1. YAZARLAR

  2. Nurettin Abacıoglu

  3. KSÜ Rektörlük Seçimleri
Nurettin Abacıoglu

Nurettin Abacıoglu

Entelektüel Bakış
Yazarın Tüm Yazıları >

KSÜ Rektörlük Seçimleri

A+A-

Kurulma sürecini bilmeyenler için kısa bir hatırlatma yaptıktan sonra yazımıza geçelim. Sütçü İmam Üniversitesi 1992 yılında kurucu rektör Prof. Dr. Yusuf Vanlı tarafından kuruldu. Tam 22 yıl olmuş. Sağ ise Allah selamet versin, vefat etti ise Allah rahmet etsin.

Sayın Vanlı Sütçü İmam Üniversitesi  için yeni kampüs alanı kurmak istiyordu. yeni geldiği için şehrimizi tanımıyordu. Fikirlerini almak için İlimizde ki mimarları makamına davet etti. Herkes fikrini söyledi. Bütün fikirleri dikkatle dinledi ve  not aldı.

Ortak aklı önemsiyordu.  Ben de buna güvenerek üniversite için Sır barajına hakim olan Avşar kampüs alanını önermiştim. Örnek olarak da Adana Çukurova Üniversitesini göstermiştim. Baraj kenarında kurulduğunu, Türkiye’nin en güzel kampüs alanı olduğunu örnek vermiştim.

Görüşmeler sonun da  kendisi de önerimi kabul etti ve Avşar kampüs alanı böyle doğdu.   Araziler satın alındı. Proje, inşaat derken yapım başladı. Türkiye’de ki Üniversiteler içinde  Sütçü İmam Üniversitesinin konuşlandığı  Avşar kampüsü en güzel  kampüslerden birisidir.

Bu bilim yuvası için az da olsa bir katkımız olmuş oldu.

Rektör Seçimi

30 Ekim 2014 de Rektörlük seçimi var. 10 nun üzerinde aday var. Seçim sonucuna göre 6 kişi yök’e bildirilecek. Yök’te 3 kişiye düşürüp cumhurbaşkanına sunacak o kimi tensip buyururlarsa o rektör olacak.

21 Ekim 2010 tarihinde rektörlük seçimi ile ilgili Maraş gündem de şöyle bir yazı yazmışım. Okuyuculara hatırlatmak isterim. REKTÖR ÜNİVERSİTEYİ MARKA YAPABİLMELİDİR.

Sütçü İmam Üniversitesi bu geçen zaman diliminde marka olabilmiş mi? O günden bu güne ne gibi gelişmeler olmuş kısa bir göz atalım.

Pof. Dr. Yusuf Vanlı’dan sonra gelen rektörler; Pof. Dr.Osman Tekinel, Prof.Dr. Nafi Baytorun. Pof Dr. M. Fatih Karaaslan’dır.Görev yapan  her rektör üniversiteye kendi  çalışma anlayışı doğrultusunda hizmet etmeye çalıştı. Gerçi; at sahibine göre koşar derler. Üniversitenin bu günkü durumuna bakınca üniversiteyi hangi rektör daha iyi koşturdu?

Üniversitemizle beraber kurulan diğer üniversiteler kısa sürede alt ve üst yapılarını tamamladı. Eğitim yapacakları binaları bizden çok önce yaptılar. Fiziki yapılaşmayı tamamladılar. Bu nedenle eğitime erken başladılar. Yani erken kalkan yol aldı.

Kurulalı 22 yıl olduğu halde Tıp Fakültesi daha yeni bitti  ve kendi binasına taşındı. Birçok fakülte binası hala yapılamadı. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi bunlardan biri. Bu fakülte üniversitelerin en önemli bölümüdür. Hala iktisadi ve ticari bilimler fakültesinde eğitim görüyor. Duruma bakarmısınız!

Mühendislik ve Mimarlık Fakültesine ayrılan araziye İlahiyat Fakültesi yapılıyor. İşbu araziye 5-6  sene önce Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi yapılacağına karar verilmişti. Ben de bu heyetteydim. Bu değişen durumu anlayamadım.

Kendi binası olmadığından  Mimarlık ve Şehircilik bölümleri açılmamıştır. Popüler olan bu bölümler açılsaydı eğer çok öğrenci çekerdi. Bu da şehrin ekonomisine katkı sağlardı. Maalesef  Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi bölümlerini hala tamamlayamamıştır.

Eğitim fakültesi  branş öğretmenlik bölümlerini hala tamamlayamadı. Bu bölümler de çok öğrenci çekmektedir.

Önemli ve popüler bölümlerden biri de  Diş Hekimliği dir. Diğer önemli bölümlerden biri de Hukuk Fakültesidir.  Bu bölümler de çok öğrenci çekmektedir. Bu sözünü ettiğim bölümler mutlaka açılmalıdır. Yüksek puanlı öğrenciler bu bölümleri tercih ediyorlar. Yüksek puanlı öğrenciler üniversitenin hem kalitesini, hem de eğitim düzeyini yükseltiyorlar.

