1. YAZARLAR

  2. Naif Karabatak

  3. Sizin Dininiz, Benim Dinim Olamaz!
Naif Karabatak

Naif Karabatak

Yazarın Tüm Yazıları >

Sizin Dininiz, Benim Dinim Olamaz!

A+A-

Bir başkasının inancına değil, ameline bakıldığında yanlış kanıya varılması kaçınılmazdır. İkisini, bir birinden ayırmadığınızda, onun her yaptığı hatayı, inancının kaynağına mal edilmesini önleyemezsiniz. Diyelim bu İslam dini olsun. Bu dine mensup, herhangi bir Müslüman veya topluluğun yapacağı her “kötü” hareket, İslam’a mal edilecektir. Yanlış ama bugüne dek bütün dinler, bu anlayışla kötülendi.

Şimdi farklı değil…

Özellikle kan gölü haline gelen Ortadoğu’da “İslam bu değil!” diyeceğiniz çok şey var.

Ama bunu İslam adına yaptığını söyleyecek de çok var.

Tartışmalarda, gündeme gelen olayın hep bu yönü oluyor.

Müslüman terörist olmaz” diyorsunuz, terörist olan Müslümanlar örnek gösteriliyor.

Müslüman kan dökmez” diyorsunuz, kan döken Müslümanlar tek tek gösteriliyor.

Hatta sadece bu değil, “Müslüman faiz yemez” dediğinizde de, faiz yiyenlerin çokluğundan bahsediliyor.

Rüşvet böyle, içki böyle, zina böyle…

Hayatın her alanında Müslümanın yapmamakla mükellef olduğu yasakların alenen yapıldığı, hatta çok daha çirkinleriyle karşılaşıldığı bir gerçek.

Ama bu, İslam’ın eksikliğini veya yanlışlığını göstermez.

Birincisi o kişinin “günahkâr” olabileceğini akla getirir.

Sonra neye inandığını bilmediğini…

Belki de cehaletini ortaya koyar.

Ya da bu çelişki, bir dine inanmakla, o dini yaşamak arasındaki derin uçurumu gösterir.

Hayatın her alanında deyince siyaset ve özellikle darbe ya da özgürlük bir kenara bırakılamaz.

Hiçbir Müslüman esir olamaz.

Ama Ortadoğu’ya baktığınızda yanılgıya düşersiniz.

Hiçbir Müslüman darbeden yana tavır takınamaz.

Koca koca şeyhlere(!) baktığınızda da “bu nasıl bir çelişki Allah’ım!” haykırışını beraberinde getirirsiniz.

Hele bu bir de toplu katliama neden olan bir darbeyse hiç düşünemezsiniz.

Ne darbeden yana olabilirsiniz, ne onun getirdiğinden yana…

Hatta hiçbir amaç, bunu mubah gösteremez.

Hiçbir gerekçeniz, ölen bir çocuğun katiline verdiğiniz desteği masumlaştıramaz.

Bunu kendi ülkeniz, çıkarınız, geleceğe dair hesaplarınız, Amerika veya Avrupa’ya karşı olan stratejik kaygılarınız, koltuğunuz, sizden sonra gelecekler..ne derseniz deyin, hiçbir ülkenin Suriye veya Mısır’da ya da dünyanın her hangi bir yerinde yaşanan katliama suskunluğunu “İslami” olarak açıklayamazsınız.

Bunun İslam’da asla ama asla yeri yoktur.

Bunu dayanak göstererek İslam’a da saldırılmaz, çünkü bu dinin veya bir başka dinin de “katliam”a destek için vereceği bir cevaz bulamazsınız.

O zaman sorun Müslüman olduğunu söyleyen ama İslam’dan başka bir şeye inananların işbaşında olmasıdır.

Onların Tanrısı para olabilir.

Güç, bütün değer yargılarının önüne geçmiştir.

Ruhlarındaki kölelik, cahiliye döneminden daha revaçtadır.

Sıra sıra toprağa düşen bebeklerin parçalanmış vücutları, onların taşlaşmış yüreğinde en ufak bir yumuşama meydana getirmiyordur.

Keskin nişancıların “özgürlük” isteyen kalabalığa açtığı ateşle yere düşen insanlar da onları üzmüyor, merhamet duyguları galebe çalmıyordur.

Yetim kalan çocuklar,

Dul kalan gelinler,

Evladının cesedini bağrına basan anne ve baba,

Gözü önünde sevdiklerini birer birer kaybedenler,

Ve hastane diye atıldıkları bir köşede şifa bekleyenler de onların insani duygularını harekete geçirmiyor, gözyaşına boğmuyordur.

O zaman onların dini, benim inandığım din değil.

Ya da ben başka dine inanıyorum, onlar başka dine ama bize farklı anlatıyorlar.

İnandığı gibi yaşamayanların, yaşadığı gibi inanacağına inananlar olarak, bu görüntü bize tanıdık gelmiyor.

Bunlar Müslüman olamaz…

Bir birinin boğazına sarılan bu yaratıklar, bırakın Müslüman’ı, bir başka dine mensup olamayacağı gibi, insan bile olamaz.

Birilerinin ölümünü izlerken, duyacağı kaygıya engel olan her şey, onu insanlıktan çıkaran gerekçedir.

Buna mezhebi, dini, dili, ırkı, etnik kökeni, sosyal statüsünü, makamını, parasını, gücünü.. hâsılı dünyalık neyi koyarsanız koyun, o sisin esas dininizdir, inancınızdır, mezhebinizdir ve ırkınızdır.

Bir Müslüman, “ırkı” öne alarak hiçbir eyleme girişemeyeceği gibi insanı, insan olmaktan öte bir kalıba da sokamaz, bunu dayatmaya kalkışamaz!

Hatta bir çiçeğin ayaklanması, bir böceğin ezilmesi, bir karıncanın ayaklanması, bir kedinin tekmelenmesi, bir köpeğin katli sizi üzmüyor ve tepkisiz bırakıyorsa sizden asla ama asla “iyi bir Müslüman” olamaz.

Bütün bunları yapan var mı, elbette ve maalesef var…

Ben onların dininden değilim…

Benim inandığım din, katliama arka çıkan, çocukların ölümüne sessiz kalan, koca bir milleti esir eden bir darbeye destek olan bir din değildir.

Siz Firavunların, Nemrutların, Ebu Cehillerin dininden olabilirsiniz.

Sizin dininiz asla ama asla benim dinim olamaz.

Tweetimden seçmeler

Makamına bakmadan, Zalime “zalimsin”, hırsıza “hırsızsın”, namussuza “namussuzsun” dediğimiz gün, çok daha yaşanabilir bir ülkede olacağız!

www.naifkarabatak.net

Önceki ve Sonraki Yazılar