1. YAZARLAR

  2. Mehmet TAŞ

  3. Prof. Saltalı İstifa Mı Ettirildi?
Mehmet TAŞ

Mehmet TAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Prof. Saltalı İstifa Mı Ettirildi?

A+A-

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi yönetimini zaman zaman eleştirsem de çoğunlukla çalışmalarını takdir ediyor, destek veriyoruz.

Cemaat, tarikat yada bu gibi konularda bize gelen bilgi notlarına hiç dikkat etmedim ve önemli de saymadım. Ancak son dönemlerde bu yönde bayağı tepkiler gelmektedir.

Değerli Rektör Mustafa Karaaslan’ın politik mülahazalarla, düşünce ve tarikat eksenli bir kadrolaşma yaptığına inanmıyorum. Tanıdığım bir çok farklı görüşlere mensup insanlarda KSÜ’de görev yapıyor.

Ancak bana gelen Prof. Kadir Saltalı ile ilgili bilgi notunu önemli bulhuyor ve kamuoyu ile paylaşıyorum.

Değerli Rektörün bu konuda vereceği açıklamayı da yine köşemde yayınlamak istiyorum.

Bilgi notu aynen şu şekilde:

“Prof.Kadir Saltalı neden istifa ettirildi?

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı, hemşerimiz Prof.Dr.Kadir Saltalı 2 yıldan beri yürüttüğü dekanlık görevinden 30 Ağustos 2013 tarihi itibariyle ayrıldı.

KSÜ Rektörü Prof.Karaaslan’nın Dekan Prof.Kadir Saltalı’nın istifasını istediği ve bunun üzerine Prof.Kadir Saltalı’nın istifa ettiği ifade ediliyor.

Meyve üreticisi K.Maraş’lı çiftçilere bizzat kendi elleriyle budama tekniği eğitimi vermesiyle bilinen ve görev dönemi içerisinde KSÜ Ziraat Fakültesi ile yöre halkını ve üreticiyi birbirine yakınlaştıran mütevazi kişilikli Prof.Kadir Saltalı’nın başarıyla yürüttüğü görevinden istifa etmesi kamuoyunda üzüntüye neden oldu.

Üniversiteye yakın çevrelerden edinilen bilgiye göre, Rektör Karaaslan’nın Prof.Saltalı’nın istifasını istemesinin arkasında sanıldığı gibi cemaat yapılanması değil, yaptığı başarılı çalışmalarla K.Maraş kamuoyunun takdirini toplayan Kadir Saltalı’nın rektörlüğe geldiğinden beri KSÜ’ye ciddi bir katkısı olmadığı gerekçesiyle devamlı eleştiri alan Prof.Karaaslan’nın önüne geçmesi yatıyor.    

Prof.Dr.Kadir Saltalı’nın dekanlık dönemi içerisinde, Kahramanmaraş bölgesinde tarımsal verimliliğin artırılması için Afşin-Elbistan Linyit madenleri bölgesinde bulunan ‘’Gidya’’ isimli maddenin kullanılmasının teşvik edilmesi, modern budama teknikleri eğitimin K.Maraş’ın ilçe ve köylerine kadar yaygınlaştırılması, Kahramanmaraş’taki tüm tarım paydaşlarını belirli aralıklarla toplantıya alınarak kurumlar ve üniversite arasındaki işbirliğinin artırılması, Türkiye’de sezonun ilk kirazının (Mayıs ayında) K.Maraş’ta üretilebilmesi için Kahramanmaraş iklimine uygun erkenci bir kiraz türünün geliştirilmesi ve çiftçilere bu amaçla fidan dağıtılması gibi Kahramanmaraş tarımının gelişmesine katkı sağlayan pek çok çalışma ve bilimsel araştırmaya imza atılmıştı.  

Başarılı bilimsel çalışmaları ve gayretleriyle bilinen K.Maraş’lı değerli bir profeserün bu şekilde istifaya zorlanmasının uzun vadede hem Kahramanmaraş ve KSÜ’ye, hem de rektör Karaaslan’a zarar vereceği belirtiliyor”

**

Sayın Rektör gelecekte karşısına aday olarak gördüğü ve yaptığı çalışmalar nedeniyle de kıskançlık yaparak bu değerli bilim adamımızı istifa etmeye zorlamış ise, bunun çok yanlış bir yönetim biçimi olduğunu ifade edebilirim.

Ben bu konuda değerli Rektörün açıklamasını bekleyeceğim. Açıklamanın gelmemesi halinde ise bu konuyu takip ederek, gerçekleri bulmaya çalışarak kamuoyunu bilgilendirmeye gayret göstereceğim.

**

1 Eylül Dünya barış Günü

Barış kavramının sadece sözde kaldığı bir zaman dilimi içinde yaşıyoruz. Dünyanın en çok silah üreten 5 ülkesinin aynı zamanda Güvenlik Konseyinin beş daimi üyesi olduğu günümüzde, barış kelimesinin sadece gözyaşına eş değer olduğunu düşünüyorum.

Katillerin iktidarda olduğu, kan emici vampirlerin, zavallıların göz yaşları üzerine imparatorluk kurduğu günümüzde, Ülkemiz gibi bir iki omurgalı devlet ve siyasi liderler yüreğimizdeki sözcükleri haykırarak geleceğe ait umutlarımızın devam etmesine katkı yapıyorlar.

Dünyanın son 15 yılına baktığımızda özellikle Ortadoğu ve İslam Dünyasında acı ve göz yaşı hakimdir.

İslam coğrafyasında iktidarda olan katiller, kendi halkına kimyasal bomba atacak kadar aşağılaşmışlar, çoluk çocuk demeden yüzbinlerce masum çocuğun kanına girmişlerdir.

Batının iki yüzlü yapısı bu gözyaşını artırmış, paranın olmadığı coğrafyalarda akan gözyaşını görmezden gelmişlerdir.

Bu katillerin zalimliklerini artırdığı şu günlerde 1 Eylül’ü dünya barış günü olarak kutlamak abesle iştigal gibi bir şeydir.

Ne zaman ki katiller koltuklarını bırakır, akıl ve sağ duyu iktidar olur o zaman bir barış kavramından söz edebiliriz.

Kahrolsun katil iktidarlar

Yaşasın barış!....

Önceki ve Sonraki Yazılar