1. YAZARLAR

  2. Naif Karabatak

  3. Müslüman Bilinen Bir Toplumda Yaşıyoruz
Naif Karabatak

Naif Karabatak

Yazarın Tüm Yazıları >

Müslüman Bilinen Bir Toplumda Yaşıyoruz

A+A-

Pakistan’da akıllara durgunluk veren katliam, Taliban eliyle işlendi. Öğrencileri hedef alan saldırıda tam 145 kişi hayatını kaybetti. Pakistan, Müslüman bir ülke ve biz de Müslüman bilinen bir toplumda yaşıyoruz.

Pakistan’da yaşanan olaya bakınca, ölen ve öldürenin “Müslüman” bilindiğini görünce yanmamak, hayıflanmamak, “bu din böyle değil” diye haykırmamak mümkün değil.

Bir okula girip, gelişi güzel ateş açmak için insanlıktan çıkmak gerekir.

Çünkü insan olan birisinin böyle bir saldırı yapmasını düşünmek çok zor…

Bu saldırıya bir amaç uydurmak, bir araç bulmak çok kolay ama bu cinayeti işlemek zor…

Üstelik bu korkunç cinayeti, İslam adına yapmak, asla mümkün değil.

‘Pakistan Talibanı’nın önceki gün Pakistan’ın kuzeyindeki Peşaver kentinde, bir okula düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden çoğu çocuk 145 kişi için tören düzenlendi.

Herkesin üzgün ve suskun olduğu tören, yürek burkuyordu.

Okulun içinden alınan görüntüler ise bir vahşetin fotoğrafıydı.

Taliban’ın “Sadece yaşı büyük öğrencileri öldürdük” açıklaması ise vicdansızlıklarının boyutunu gösteriyordu.

Yaklaşık beş yüz öğrencinin bulunduğu okulda, küçüklere dokunulmamış, büyükler öldürülmüş.

Öğrencilerin bir kısmı ise askerler tarafından okul dışına çıkarılmıştı.

Aksi olsaydı bu sayı daha da artacaktı.

***

Ama ne ki, biz Taliban’ı Müslüman bilenlerin olduğu bir toplumda yaşıyoruz.

Kafa kesen ve kestiği kafayla ağzından salyalar akarken poz veren İŞİD katillerini de Müslüman bilen bir toplumda yaşıyoruz.

Müslümanlara kumpas kuran, “terör örgütü” yaftasını üzerine yapıştıran ve düzmece delillerle insanları mahpus eden, mağdur edenlerin de “Müslüman” bilindiği bir toplumda yaşıyoruz.

Irkıyla övünen, başkasının ırkını küçümseyenlerin olduğu bir toplumda yaşıyoruz.

İnsanları dillerine göre sınıflandıran, makamlarına göre ayıran, statülerini her şeyin üzerinde tutanların “Müslüman” bilindiği bir toplumda yaşıyoruz.

Kız çocuklarını okutmayan, onlara mirastan pay vermeyen, kendi ayakları üzerinde durmasına müsaade etmeyen ve halen zorla evlendirenlerin “Müslüman” sayıldığı bir toplumda yaşıyoruz.

Yalan ve iftira atan, hakaret ve küfredenlerin “Müslüman” bilindiği bir toplumda yaşıyoruz.

Siyasi beklentilerle bir birlerinin ayağına çelme atan, arkasından kuyu kazan ve iftiralarla kendisini “iyi” gösterenlerin de “Müslüman” bilindiği bir toplumda yaşıyoruz.

Böyle bir toplumda yaşamak çok ilginç ve çok zor…

Yıllar yılı Müslümanlara zulmedenlerin iktidar olduğu ülkemizde, Müslümanların “bakın böyleymiş” diye gösterilmesi, ne kadar acı.

Müslümanın katil olması, yalancı olması, üçkâğıtçı olması, sahtekâr olması, dalavereci olması ve azılı birer katil olması mümkün değilken, bütün bunların olduğunu görmek ne kadar acı.

Kendisinden olmayanı “gâvur” bilen, kendi grubundan, cemaatinden hatta partisinden olmayanı “cehennemlik” görenlerin Müslüman olacağı düşünülmemesine rağmen, olması çok acı.

İslam’ı kendi şahsi çıkarı için kullanan, cennetin tapusunu pazarlayan ve insanları boş vaatlerle kandıran, kendisine kul, köle ve tetikçi yapanların Müslüman olması mümkün değilken, onlarla bir arada yaşamak ne acı.

Cemaatini, grubunu, partisini, çıkarını, ailesini ve aşiretini dinin önünde tutup, sonra da “Müslüman” olduğunu söyleyenlerin, asla Müslüman olamayacağı bilinmesine rağmen, onlarla birlikte olmak ne acı.

***

İşte bu kadar çelişkili ve bu kadar dinden bihaber toplumlarda Taliban’ı Müslümanların koruyucusu, İşid’i İslam’ın halifesi sayanların daha kimleri ne sanmasına şaşırmamak lazım.

İslam’ı, İslam’dan değil, başka yerlerden öğrenenlerin, cennet vaadiyle uyuşturulan beyinlerin, ancak “haşhaşiler” kadar düşünüp, ona göre değerlendirme yaptığı bir toplumda, “Kesinlikle İslam böyle bir din değil” söylemleri de etkili olmuyor.

Ve aslında dünyada yaşanan bütün kavgalarda Müslümanların “mağdur” olması, “ezilen” konumunda bulunması ve hep “Müslüman olmayanlar” eliyle yönetilmesi de bundandır.

Kendi dinini, inancını bilmeyen, tarihte yaşanan acıları yüreğinde hissetmeyenlerin, “mezhep” gibi kavgaların içinde olması, can alması, kan akıtması, gözyaşı döktürmesi, insanları yetim bırakması kabul edilemez.

Ama ne yapalım, biz bu ülkede/bu ülkelerde yaşıyoruz ve herkes Müslüman; sanırım onların gözünde bir tek bizim gibi düşünenler Müslüman değil…

Çok şükür ki, öyle düşünüyorlar ya onlar gibi Müslüman olsaydık!

 

Tweetimden seçmeler

Planlı olaylarda iki görüntü olur; bir görmemiz gereken, bir de görmemiz istenen.
17 Aralık'tan bu yana bize görmemiz isteneni sundular.

www.naifkarabatak.net

Önceki ve Sonraki Yazılar