82.157 %-2.45
592,69 %0.65
2,1435 %2.29
2,8705 %2.03
  • Kmaraş25 °C
Mustafa SEYİTHANOĞLU

Yakıştı mı Mado ?

09 Nisan 2013 Salı 16:47Mustafa SEYİTHANOĞLU
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt

 

Türkiye’de sanata sanatçıya saygı olmadığı aşikar, “ ben sanatçıyım” söyleminin altına sığınan ve aslında yaptığı şey sadece taklit olan onlarca sözde ünlü, halk kahramanı olarak görünür iken kendini sanata adamış ve gerçekten sanat yapan kişiler ne yazık ki hak ettiği değeri görememekte.

            Türkiye’nin en eski sinemalarından olan EMEK sineması ile ilgili ne yazık ki üzücü çalışmalar gerçekleştiriliyor. Moving yöntemi dediğimiz yöntemle sinema, yeni yapılan binanın en üst katına taşınmaya çalışılıyor. Bir tarihi değer daha gözler önünde farklılılaştırılıyor.

            Sinema ve sanat dünyasının değerli isimleri İstanbul’da bu durumu protesto etmek için geçtiğimiz günlerde toplandı. Emek sinemasını yıktırmamak için, doğal protesto hakkını kullanmak istedi. Lakin sizlerin de bildiği gibi geniş biber gazı rezervlerine sahip ülkemiz, bu rezervleri kullanacak çeşitli alanlar buluyor. Anıtkabire yürümek isteyene, üniversite de protesto hakkını kullanana, silivri’de vatandaşa, statta çocuğa, taksimde kadına, her türlü eylem ortamında sağolsun polisimiz bu rezervi itina ile kullanıyor.

            Muhakkak ki bazı art niyetli provakatörlerin sebep olduğu gerilim ortamlarında bu rezerv kullanılmalı, ancak görüntülere bakıyoruz ve ne yazık ki polislerin sinek ilacı gibi bir anda biber gazını vatandaşa sıktığını görüyoruz. Lakin bakıyorsunuz, terör eylemlerinde polisimiz bu rezervleri tüketmemek için direniyor! Neden? Çünkü provokasyonlara gelmemeliyiz!

            Hepsini anlarım ama dünyaca ünlü bir sinema yönetmeninin değerli tiyatrocuların bulunduğu bir kültür eyleminde, taş sopa benzeri hiç bir şiddet unsurunun bulunmadığı, toplumsal bir tepki sahasında, sanatçıya, vatandaşa sıkılan biber gazını anlayamam!

            Hadi orada polisin artık canına tak etti! Ya orada gözünü açamayan vatandaşa destek olmayan MADO? Senin ne yaptığını biz nasıl anlayacağız?

            Şehrim adına ilk defa bir olaya hiç bir savunmam yok!

            MADO, Kahramanmaraş’ın ve ülkemizin doğurduğu en önemli markalardan birisi, bu marka ki Kahramanmaraş’ın tanınmasına büyük fayda sağlamış bir kuruluş. Ancak bu yazıyı yazmadan önce sitelerini inceledim. Sosyal Sorumluluk manasında, sponsorluk manasında neler yapmışlar diye, gördüğüm şey bir “hiç”.

            MADO marka yaratırken bir şeyi eksik bırakmış, o da topluma fayda sağlayacak toplumsal projeler!

            Sitelerinde paylaştıklarına göre bünyesinde yaklaşık 4000 kişinin çalıştığını belirten bir kurum sadece 14 farklı organizasyona sponsorluk sağlamış!

MADO gibi bir marka! ulusal ve uluslararası marka olabilmeyi başarabilmiş bir firma, sponsorluk ve sosyal sorumluluk alanında neden bir marka haline gelememiş merak ettim! Kahramanmaraş’a, Türkiye’ye ne gibi fayda tabanlı çalışmalar yapmışlar merak ettim.

İşin aslı benim aklıma MADO gelince sadece lezzet geliyor. Lakin başka marka olabilmiş büyük firmaları aklıma getirdiğimde, yaptıkları büyük sosyal sorumluluk projeleri ve destekleri geliyor.

Hadi MADO’nun büyüme stratejisi bu! Fakat İstanbul’da gerçekleşen o kötü görüntünün sonuçlarını ne yapacağız?

            Parasıyla su almaya çalışan vatandaşa su satmayan MADO işletmesini ne yapacağız? Bunu twitter adresinden binlerce hayranına isyan şeklinde sunan sanatçıyı destekleyen vatandaşı ne yapacağız. Kendi sosyal medya hesaplarımda üzerine çizgi çekilmiş MADO logolarını nasıl savunacağız? Bu gün gün içerisinde şehir dışından gelen bir misafirime “hadi MADO’da bir sahlep içelim” dediğimde, “hayır olmaz ben onları boykot ediyorum” dediğinde, benim bir şey söyleyemememi ne yapacağız?

            Gönül isterdi ki MADO’nun ülkeye kattığı bir sonucu, haber kanalları ve sosyal medya tartışıyor olsaydı, gönül isterdi ki MADO bu ayıp karşısında bir özür dileyebilseydi, gönül isterdi ki “MADO bu ülkeye bu kente çok şey kattı, bir işletmesinin hatası koskoca bir markayı bu şekilde kötü etkilemez” diyebilseydik.

            Eğer bir MADO yetkilisi bu yazıyı okuyorsa, bence bir özür çok şey değiştirir bunu bilmeleri gerekir. Eğer toplumda doğan tepkiye bir karşılık verilmezse beklentiler karşılanmazsa, MADO ne yazık ki aldığı büyük yarayı ve lekeyi temizleyememiş bir marka olarak anılacaktır.

            Unutmayın, hatayı herkes yapabilir tekrarlanmayan hatalar affedilebilir ancak hata karşısında özür dilemek büyük bir erdemdir ve bu erdemi gösteren kurum ve kuruluşlar ancak affedilmeye layık görülür.

Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
1 . KÜRŞAT KAYNAR1
2 . YAŞAR OKUR1
ÜYE İŞLEMLERİ
ANKET
CUMHURBAŞKANI OLARAK KİMİ GÖRMEK İSTERSİNİZ?
  • ÇOK OKUNANLAR
  • YORUMLANANLAR
Google+