Rektörler  nedense bu  konulara hiç önem vermediler. Öğrenci kalitesi artmış ve eğitim düzeyi yükselmiş bir üniversiteye rektör olmak onurdur.

Bu kendi kendine olacak bir şey değildir. Bunu rektör kendi çabaları ve mücadelesi ile başarmalıdır. Gerekirse gidip cumhurbaşkanlığının, başbakanlığın, yök’ün önünde yatmalıdır. Bu önemli bölümlerin açılmasını sağlamalıdır.

Rektör yetersiz olan eğitim binalarını acilen tamamlamalıdır. Bunun için gerek devlet imkanları, gerekse iş adamlarından faydalanılmalıdır. İlahiyat fakültesini İskur yapıyormuş. Allah razı olsun. Ama  bu yetmez. Bir çiçekle yaz gelmez.

Üniversitenin önünü açmak için planlama önceden yapılmalıdır. Üniversitenin üstlendiği misyon ne ise o doğrultuda çalışılma yapılmalıdır.

Örneğin; Diş hekimliği  bölümü açacağız ama binamız yok, öğretim elemanımız yok diye bahane üretemezsiniz. O nedenle diyorum ki; planlama ve hazırlıklar  önceden yapılmalıdır. 

Öğretim elemanları Kahramanmaraş’a gelmiyor mu diyorsunuz? Yerlilere sözüm yok, ama yabancılar niye gelsin ki?  Rektörlük olarak öğretim elemanlarının gelmesini sağlayacak bir cazibe ortamı oluşturdunuz mu? Hayır. Gerekirse örnek veririm.

Terörün kol gezdiği Diyarbakır’a giden öğretim elemanı terörün olmadığı  Kahramanmaraş’a niye gelmesin? Yeni rektör olmak isteyenler lutfen bu sözüme kulak versinler. Çünkü bu çok dillendirilen önemli konulardan biridir.

Dezavantaj olarak gördüğüm şu durumu da rektör adaylarına hatırlatalım; eski rektörler  üniversitenin içinden çıkmadılar. Kendilerini toplumdan soyutladılar. İçe kapanıktılar.  İş adamları ile diyalog kurmadılar. Üniversite ile şehri kaynaştırıp, bütünleştiremediler. Bu yanlıştı. Bundan hem üniversite hem şehir kayıp etti.  Yoksa bu üniversite bu kadar geri kalmazdı.

Rektör olmak isteyenler lütfen Kayseri’ye gidip Erciyes üniversitesini görsünler. Üniversite  ve iş dünyasının nasıl bir araya geldiğini öğrensinler. Bu birliktelik sayesinde fakülte binalarının bir kısmının iş adamları tarafından yapıldığını görecekler. Bu Gaziantep üniversitesi için de geçerlidir. Bu gelişmeler rektörlüğün hem iş dünyası ile  hem de  şehir ile kurduğu iyi diyaloğun sonucudur.

Şunu da hatırlatmak isterim: Fakülteler, idare  ve diğer üniteler arasındaki fonksiyon şeması iyi değil. Üniteler arasındaki fonksiyonel ilişkilerin daha iyi  olması için vaziyet planının yeniden yapılması gerekir. Yeni yapılar vaziyet planının önerisine göre konumlandırılmalıdır. Hiç olmaz sa, bundan sonra yapılacak  yapılar için iyi bir fonksiyonel ilişki kurulur.  Rektör adayları bu önerimi lütfen not etsinler.

Tekrarlamak isterim ki; Rektörün birinci önceliği fiziki yapılaşmayı tamamlamak olmalıdır. Üniversite bilim dalında diğer üniversiteler ile rekabet edecekse;  önce sağlıklı mekanlar oluşturmalıdır. Öğretim elemanlarının bilimsel çalışmalarını rahat yapmaları için bağımsız odaları olmalıdır. Ne yazık ki bir odayı birden fazla kullananlar var.

Ayrıca, eğitim kalitesini yükseltmek için yeni fikirler ve stratejiler geliştirilmelidir. Bunun  için  akademik  kadronun özgürce bilim çalışması yapmasına olanak sağlanmalıdır.

Rektörün siyasi düşüncesi ve ideolojisi olabilir. Gerek personellere, gerekse eğitimin hiçbir aşamasına ideolojik yaklaşmamalıdır. Objektif olmalıdır.  Temel amacı eğitim kalitesini artırmak olmalıdır. Bu bütün kapıları açacaktır.

Rektör seçimin de oy kullanacak olan öğretim üyeleri de umarım en iyi hizmet edecek olanı seçerler.

Her kim misyonu ve vizyonu ile Sütçü İmam Üniversitesine katkı sunacaksa ve  marka yapacaksa o kazansın.

Bu vesile ile bütün rektör adaylarına başarılar diliyorum. 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar