• Dıyarbakır'da Polise hain pusu 4 şehit verdik
  • Başkan Erkoç Suk-İ Maraş çarşısında
  • Hayallerindeki "engelsiz dünyayı" resmettiler
  • ‘Nefes kredisine ilave kaynak aktarıldı’
  • Kahramanmaraş’ta  seracılık her geçen gün yaygınlaşıyor
  • Türkiye'nin işsizlik rakamları açıklandı
  • Yeni sistem için TBMM'de ilk tur bitti
  • KKTC’de 9 FETÖ’cü albay gözaltına alındı
  • Başbakan Yıldırım: "Kıbrıs konusunda kırmızı çizgilerimiz bellidir"
  • TÜGVA Kızılay'ın Kan bağışına kayıtsız kalmadı
  • Yayman, Yeni Türkiye vizyonu ve başkanlık sistemini anlattı
  • ‘Ekonomik ve sosyal gelişiminin en önemli mimarı basındır’
  • Kahramanmaraş havalimanı Aralık ayında 19.663 yolcuya hizmet verildi
  • Daha temiz bir çevre için atıksu arıtma tesisi çalışmaları devam ediyor
  • Kahramanmaraş'ta Tabiat Turizmi Çalıştayı düzenlendi
  • Başkan Mahçiçek, çocuklarla birlikte kitap okudu
  • Liseler Voleybol(A) turnuvasında birinciler belli oldu
  • 129 bin kişi daha tespit edildi devletteki Kripto Fetocular çözülür mü?
  • Kahramanmaraş'ta görme engelli hafızlar, şehitler için mevlit okudu
  • "Bir cinayet örgütünün barış masasında ne işi var"

Milletvekiline “parmak” gözüyle bakılmamalı

Naif Karabatak

 

Türkiye’de “siyasi partiler mi var” yoksa “liderlerin partileri mi var” doğrusu buna cevap vermeden, milletvekillerine nasıl bakıldığını da net olarak açıklayamazsınız.

Öncelikle Türkiye’de siyasi partiler, uzun zaman önce tarihe gömüldü.

Ülkemizde ne yazık ki liderlerin partisi var.

Koltukta kimin oturması önemli değil, “bugün oturanın dediği, partinin en temel politikasıdır ve mutlaka uyulması gereken kuraldır

Demokrasi mücadelesi veren veya verdiğini söyleyen bütün partilerde “demokrasi dışı” yöntemlerle parti içi organlar belirlenir.

Bu, en küçük bir organdan, il ve ilçe yönetimlerine, yerel yönetimlere ve onun organlarına olduğu gibi, genel merkez yöneticilerinin belirlenmesine kadar değişmez.

O nedenle de “ben seçilirsem” demokrasi vardır, başkası seçildiğinde “demokrasi dışı yolla atanmıştır” diye rahatlıkça eleştiride bulunulur.

Dün eleştirdiği, hatta eleştirinin dozunu kaçırdığı bir partiye “geçiş” yapabilir ve bir anda “baldıran zehri” içmeye de gidilir, “bal şerbeti” içmeye de…

Sorun, nerede durduğun değildir çünkü. Kaldıracağın parmağın, hangi liderin amacına hizmet edeceğiyle doğrudan orantılıdır.

Eğer vekil, donanımlı değilse, bilgi ve birikimi yoksa, demokrasi anlayışı oturmamışsa, hak ve özgürlüklerle ilgili kelam edecek cümle kuramıyorsa ve bunu savunamıyorsa, hangi partide olması bir şey değiştirmez. Sadece “denge”yi değiştirir, hepsi o.

***

CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in “Kürt” ve “Türk”ü eşit görmemesi üzerine yükselen tepkiler sonrası CHP Adıyaman Milletvekili Dr. Salih Fırat, partisinden istifa etmişti.

Çok uzun olmayan bir süre bağımsız kalan Fırat, beklenildiği gibi AK Parti’ye geçti.

Geçerken iki şeye vurgu yaptı, birincisi “baldıran şerbeti” içmeye geldiğiydi.

İkincisi “katılımların süreceği”yle ilgili açıklamasıydı…

Bazıları için bu bilgi önemli olabilir ama benim için “hiç bir öneme” sahip değil.

Çünkü ben vekillerin, milletin vekili olması gerektiğini düşünenlerdenim.

Milletin hakkını koruyan, sonuna kadar savunan, onların özgür yaşaması için didinen, daha iyi bir yaşama kavuşturmak için çaba harcayan, antidemokratik yasaları değiştiren, değişmesi için siyasi hayatına mal olsa bile mücadele eden, ülkeyi barışa götüren, huzurla buluşturan, onları kimseye muhtaç etmeyecek bir kazanca kavuşmasına çabalayan olarak görmek isteyenlerdenim.

Böyle değil elbet…

En azından böyle olmak isteyenlerin sayısı çok az ve olanlar da zaten kendisini gösteriyor.

Aksinde diğerleri “parmak milletvekili” kategorisine giriyorlar.

Meclise girersiniz, parti başkanınız neye karar vermişse, siz o yönde “parmak” kaldırırsınız. İçeriğini bilmez, sorgulayamaz, aksi görüş bildiremezsiniz.

Elbette bu “bir arada olmanın gereği” diye düşünebilirsiniz ama değil. Çünkü partinin ideolojisi, liderin iki dudağının arasından çıkandır.

Hal böyle olunca partilerdeki milletvekili sayısı, liderin elini güçlendiren en önemli etkendir.

Salih Fırat, dün AK Partili oldu.

AK Parti’ye geçeceği tahminlerin ötesinde bir beklentiydi ve bu beklenti, kendisini “vekil eden” CHP’de ve “oy veren” kesimde “haklı bir” tepkiye neden oldu.

Hatta daha da ileriye gidip, dün savcılığa suç duyurusunda bulunarak “oylarımızı çaldı” dediler.

Yazının başından beri, genel olarak tüm siyasi partilerdeki vekil anlayışını ve parti içi demokrasiyi eleştirdiğim anlaşılmıştır.

Şimdi gelelim CHP’ye…

Bir soruya “samimi” cevap vermelerini beklemiyorum ama “umuyorum” diyelim…

Her şey ters yüz olsaydı, AK Parti’den “istifa” eden veya edenler, CHP’ye geçseydi, aynı tepki verilir miydi?

Ve AK Parti…

Daha düne kadar “acımasızca” eleştirenlerin, partinize katılması, sıradan bir olay olmaya başladı.

Tersi olsaydı, AK Parti’den CHP’ye gidenler için “aynı anlayışlı” tavrı veya “hoşgörüyü” gösterebilir miydiniz?

İki siyasi partide “yüreğinden geçeni” söyleyemeyecek durumda, biliyorum.

Çünkü Türkiye’de siyasetin sevilmemesinin esas nedeni, o söyleyemediklerinde yatıyor.

Bizden olanın iyi, bizim karşımızda olanın kötü” olarak algılandığı ama kendi içinde de “arkanı kolladığın” bir yapıdır siyasi parti dedikleri…

Böyle bir yapıda “çeşni” olan oylarınızın son tahlilde hangi partiye uçarak veya kaçarak gittiğinin bir önemi yok.

Zira vekili veya belediye başkanını seçen siz değilsiniz, liderlerdir.

Sizin yaptığınız “aday olarak önünüze gelene” oy vermekten öte bir şey değildir.

Asıl tepki, o zaman lazım.

Bize rağmen” aday olanlar, bizden oy talep etmemeliler…

(Ya ben ne diyorum, bu işler hep böyle gidiyor. Vazgeçtim! Söylediklerimi unutun ve tepkinizi ya da sevginizi göstermeye devam edin…)

Twitimden seçmeler

Bir gün kaldı 21 Mart’a. Nevruz’daki “v”yi çift dikiş yapmayla yapmama arasındadır sizin siyasi anlayışınız. Bu kadar şekle takarız biz!

www.naifkarabatak.net

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Şehit ateşi Erzurum’a düştüŞehit ateşi Erzurum’a düştüFETÖ’nün "il ablası"na tutuklamaFETÖ’nün "il ablası"na tutuklamaŞahan Gökbakar’dan tartışılan sahneyle ilgili açıklamaŞahan Gökbakar’dan tartışılan sahneyle ilgili açıklamaFETÖ’ye büyük darbe: YakalandıFETÖ’ye büyük darbe: YakalandıMesud Barzani’den şok kararMesud Barzani’den şok karar18 polise ByLock’tan tutuklama18 polise ByLock’tan tutuklama
Polise bombalı saldırı: 1 şehit, 9 yaralıPolise bombalı saldırı: 1 şehit, 9 yaralıBursa’da doğalgaz patladı, 2 kişi yaralandıBursa’da doğalgaz patladı, 2 kişi yaralandıAfşin'de öğrenciler böbrek taramasından geçiriliyorAfşin'de öğrenciler böbrek taramasından geçiriliyor