1. YAZARLAR

  2. Veli KARALAR

  3. Kısık Vadisi’nde bir Başbakan ve …
Veli KARALAR

Veli KARALAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Kısık Vadisi’nde bir Başbakan ve …

A+A-

Zamânın nelere kâdir olacağının kestirilemediğine Pazar günü bir kez daha şahit olduk. Zamanın ve insanoğlunun, başaramayacağı bir işin olmadığına da…

Kim derdi bir gün dağlar, tünellerle delik deşik edilecek ve Kısık Vadisi’nde hidroelektrik santralı kurulacak.

Ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı Recep Tayip Erdoğan’ın yolu geçit vermeyen o vadiye düşecek.

Sabancı/Verbund ortaklığı olan o santralın açılışını yapacak.

***

Evet oldu işte.

Çok değil, daha birkaç yıl evvel tüm bakirliğiyle kimselerin selam bile vermediği ıssız vadi Başbakan’ı ve mahşeri kalabalığı ağırladı o gün.

Güvenlik önlemleri had safhadaydı. Gün boyu, vadinin iki yakasında bulunan yalçın kayalarla kaplı, başı karlı dağlar üzerinde kobra helikopterleri döndü durdu.

Şehir oradaydı. Vali.. Belediye Başkanı.. Ak Parti’nin tüm belediye başkanları.. tüm teşkilatları.. “Eniğinden cücüğüne” derler ya…

Başta Sayın Balduk olmak üzere işadamları, milletvekili aday adayları…

Ve elbette milletin ta kendisi olan çevre köylüler. Yüzünün derisi güneşten kalınlaşmış, kulağı tozlu, şalvarı yamalı, lastik ayakkabılı karayağız emmiler, dayılar.

Bacılar, kardeşler, teyzeler..

***

Önce törenin yapılacağı yerin tam karşısına, uzağa, Ceyhan’ın doğu yakasına alındı halk. Daha sonra Başbakan’ın bu duruma kızacağının farkına varılmış olmalı ki, tekrar tören yerine çok yakın bir yere alındı. Başbakan’ın İstanbul’dan kalkan uçağının arızalanarak Ankara’ya inmesinden dolayı kaderi hep beklemek olan halk yine epey bekledi.

Bu arada, protokol için her şeyi (!!) düşünen Sabancılar, halktan Allah’ın bir suyunu bile esirgediler.

Çok sevdikleri “Tayyip”in gelmesini haber alan halkın oraya akın edeceği bilinmeliydi. Bilinmeliydi ve en azından birer dürüm ve birer bardak su verilmeliydi.

Yazık, akşama kadar aç-susuz bekledi o kadar vatandaş.

Yakışmadı Güler Sabancı’ya!

Yakışmadı Ak Parti’ye!

***

Ilıca ve Beşen’e “ayıp” edildi!

Her şey güzel. Kahramanmaraş’ın enerji merkezi olmasına eyvallah. Başbakan’ın bir kez daha Kahramanmaraş’a gelmesi gurur verici.

Ama, tören boyunca Ilıca’nın adının dahi anılmaması da bir o kadar üzüntü verici.

Hele, her seçimde Ak Parti oylarının yüzde doksanların üzerinde çıktığı bir kasaba olarak. İlçelerden sonra en önemli yerleşim birimi olarak.. Bölge çapında popüleritesi yüksek olan bir kasaba olarak.

Hidroelektrik santralının kurulu olduğu yer, Beşen köyü sınırlarında. Tamam projenin adı “Hacınınoğlu” olabilir, ona da eyvallah. Ama projenin hayata geçirilmesi sırasında onca yükü çeken Ilıca ve Beşen’den de bahsedilmeliydi.

Ve dahası, orada bulunan kalabalığın çoğu Ilıcalı ve Beşenli’ydi.

Ilıcalı kırgın!

Beşenli kırgın.

Haklı olarak…

Yanlış anlaşılmasın. Hacınınoğlu da bizim köyümüz. Orda da çok saygın dostlarımız vatandaşlarımız var. Ama olmadı. Ayıp edildi.

Bu ayıp “Başbakan’ın ayıbı” değil tabi.

Bu ayıp kimin ben söyleyeyim. Bu ayıp, Kahramanmaraş’tan tören alanına gelirken Başbakan’ın helikopterinde olan ve Kahramnamaraş’ı temsil ettiğini iddia edenlerin ayıbıdır.

Diyebilirlerdi ki:

 “Sayın Başbakanım, şu görünen yer Ilıca Kasabasıdır. Bu kasabadan sola oy çıkmaz. İki referandum dahil, bütün seçimlerde partimize destek oranları yüzde doksandır. Ayrıca Kahramanmaraş için, termal turizm adına önemli bir yerleşim ve turizm beldesi. Ve şu anda kasabada kimse kalmamış hepsi tören alanına koşmuşlardır. Üstelik belediyeside Ak Parti kuruldu kurulalı Ak Partili’dir. Konuşmanız sırasında bir selamlarsanız gönüllerini alırsınız.” diyebilirlerdi.

Ama demediler.

Ne yani, diyemezler miydi??

(…??)

Yok yahu niye diyemesinler. Başbakan’ın kafalarını koparacak hali yoktu ya!!

Ama demediler işte.

DEMEDİLER.. DEMEDİLER..

***

Bu arada, Ilıca teşkilatı ve Ilıca Belediyesi de bir Kertmenliler Kültür ve Dayanışma Derneği kadar; bir Hacınıoğlu Köyü Muhtarı kadar olamadılar. Kıytırık bir pankart bile hazırlamayı akıl edemediler.

Neyse, çok konuşursam ucu yine birilerine dokunacak. O yüzden en iyisi yazıyı bitirmek.

***

Sevgiyle kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar