1. YAZARLAR

  2. Mehmet GÜLER

  3. Atatürk Döneminde Tarih Eğitimi (1923-1938)
Mehmet GÜLER

Mehmet GÜLER

Yazarın Tüm Yazıları >

Atatürk Döneminde Tarih Eğitimi (1923-1938)

A+A-
Yazıyı Dinle

 

 

Yeni devlet kurulduktan sonra geriye kalan en önemli sorun, yeni rejimin getirmiş olduğu siyasal ve toplumsal düzenin halka benimsetilmesiydi. Bu amaçları gerçekleştirmek için araç, tarih ve okullarımızda verilen tarih öğretimi olmuştur. Bu nedenle eğitim sistemi, yeni rejimin amaç ve ilkeleri doğrultusunda yeniden düzenlenmiştir. Ümmet anlayışı yerine laik millet ideolojisini barındıran bir tarih eğitim sistemine geçilmiştir.

Cumhuriyet'in kuruluşuyla birlikte eğitimin her alanında olduğu gibi, Tarih eğitim ve öğretiminde de önemli değişiklikler yapıldı. Cumhuriyetin ilanından sonra TTK ve TDK  kuruldu. Her ikisinin de ortak gayesi kültür ve soyda birlik tezini oluşturmaktır. Atatürk, Tarih anlayışına yeni bir yön vermek için 1932 yılında I. Tarih Kongresi toplayarak, Türk kimliğinin topluma kazandırılmasını ve milli kimlik etrafında yeni bir devlet anlayışının yerleştirilmesini istemiştir.

Millî kimliği meydana getirmede ve vatandaşlık şuuru geliştirmede tarihe yüklenen bu görev tarih eğitimini de şekillendirmiştir.  Osmanlıdan bağımsız yeni bir ulusal kimlik ortaya koymak ve Türk dili ve Türk ırkının binlerce yıldır Anadolu’da yaşadığı, çok köklü bir ulus olduğu bilincini aşılamak amacıyla Türk Tarih Tezi hazırlandı.  Tarih eğitimi, bu tez çerçevesince şekillendirilerek Cumhuriyet ideolojisine uygun hale getirildi.

1927 yılında kapsamlı bir değişikliğe gidilerek Türk Tarihini temel alan bir tarih eğitimine geçildi. Atatürk’ün talimatıyla Türk Tarih Tezinin esasları doğrultusunda “Türk Tarihinin Ana Hatları” ve Türk Tarihinin Ana Hatlarına Methal” kitapları yazıldı. Türk Tarih Tezinin okul programına yansıdığı ilk program 1936 programıdır. “Türk Tarihinin Ana Hatları”  1930 yılında basılmıştır.

Kitap, esas itibariyle Avrupa-merkezli tarih anlayışına karşı bir cevap niteliği taşmaktadır. Kitapta Türk milletinin geçmişte büyük medeniyetler kuran bir millet olduğundan bahsedilmektedir. Acele yazıldığı için kitabın birçok kısımlarında yanlışlar ve noksanlıklar vardır. Yine de kitap, Türk Tarih Tezinin belli bir şekil almasında etkili olmuş ve aynı zamanda daha sonraki Tarih çalışmaları için bir anlamda kılavuzluk etmiştir.

Türk Tarih Tetkik Cemiyeti kuruluşundan hemen sonra Atatürk’ün emriyle 1931 yılından itibaren Liselerde okutulması için Türk tarihinin Ana Hatları temel alınarak dört ciltlik tarih ders kitabı hazırlandı ve 1931-1932 ders yılından itibaren liselerimizde okutulmaya başlandı.

4 ciltlik kitapta Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tarih anlayışı ilk defa yer aldı. Bu kitapların I. cildi tarihten önceki ve eski çağ konularını, II. cildi, orta zaman tarihini, III. cildi, yeni ve yakın zamanlarda Osmanlı tarihini ve IV. cildi ise, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi konularını barındırır. Türk Tarih Tezi temel alınarak yazılan okul tarih kitaplarında daha öncekilerden farklı olarak Türk milleti merkezli bir tarih anlayışı ile dünya tarihine bakılmaya başlanmıştır.

Orta Asya’nın dünya medeniyetinin merkezi olduğu ve Türk milletinin yüceliği ve medeniyet kurmadaki öncülüğü dile getirilmiştir. Kitapta dikkat çeken bir hususta günümüzde tartışılan on altı Türk devletine de yer verilmesidir. Amaç, Türkler de devlet kurma kabiliyeti olduğunu göstermektir.

Türk Tarih Tezi'nin kitabın geneline yansıdığı görülmektedir. “Laiklik” ve “Milliyetçilik” fikirlerinin benimsetilmek istendiği açıkça görülmektedir. Kitapta, Osmanlı devleti anlatılırken; “ Türk Ordusu, Türk milleti, Türk devleti, Osmanlı Türkleri, Müslüman Türkler, Osmanlı Türk devleti, Türkiye ”vb. tabirler sıkça kullanılmıştır.

Tarih-IV, muhteva ve ana hat olarak hem Cumhuriyet kadrolarının tarihe bakışını, hem de Cumhuriyet tarihi yazımında temel konuların neler olduğunu belirlediğinden, daha sonra yazılan Cumhuriyet tarihi kitaplarına kaynak ve örnek teşkil etmiştir. Türk milletinin tanımı için ”Türkiye Cumhuriyeti dâhilinde Türk dili ile konuşan, Türk kültürü ile yetişen, Türk mefkûresini benimseyen her fert, hangi dinden olursa olsun Türk’tür.’’  denmiştir.

Hülasa Atatürk dönemi tarih eğitimi, oluşturulmak istenen yeni ulusal kimlik çerçevesinde; Türk göçleri, Türklerin Ön Asya ve Anadolu’da kurdukları medeniyetler,  Osmanlı Tarihi dışındaki Türk tarihi,  Avrupa’daki gelişmeler ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşu etrafında şekillendirilmiştir.    

Önceki ve Sonraki Yazılar