlamışlar.

Okula giden çocuklara yardım var. Evinde yaşlısına bakana yardım var. Belediyelerin gıda ve giyim mağazaları var. Valilik odun kömür dağıtıyor. Sosyal yardımlaşma kurumu para veriyor. “Elektrik, su paramı ödeyemiyorum” diyenin parası ödeniyor. Daha dün köyden gelmiş ama “evimde (çamaşır makinesini geçtik) bulaşık makinem yok” diyene bulaşık makinesi bile temin ediliyor.

E, vatandaş niye çalışsın kardeşim?

NİYE?

Nasıl olsa “her koşulda” arkasında koskoca devlet var.

Tamam, sosyal devlete eyvallah. Ama yan gelip yatıran devlete hayır.

Çalışandan alıp çalışmaya veren devlete hayır.

Vatandaşına balık tutmayı öğreten devlete evet; ama balık tutup veren devlete hayır!

Gerçek anlamda fakirine, fukarasına, yaşlısına, düşkününe, kimsesizine sahip çıkan devlete evet, ama boş gezenin boş kalfası olmayı teşvik eden devlete hayır!

***

Devlet, bir taraftan işadamlarımızı yeni istihdam alanları açmaya teşvik ediyor, bir taraftan da alt tabakayı “beleşten geçinmeye” teşvik ediyor.

Devletimiz fakirine, fukarasına, kimsesizine, yaşlısına, düşkününe elbette bakacak ve bakmalıdır da. Ama bunu yaparken çok ince eleyip sık dokuması gerekmez mi? Zıpkın gibi adama “aha sana iş; adam gibi çalış, alın terinle para kazan” demesi gerekmez mi?

Durum sadece şehir merkezinde böyle değil. Gidin köylere, kazma-kürekle çalıştıracak adam bulursanız bana da getirin!

***

“Tokluk” o boyutlara ulaştı ki; artık iş arayanlar özel sektördeki işleri beğenmiyorlar. Eğer bir iş için iktidar partisinin il başkanından, ilçe başkanından, belediye başkanından, milletvekilinden “torpil” gerekiyorsa bu kesinlikle devlet kurumlarına ya da belediyeye kapağı atabilmek için oluyor. Yok olmadı, en azından onlara iş yapan taşeron bir yan kuruluş...

Özel sektörü, fabrikaları falan artık “işten” sayan pek kalmadı.

Hadi şimdi söyleyin: Kahramanmaraş’ta işsizlik var mı?

Sevgi ve muhabbetle kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar