1. YAZARLAR

  2. Naif Karabatak

  3. Silahlı Düşünce Örgütü!
Naif Karabatak

Naif Karabatak

Yazarın Tüm Yazıları >

Silahlı Düşünce Örgütü!

A+A-

Tarihin ilk döneminden bu yana “düşünce” var olduğu gibi, çeşitli şekilde “silahlanan” örgütler de vardır ama aynı zamanda silahlı olan bu örgütlerin, silahsız ama aynı düşüncede olanları da vardır.

İşte burada ince bir çizgi var; ya düşünce adamı olursunuz ya silahlı örgüt üyesi.

Temelde şiddeti esas alan silahlı terör örgütler veya silahlı yapılanmalar, iki temelde ortaya çıkar; birincisi bir zulme karşı, ikincisi zulmetmek için…

Hangi dinden veya inançtan olursa olsun zulme başkaldıran silahlı örgütlere “terör örgütü” diyemiyoruz.

Belki nefsi müdafaa diye de tabir edeceğimiz, cihat örgütleridir bunlar.

Ancak, cihat örgütleri de şiddeti ve cinayeti “meşru” görerek bu işi yapamaz.

Eğer önüne geleni öldürmeye kalkarlarsa, savaşmaya kalktıkları zalimle aynı duruma düşerler.

Peki ya diğeri?

Asıl anlatmak istediğim diğerleri…

Mesela barıştan, kardeşlikten, insan sevgisinden, çevrecilikten, hayvanlara olan sevgisinden söz edenlerin şiddetinden…

Söz gelimi hümanist olan bir insanın aynı zamanda katil olması mümkün değildir.

Barış yanlısı olduğunu söyleyenin de savaşması mümkün değildir.

Hem şiddeti savunup, hem kardeşlikten söz edenlerin, sözlerinden birisi yalandır; ya şiddetin tarafıdır ya değildir.

Demokrat olduğunu söyleyen birisi de, antidemokratik yol arayışına gidemez.

Dürüst olduğunu söyleyen, hırsızlık yapamaz…

Dürüst olduğunu söyleyen birisi kendi çıkarı için ahlaki kuralları çiğneme pahasına kazanmayı seçemez.

Özgürlük üzerine mücadele eden birisi özgürlükleri kısıtlayamaz.

Elbette bu ve daha çoğunu hem savunup, hem aksini yapanlar var ve bunların ki en basit anlatımla ikiyüzlülüktür.

***

Türkiye’de gezi olaylarıyla birlikte farklı ikiyüzlülüğü bir kez daha gördük.

17 Ağustos ve son olarak 1 Mayıs’ta…

Sokağa çıkanlar şiddet yanlısı…

Kendilerini “marjinal” diye tanıtan ve temelde sol görüşlü örgütler.

Ellerinde sopalar var ve eline geçirdiğini acımasızca dövecek kadar şiddetten haz alanlar bunlar.

Molotof atabiliyorlar…

Ambulansı bile tekme tokat dövebiliyorlar; daha önce laleleri döveni görmüştük.

İnsanların dükkânlarını yakıp, yıkıp, yağmalayabiliyorlar.

Kaldırım taşlarını söküp, “düşman” gördüğünü benzetebiliyorlar.

Ve insanların özgürlüklerini elinden alıyor, minicik çocukları ateşin tam ortasına koyuyorlar.

Bütün amaçları devleti “şiddet yapar duruma” kadar getirmek.

Kendilerinin yaptığı şiddetin hoş görülmesini beklerken, devletin yapacağı şiddeti, peşinen kınamaya hazırlanıyorlar.

Sorduğunda hepsi barışçı…

Çoğunluğu hümanist bunların…

Sevgi ve aşk dolular…

Hatta hızını alamayıp, eylemin ortasında öpüşerek, ne kadar sevgi dolu olduğunu gösterenler bile var.

Ve bunların “silahsız” olanı da var…

Onlar da sol görüşlü…

Tersini de düşünebilirsiniz; o örgütler kendilerini İslamcı veya sağcı diye tanıtsın…

Ama şiddet uygulasın, eline silah alsın ve iğrenç eylemler yapsın…

Diğer tarafta aynı düşünce yapısının silahsızı var…

Solcuysa eğer ve sevgi doluysa yüreği, barış ve kardeşlikten yanaysa o örgütlere ve onların yaptığı eylemlere “sevgiyle” bakamaz, savunuculuğunu yapamaz…

Veya sağcıysa ya da İslamcıysa, şiddet içeren eylemlerde bulunan herhangi bir silahlı örgütü savunamaz.

Çünkü İslam, barış demektir, savaş değil.

Bir Müslüman, bir başkasını öldüremez, yaralayamaz, hakkımı yiyemez.

Ama eğer bir yanda durup, “ben barıştan, kardeşlikten, sevgiden, aşktan yanayım” diye maval okurken, diğer yandan sokağa taşan terör eylemlerini destekliyorsa ve onları bir kahraman diye yutmamızı istiyorsa orada ikiyüzlülük vardır.

Barıştan yana olduğunuzu söylemeniz, barıştan haz eden ve barış yanlısı olduğunuzu göstermez.

Sevgi dolu olduğunuzu söylemeniz, içinizdeki kini temizlemez.

Sizden olmayanın ölümüne, yaralanmasına veya mağduriyetine kıs kıs gülerken hümanist olduğunuzu söylemeniz de bir anlam ifade etmez.

Çünkü sizin düşünceniz silahlıdır.

Siz silahlı düşünce örgütünün en aktif üyesisiniz.

Boş yere demokrat olduğunuzu söyleyerek nutuklar atmayın.

Boş yere insancıl mesajlar vermeyin.

Boş yere sevgi dolu olduğunuzu söylemeyin.

Sizin düşünceniz gibi, yüreğiniz de, beyniniz de silahlı ama ya siz farkında değilsiniz ya da bilerek ve kasten yapıyorsunuz.

 

Tweetimden seçmeler

Liderliğin-yöneticiliğin çok vasfı var, say say bitmez. En önemlisi dürüstlüktür ama salt dürüstlük, kişiyi yönetici-lider yapmaya yetmez.

www.naifkarabatak.net

Önceki ve Sonraki Yazılar