1. YAZARLAR

  2. Veli KARALAR

  3. Acaba Gerçekten Masum muyuz?
Veli KARALAR

Veli KARALAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Acaba Gerçekten Masum muyuz?

A+A-
Yazıyı Dinle

Maraş Olayları son yıllarda yeniden tartışmaya açıldı.

Bir taraftan acıların unutulması için gerçekleştirilen etkinlikler ve karşılıklı verilen iyi niyet mesajları; bir taraftan ise barışı baltalamak ve “halkların kucaklaşması”nı engellemek için yapılan provokatif girişimler!

Ne dersiniz, sizce de manidar değil mi bu eşgüdümlük?

Yani acıların küllendirilmesine inat, birileri de aksine ateşi harlandırıyor.

Bu, üzerinde durulması gereken ayrı bir konu.

***

Benim dile getirmek istediğim bu değil.  Belki bazılarına çok “yanlışmış” gibi gelecek ama çuvaldızı kendimize batırmak istiyorum:

Geçen akşam CNN Türk’te Ahmet Hakan’ın “Tarafsız Bölge” programı vardı.

(Hemen, programdan etkilenip gaza geldiğimi yahut aşırı duygusallaştığımı düşünmeyin, isterseniz geçen yıl bu tarihlerde yazdığım yazıya biz göz atın. )

Canlı yayına Maraş Davası Hakimi Kerim Günay bağlandı ve inanılması güç şeyler anlattı. Dava hakimleri tam 46 gün mahalle mahalle, ev ev keşif yapmışlar, çok acı olaylara tanık olmuşlar. Hele bazıları var ki hangi dine, hangi mezhebe sığar bilemiyorum.

Kerim Günay, “o günler”e dair anlatmak istediği iki anektodu canlı yayında paylaştı. Günay'ın anlattığına göre; “Oğlu ve gelininin evden kaçarak yalnız bıraktığı 90 yaşındaki kadın büyük bir saldırıya uğradı. Acılar içinde kıvranan kadının hala yaşadığını fark eden saldırganlar ise, kadını başaşağı çevirerek kafasını bahçede bulunan hela çukuruna soktular.”

Dahası;

Savunmasız bebeklerin, kadınların öldürülmesi..

Yağmalanan ve yakılan evler..

Gözü oyulan insanlar…

(Google’a ister “Maraş Olayları” yazın, ister “Maraş Katliamı”; size binlerce belge ve bilgi sunsun.)

Hadi gelin şimdi bunları savunun!

Evet, var mı bunları savunmaya yüreği yeten?

Sahi hangi gerekçeye sığınılarak savunulabilir ki?

***

“MİT”ti, “kontrgerilla”ydı, “CIA Ajanları”ydı, “devlet projesi”ydi de, insan olarak biz bu oyuna neden geldik?

Nasıl geldik?

Hadi geldik… Ya bu kadar vahşileşme neyin nesi?

Tamam, “kışkırtma” ve “tahrik” de var.

Var, var da, hangi kinin ürünüdür daha düne kadar birlikte yaşadığı komşusunu katletme, malını yağmalama?

Ödünç tuz aldığı, kibrit istediği komşusunu hiç tereddüt etmeden boğazlayacak kadar gözü dönmüşlük

Mahalle bakkalının, yıllardır kendisinden alış-veriş yapan, yerine göre borç para alıp-verdiği müşterisini öldürecek kadar canileşebilmesi…

NEDİR?

***

Allah korusun şimdi yeniden böyle bir olay yaşansa bunların tekrar olmayacağına garantisi olan var mı?

Sanmıyorum!

Çünkü sokaklarımız maalesef potansiyel sapık ve canilerle dolu. Daha kaç gün oldu 12 yaşındaki çocuğun eşşek kadar adamlar tarafından tecavüz edildikten sonra çuvala konarak Ahır Dağı’na atılmasına?

***

Elbette olaylar tek taraflı değil, bunu biliyorum. Ama “kaşımayın”, “ısıtmayın” diyerek kendimizi kandıramayız. Sorunları halının altına süpürmekle bu iş olmaz.

Ben görüldüğü kadar masum olduğumuzu düşünenlerden değilim.

Sevgi ve muhabbetle kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar