80.549 %0.65
88,836 %-0.08
2,3115 %-0.26
2,8265 %-0.67
  • Kmaraş9 °C
Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Op.dr. Sabahattin Akyıl:

Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Op.dr. Sabahattin Akyıl:

Eskişehir Özel Onvak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Doktor Sabahattin Akyıl, Ramazan ayında oruç tutan hamile bayanların aç kalmaları nedeniyle karınlarındaki bebeğin etkilenebileceğini söyledi.
29 Temmuz 2011 Cuma 16:52
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt

Eskişehir Özel Onvak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Doktor Sabahattin Akyıl, Ramazan ayında oruç tutan hamile bayanların aç kalmaları nedeniyle karınlarındaki bebeğin etkilenebileceğini söyledi.

Hamileliğin, İslam dininde oruçtan muafiyet için sayılan istisnalardan biri olduğunu belirten Akyıl, ancak buna rağmen birçok hamile kadının ramazan ayında oruç tuttuğunu belirtti.

Gebelikte orucun hem hamile kadın hem de gelişmekte olan bebek için zorlukları ve sakıncaları bulunduğunu ifade eden Akyıl şöyle konuştu; "Gebeler, hamileliğin fizyolojisi icabı daha sık acıkıyorlar. Çünkü bu dönemde, bebeğe sağlamakla yükümlü oldukları ekstra kaloriyle birlikte günlük kalori alım gereksinimleri de artıyor. Gebelerin 3-4 saatte bir düşmeye eğilimli kan şekerlerini sabit halde tutmak için küçük öğünler alması tavsiye edilir. Aç kalmak bebeği etkiliyor. Bebek için görülen en büyük tehlike, onların ileride nörolojik ve psikolojik gelişimlerini olumsuz yönde etkileyebilecek ketonların oruç sırasında kanda artışıdır. Ketonlar şekerin hücrelerin kullanımı için ortamda olmadığı durumlarda depolanmış yağların yakılması sonucu açığa çıkarlar. Örneğin uzun süren açlıklarda vücudun şeker deposu çabuk tükenir ve hücrelerin enerji gereksinimi için yağlar yakılır. Bunun sonucunda hem anneye hem de bebeğe zararlı olabilecek ketonlar yağ yakılması sonucu açığa çıkarlar. Kontrol edilemeyen diyabette de aynı durum söz konusudur."

“Oruç tutarken bir diğer potansiyel sorun vücudun sıvısız kalmasıdır." diyen Akyıl şunları söyledi; “Gebelerde damarlarda dönen kan ve sıvı miktarı çok artar. Bu kan ve sıvı miktarını koruyabilmek için gebelerin günde en az 3 litre civarında sıvı almaları gerekir. Nisbi sıvısızlık durumlarında, kan basıncı düşer, plasentaya (bebeğin eşi) ve dolayısıyla bebeğe giden kan akımı azalır. Bunun sonucunda bebeğin oksijenlenmesi ideal oranların altına düşebilir. Gerçekten de bebeğin beyninin oksijenlenmesinin testi olan ve ultrasonla yaptığımız bir ölçüm olan biyofizik profil skoru oruç tutan annelerin bebeklerinde tutmayan annelerin bebeklerine oranla daha düşük bulunmuştur. Özetle, oruç tutmak isteyen hamile kadınların orucu, hamileliğin sonunda kaza orucu şeklinde tutmaları hem kendileri hem de bebek açısından çok daha olumlu olacaktır.”

Kaynak:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
1 . ATİLLA SARIYILDIZ1
21 Aralık 2014 Pazar 12:44
20 Aralık 2014 Cumartesi 18:13
20 Aralık 2014 Cumartesi 18:10
20 Aralık 2014 Cumartesi 16:16
20 Aralık 2014 Cumartesi 16:08
ÜYE İŞLEMLERİ
  • ÇOK OKUNANLAR
  • YORUMLANANLAR
GÜNÜN FOTOĞRAFI
Google+