1. YAZARLAR

  2. Mehmet TAŞ

  3. Yiğidin Hakkını vermek gerekmez mi?
Mehmet TAŞ

Mehmet TAŞ

Politika Kulisi
Yazarın Tüm Yazıları >

Yiğidin Hakkını vermek gerekmez mi?

A+A-

 

Kahramanmaraş’ın son on yılına baktığımda ve geçmiş on yıllar ile karşılaştırdığımda gözle görülür bir değişim vardır.

Kenar mahallelerde yani varoşlarda yapılan hizmetleri yok saymak bana göre nankörlük gibidir. Kahramanmaraş Belediyesinin çalışmalarından memnun olmadığım yok mudur; çok var. Ancak yapılan hizmetlere baktığımda hizmetler eksikliklerini örtüyor.

2009 seçimlerinde hem de Ak Parti içinde Belediye Başkan adaylarına muhalif bir kanat vardı. Seçimlerde çalışıyor gözüktüler… Yani sadece fotoğraf karelerinde yer kapma yarışı içinde oldular..

Bu kadar oy Mustafa Poyraz’ın şahsına mı verildi diye sorsanız; hemen hayır diye lafı yapıştırırım. Amma garibin, gurabanın, köylünün, fakirin duasını da alan yine Başkan Poyraz’dır… Ve seçimin son günlerinde mahallelerde yaptığım araştırmalar ve sonucunda yazdığım köşe yazısı arşivlerde mevcuttur.

Ne demiştim?

Poyraz en yakın rakibine 100 bin fark atar!...

Sonuç bu değil miydi?

**

Sayın Başkan son iki yıldır tahmin edilenden çok daha fazla hizmet yapıyor… Daha düne kadar; “Belediye meydanını kimse yıktıramaz!” denilmiyor muydu?

Bu yazıyı yazmadan önce Ulu camii de değerli arkadaşım Mustafa Buluntu’nun kayınvalidesinin cenazesine katılmak için biraz erken vardım.. Etrafı gezdim. Parka baktım, Taş Mescidin restorasyonunu inceledim.

Parkta oturan insanlarla sohbet ettim.

Kimse Sayın Başkan’a kötü demedi. Kimse yapılan hizmetlerden şikayetçi olmadı. Hatta yaşlı bir amca; “Keşke Çuhadar İşhanı da yıkılsa oradaki camide de tamirat var… taa aşağılara kadar açılırdı. Bir eksik var burada, o da karşıdan karşıya geçerken zor geçiyoruz. Alt mı üst mü hani insanlar geçiyorlar ya öyle bir köprü gerek buraya” diyerek düşüncelerini dile getirdi ve başkana dua eyledi…

Sahi buralarda bir yere artık üst geçit yapılması zaruret halini almıştır!...

**

2009 yerel seçimlerinde hem de kendi partisi içinde azınlıkta kalan bir grup tarafından istenmeyen Belediye Başkanı Poyraz, bu gün yine aynı cephe tarafından da yıpratılmak istenmektedir.

Adaylık öncelikle Allah’ın dilemesiyle mümkün olan bir şeydir. Kendine rakip olarak gördüğün insanları siyasi ikbal uğruna belden aşağı vurmak, ilkesizlik hatta ahlaksızlıktır…

Bu şehirde yaşayan biri olarak bu kentin son 30 yılına baktığımda en başarılı Belediye Başkanı olarak Mustafa Poyraz’ı görüyorum. Yeterli mi hayır!.. Ama geçmişte ve bu günde fotoğraf karelerinde kalan birliktelik vardır.

Samimiyetten uzak, sadece fotoğraf karelerinde gördüğümüz birliktelik hiç bu memlekete hizmet noktasına gelmedi. Gelseydi bu gün şehir girişleri böyle olmazdı.

Havaalanı çözülürdü.

Tıp Fakültesi Hastanesi açılırdı? ( Hastane Mayıs ayında hizmete girecekti? Ne oldu? 2014 yılı Mayıs ayında mı açılacak? Neden açılmıyor? Para var deniliyordu? Müteahhidin parası hazır deniliyordu? Ne oldu? Birileri çıkıp açıklama yapmalı?)

Kahramanmaraş- Göksun yolunun da 2014 yılı Temmuz ayında biterek hizmete gireceğine inanmıyorum.. (Çünkü takip edilmiyor. Daha kazma vurulmamış o kadar yer var ki? Ne zaman başlayıp da bir yıla kadar bitireceksiniz?)

Hani çevre yolunda yapılacak olan 5 tane üst geçit? (Hani 2012 yılı Aralık ayında ihale edilecekti? Yetişmedi 2013 yılı 12 Şubatında ihale edilecek denildi. İhale edildi mi? Ne zaman inşaatı başlıyor?)

Kusura bakmayınız; fotoğraf karelerinde gördüğümüz birliktelik eyleme dönüşmüş olsaydı yukarıda anlattığımız sorunlar çoktan çözülürdü!...

Acı ama gördüğümüz gerçekte bu!...

**

Hastanelerde ki bu huzursuzluk neden?

Kahramanmaraş’ta adı tek olan ancak üç ayrı yerde bulunan hastanelerimizde çalışan personel yakınmalarını duymaktan artık bıktık usandık.

Kamu Hastaneleri Birliği Genel sekreteri olan Dr. Kamil Türkmen’i bu şehre atanmadan çok öncesinde ismi bana geldiğinde aradım, tanıştım, sohbet ettik, hayırlı olsun dedik.

Bu güne kadar bekledik!..

Etrafı tanımalı dedik.

Ne yazık ki “bende” hayal kırıklığı oluşturdu. Yine de bekliyoruz. Personelin sesine kulak verilmeli. Çalışanların sesine kulak verilmeli.

Sadece meseleye sendikacıların diliyle ya da yöneticilerin diliyle bakarsanız çok daha yanlış sonuçlar doğurur.

Biraz dikkat… biraz da ihtimam istiyoruz!...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum