1. YAZARLAR

  2. M.Fatih ERDOĞAN

  3. Yıktılar Kalamızı
M.Fatih ERDOĞAN

M.Fatih ERDOĞAN

Milli Vicdan
Yazarın Tüm Yazıları >

Yıktılar Kalamızı

A+A-

Hem yurt içinde hem yurt dışında olumlu bir gelişme maalesef yok. Hainler, Türk düşmanları gerek içerde gerekse dışarıda acımasızca yakıp yıkmaya devam ediyorlar. İçerde PKK, dışarıda IŞİD Türk soyunu bitirmeye, Türk Devletini yıkmaya yemin etmişler. Her iki kanlı terör örgütüne mensup caniler tarafından yapılan katliamlar devam etmektedir.

Sözde ezilen dünya Müslümanlarına yardım için kurulan ve paralı askerlerden oluşan IŞİD canileri Musul'daki diplomatik misyonumuza girerek 49 görevlimizi rehin almış ve açıkça Türkiye'ye meydan okumuşlardır. Ne yazık ki işgalin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen vatandaşlarımız hala kurtarılamamıştır.

Şamar yiye yiye maalesef şamar oğlanına döndük. Önüne gelen yetim çocuk misali tokadı bizim ensemize indiriyor. Biz vatandaşız, hissi düşünüyor olabiliriz ama bu şamar oğlanı vaziyetinden de inanın muzdaripiz. Birkaç Türk uçağı yollansa yanan yüreklerimize su serpilecek.  

Öncelikle IŞİD'in elindeki vatandaşlarımız en kısa sürede mutlaka kurtarılmalı ve sağ sağlim ülkemize intikalleri temin edilmelidir. Herkes bilsin ki, Türkmen kardeşlerimiz terör örgütü IŞİD'in baskı, zulmü ve saldırısı altındadır. Türkmen kardeşlerimiz varlık ve hayat mücadelesi vermektedir.  Dökülen her Türkmen kanı, alınan her Türkmen canı bizden giden ve kopan bir parçadır. Ortadoğu'daki Türklük kaleleri düşmemelidir. Irak'taki Türklük çağlayanı kurumamalıdır. Aksi takdirde buna sebep olanlar kimsenin yüzüne bakamazlar ve insan içine çıkamazlar.

Biz Musul, Erbil, ve Kerkük için canımızı seve seve vermeliyiz. Bizler için Türkmen İllerinin Maraş’tan, Antep’ten, Adana’dan hiç bir farkı olmamalıdır.

Yıktılar Kalamızı

Vurdular Balamızı

 Daha can boğazdayken

Çektiler salamızı

Can Kerkük canan Kerkük

Her söze kanan Kerkük

Kalıptı Türk’ten ırak

Mum kimin yanar Kerkük

Bu ve benzeri türküleri bizlere sevdiren Mehmet Özbek ve Abdurrahman Kızılay’dan Allah razı olsun.

SIRA YAZ TATİLİNE GELMEDİ Mİ?

Okullar kapandı. On sekiz milyon öğrenci için üç ay sürecek olan yaz tatili başladı. Öğretmen ve öğrenciler için işler tıkırında denilebilir. Ama çalışan anne ve babalar için aynı şeyi söylemek çok zor. Çalışan anne ve baba bu uzun tatilde çocuklarını kime/kimlere emanet edeceklerini bilemedikleri için gerçekten huzursuzlar. Üstelik bu süre içerisinde çocuğunu bir dershaneye yollamazsa veya özel ders aldırmazsa çocuğu üç aylık uzun tatil süresinde okulunda elde ettiği tüm kazanımlarını geri kaybedecek.

İşte bu sebeplerden dolayı aileler çocukları için yaz okulları aramaya başladılar. Okullar kapandı ama kimlerin yönettiği, hangi müfredatın uygulandığı ve çocuklara kimlerin öğretmenlik yaptığı bilinmeyen yüzlerce yaz kursu açıldı. Biraz futbol, biraz yüzme, birazda İngilizce, al sana yaz kursu, ver ayda 500 TL’yi. Denetim yok, teftiş yok.

Eğitim sistemiyle durmadan oynayan ve her şeyi değiştiren Sayın Yöneticilere sormamız gerekiyor; “Sayın Yöneticiler, Ülkemizde iki dönem şeklinde verilen eğitim öğretimi üçe bölseniz, yıllık çalışma takvimini üç ay eğitim, bir ay tatil şekline dönüştürseniz, daha iyi olmaz mı? Böylece hem okullar daha fazla açık kalacak, hem öğrenciler kazanımlarını kaybetmemiş olacaklar hem de çalışan sayın anne ve babalar üç ay süren uzun yaz tatilinde çocuklarını kimlere teslim edeceğini kara kara düşünmeyeceklerdir. Üstelik çocuklarımız üç ay boyunca gönderildikleri işçilikten de kurtulmuş olacaklardır…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum