1. YAZARLAR

  2. Naif Karabatak

  3. Kötüler, Her Zaman Bir Birini Kollar
Naif Karabatak

Naif Karabatak

Yazarın Tüm Yazıları >

Kötüler, Her Zaman Bir Birini Kollar

A+A-

Kötüler, her zaman bir birini kollar mı, bunun hiç istisnası olmuyor mu, bizi hiç yanıltmaları akıllarından geçmiyor mu, doğrusu şaşırmamak elde değil.

Dün gazetelerde İsrail Savunma Bakanı Moşe Yaalon’un bir açıklaması vardı. Basın, bunu “şok edici bir açıklama” olarak yansıtıyordu. Yaalon, “Deaş’le çalışabiliriz” demiş.

Yaalon, bunu durduk yerde söylememiş elbet; İran’la ilgili konuşmasında, İran’ın halen baş düşmanları olduğunu, onlarla çalışacağına, Deaş’le çalışabileceklerini söylemiş.

Bu söz hem doğru, hem yalan.

Doğru olan, Deaş’le yani İŞİD’le çalışabilecek anlayışta olmalarıdır.

Yalan olansa İran’ın baş düşmanları olduğudur.

İran, bugüne kadar İsrail’e hep tepki gösterdi, sahnede ABD ve İsrail’e vurdu ama bu ikisinin çıkarına ters hiçbir şey yapmadı.

Özellikle Suriye’deki iç karışıklık başladığından bu yana, İsrail, İran ve birçok terör örgütü, aynı amaca hizmet ediyor. Buna eklenen, çıkan başka başka ülkeler de var elbet.

Ama biz, sadece İsrail ve İran diye iki ülkeyi alırsak ve bunun yanında da –hiç ayrımsız-bütün terör örgütlerini de eklersek, kimin elinin, kimin cebinde olduğunu daha net anlayabiliriz.

Şeytan, her zaman bize şeytan olarak görünmez.

Şeytan, gün gelir ABD olur, gün gelir İsrail ve gün gelir İran ya da başka başka ülke veya örgütler…

İran’ın “ABD şeytan” demesi elbet doğrudur ama şeytana karşı tavrın yoksa, bir duruşun söz konusu değilse, aynı amaca hizmet ediyorsanız, anı tastan su içmeye başlamışsanız ve aynı şekilde terörden medet umuyor ama teröre karşı çıkıyorsanız, tam bir şeytansınız demektir.

İsrail, Filistin’de teröre karşı çıkıp, bütün ülkelerde terörü desteklemesi, şeytanlığının eseridir.

Bu kural sanırım değişmiyor; kötüler, her zaman ve her zeminde bir birini kolluyor.

Kendi kendileriyle baş başa kalana kadar, kimi dost, kimi düşman edineceklerini çok iyi biliyorlar…

***

Bu sadece ülkeler için de geçerli değil, hayatın birçok alanında, siyasette, iş dünyasında da bunu görmemiz mümkün.

Biz, Gezi olaylarında da bunu görmüştük; bütün kötüler aynı cephede ama bütün iyiler aynı safta değil.

Bu belki de iyilerin kaderidir.

Bugün teröre destek veren, aydın olduğunu söyleyen karanlıklar, bize “iyi” olduklarını söylemeye çalışıyorlar ama biz, Yaalon’un sözünün gerçekliği kadar, onların sözünün de gerçek olacağını biliyoruz.

Ne zamandan beri, kimin ölmesi, onların umurunda oldu…

Onlar için bir aylık bebek de aynı, beş yaşındaki çocuk da, genç de, yaşlı da, asker de, polis de aynıdır.

Önemli olan, siyasi görüş ayrılığı olan iktidara tepki göstermek, zor durumda bırakmaktır. Bunun için ülke uçuruma gidecekse, gitmeli…

Bunun bedelini kendisi ödemediği sürece sorun yok. Ülkenin tümü birden karışsa, sıyrılacak alanlarının olduğunu biliyorlar.

Türkiye’nin bir bölgesi karışmış, kimin umurunda…

İnsanlar her gün ölmüş, yaralanmış, mağdur edilmiş, kimin umurunda…

Irkçılık yapılmış, mezhepçilik yapılmış, dincilik yapılmış ve insanlar bir birine kırdırılmış, kimin umurunda…

İktidarda kendileri veya kendi görüşleri olduğunda, hiç kimseye nefes aldırmayacak kadar despot olanlar, bugün özgürlük nutukları atıyormuş, bana ne?

İsrail’in elindeki kanı çok iyi tanıyoruz, İran’ın kimlere destek verdiğinden haberdarız, Gezi gibi masum olayları terör arenasına çeviren, maddi ve manevi destek verenleri de biliyoruz.

Aslında herkes iyileri de kötüleri de tanıyor.

Başlarını kuma da gömseler, açıkta olan yerlerini görebiliyoruz.

Bütün kötüler, tek bir amaç için bir araya gelebiliyor. Bu arada kime ne olduğu da asla umurlarında olmuyor.

Bugün terörü ve terör örgütlerini savunanların anlayışı, 30 yıldır bu ülkede terörü bitirmeyen, onu besleyip büyüten ve insanlara hayatı zehir edenlerdi.

Bu nedenle söylenen sözler, atılan imzalar elbet önemlidir ama bundan önemlisi, hangi olayda, hangi tavır sergilediği ve kimin yanında, neden durduğudur.

Kötülerin, kötülük için bir birini kollamasını elbet anlarım ama iyilerin bir türlü kötülüğe karşı, kötülere karşı tek ses olamamasını anlayamıyorum.

En iğrendiğim, insanca tepkiyi kılıf olarak kullanarak, bir zulmün sürmesini sağlamalarıdır.

Kötüler her zaman bunu çok iyi yapıyor ve sürekli alıcısı da çıkıyor…

Tweetimden seçmeler

İnsan en zor kendini bulur. Kendini bulan, âlemi de bulur.

www.naifkarabatak.net

Önceki ve Sonraki Yazılar