1. YAZARLAR

  2. REŞİT GÜRBÜZ

  3. AİHM, HALKOYLAMALARINI DENETLEYEBİLİR Mİ?
REŞİT GÜRBÜZ

REŞİT GÜRBÜZ

Yazarın Tüm Yazıları >

AİHM, HALKOYLAMALARINI DENETLEYEBİLİR Mİ?

A+A-
Yazıyı Dinle

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile güvence altına alınan hakların korunmasına yönelik olarak, 1954 yılında Avrupa İnsan Hakları Komisyonu ve 1959 yılında da Avrupa İnsan Hakları Divanı oluşturulmuştur. 1959 yılındaki Viyana Zirvesinde, bu iki aşamalı eski sistemin yerine yeni bir Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) kurulması kararlaştırılmıştır. Söz konusu Mahkeme, 01 Kasım 1998 tarihli 11 No’lu Protokol ile Avrupa Konseyinin bir organı olarak,  Strazburg’da kurulmuştur. Böylece, “Komisyon”-“Mahkeme” ikiliğine son verilerek, tek bir “Mahkeme” oluşturulmuştur.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 34. maddesine göre, “Bu Sözleşme veya Protokollerinde tanınan haklarının Yüksek Sözleşmeci Taraflar’dan biri tarafından ihlal edilmesinden dolayı mağdur olduğunu öne süren her gerçek kişi, hükümet dışı kuruluş veya kişi grupları AİHM’e başvurabilir.

Görüldüğü gibi, AİHM’e başvurulabilmesi için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi veya Ek Protokollerinde tanınan hak ve hürriyetlerin ihlâl edilmesi gerekmektedir. Sözleşmenin kapsamına girmeyen başvurular, “konu yönünden yetkisizlik” nedeniyle AİHM tarafından reddedilmektedir. Bu hususu Sözleşmenin 35. maddesinin 3. fıkrası, “Başvurunun konu bakımından Sözleşme veya Protokollerinin hükümleriyle bağdaşmaması halinde başvurunun kabul edilmezliğine karar verilir.” şeklinde hükme bağlamıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi veya Ek Protokolleri incelendiğinde, halkoylamasına ilişkin herhangi bir hak bulunmamaktadır. Bu konuyla ilgili en yakın madde, Sözleşmenin 1 No’lu Protokolünün 3. maddesidir.  Söz konusu madde, “Yüksek Sözleşmeci Taraflar, Yasama Organının seçilmesinde halkın kanaatlerinin özgürce açıklanmasını sağlayacak şartlar içinde, makul aralıklarla, gizli oyla serbest seçimler yapmayı taahhüt ederler.” şeklindedir.

Fakat bu madde referandumla ilgili değil; Yasama Organının oluşturulmasına yani milletvekillerinin seçimine ilişkin bir maddedir. Başka bir ifadeyle bu madde, Yasama Organının seçiminde seçmenlerin oy hakkını güvence altına almıştır. Dolayısıyla, seçmenin halkoylamasında kullandığı oy hakkı Sözleşme veya Ek Protokolleri tarafından güvence altına alınmamıştır.

Bu durumda, halkoylamasına ilişkin AİHM’e yapılan başvurular, Sözleşme veya Ek Protokolleri kapsamına girmediği için, AİHM tarafından reddedilecektir. Nitekim AİHM, 11.06.2013 tarih ve 12626/13 ve 2522/12 sayılı Joseph MCLEAN ve  Kevin COLE the United Kingdom kararında “that Article 3 of Protocol No. 1 is limited to elections concerning the choice of the legislature and does not apply to referendums (=1 No’lu Protokolün 3. maddesi, Yasama Organının seçimiyle sınırlı olup, referandum için uygulanmaz.)” demek suretiyle, başvurunun “kabul edilmez” olduğuna hükmetmiştir. 

Elbette ki, hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiğini düşünen herkes AİHM’e başvurabilir. Bu bağlamda, ülkemizde 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halkoylaması için de AİHM’e başvurulabilir. Fakat AİHM, halkoylamasının Sözleşme ve Ek Protokolleri kapsamına girmemesi nedeniyle bu başvuruyu reddedecektir.  

Önceki ve Sonraki Yazılar