1. YAZARLAR

  2. Naif Karabatak

  3. Bir CHP’den, bir AK Parti’den güzellik!
Naif Karabatak

Naif Karabatak

Yazarın Tüm Yazıları >

Bir CHP’den, bir AK Parti’den güzellik!

A+A-
Yazıyı Dinle

Yüreğinde insan sevgisi olmayanların siyaset yapması mümkün değildir. Siyasilerin eleştirilecek çok yönünü bulabilirsiniz ama bir hizmet kolu olan siyasette esas olan insan sevgisinin çokça bulunmasıdır. Bu sevgi olmayınca insanların daha iyi yaşaması, daha güzel bir ülkede hayat sürmesi için kılını kıpırdatması da düşünülemez.

Ama bu duyguya sahip olmayan, yüreğinde bir kıpırtı dahi olsa yer etmeyen siyasetçiler de elbet var.

Bunlardan ikisini tanımaya başlıyoruz bu günlerde…

Birisi CHP’den, birisi AK Parti’den…

İkisi de genç üstelik.

Birisi Malatya’da, birisi Tekirdağ’da…

Siyaseti neden yaptıklarını bilmeyecek kadar cahil olan, sadece cahil olmakla kalmayıp, saygısızlığıyla şaşırtan, kadınlara karşı tavırlarıyla şok eden iki genç…

Allah bir bacağını almış, hala küfürden uyanmazsın, nedir bu inatçılık” sözlerinin sahibi AK Parti Malatya Gençlik Kolları üyesi ve ismi lazım olmayan birisi…

Partisinin kadınlara ve engellilere “pozitif ayrımcılık” için yasa çıkarma çabasının farkında bile olmayan bir isim, partide, gençlik kollarında görev yapabiliyor.

Her hangi bir nedenle meydana gelen engelin, ayıplanacak, yerilecek bir “kusur” olmadığının bilincinde olmayacak kadar insanlıktan nasibini almamış.

Üstelik bir kadına karşı sözleri çok amiyane ve çok kaba…

Daha da ilginci, bu sözleri sarf ettiği CHP Milletvekili Şafak Pavey’in “bacağı olmamasına” karşın aldığı eğitimler, başardığı muhteşem işlerden sadece birisini yapacak kabiliyette olmayan bir gencin bu düşüncede olması ne kötü.

***

İkincisi CHP’den…

O da gençlik kollarından.

Ama bu üye değil, Gençlik Kolları İlçe Başkanı ve bunun da adı lazım değil…

Yarın saat 12.00’de Tekirdağ Tuğlalı Park’ta karakter fukaralarının  eylemi varmış.. Kamuda başörtüsü özgürlüğünü istiyorlarmış.. NANKÖRKÖPEK!

Bu da siyaseti neden ve kim için yaptığını bilmeyecek kadar hem cahil, hem de insanlıktan uzak birisi.

Siyaset yaparken, toplumun tüm kesimleri için “çare” üretirsiniz/üretmeniz gerekir.

Başörtülülerin derdine çare olmama üzerine bir siyaset olmayacağı gibi, sadece başörtülülerin sorununa çare olacak bir siyasi anlayış da aynı şekilde yanlıştır.

İnsanlar, fikirleriyle, sahip oldukları değerleriyle, inançlarıyla, kültürleriyle, ırklarıyla veya dilleriyle farklı bir güzelliği yansıtırlar.

Ve işte o zaman insanın robot olmadığının farkına varırız. Tek tip insan modeli, ancak seri üretim yapan fabrikadan çıkan robotlarla mümkün olabilir.

Siyaset yapanlar ise toplumun her kesimine “daha iyi yaşama” taahhüdünde bulunurlar. Bunun içinde “herkes sağlam olacak” diye bir kural olmayacağına göre, “herkes aynı giyinecek” veya “aynı düşünecek” diye bir kural da olmaz.

Hani bir çatı altında benzer görüşü taşıyanlar bulunsa da, işbaşına gelen siyasi iktidar “oy veren”e değil, herkese hizmet eder ve esas olan oy vermeyene daha çok hizmet etmesidir.

İnsanlar arasında ayrım yapan en azından iyi bir siyasetçi olmaz, kötü siyasetçi olabilir.

Ancak, bir insana cinsiyetiyle bakarak değerlendirmede bulunuyorsanız,

Bir insanın giyimi sizin için “önem” arz ediyorsa,

Dış görünüş, içten öne geçiyorsa,

Ve siz insanları dillerine göre değerlendiriyorsanız sizden siyasetçi olmayacağı gibi “adam” da olması mümkün değildir.

***

Şimdi gelelim bu iki partinin güzelliğine.

CHP Milletvekili Şafak Pavey’e yapılan terbiyesizlik, anında cezasını gördü ve o üye partiden ihraç edildi.

Dün de, CHP aynı duyarlılığı göstererek, CHP Gençlik Kolları İlçe Başkanını görevden aldı.

İşte siyaset böyle yapılmalı.

Sizden olanın hatasını kabullenerek siyaset yapılmaz.

Hataya sahiplenmek, konuştukça batmaktan daha kötü bir şeydir.

Söylediğiniz söz, yaptığınız eylem hatalıysa farkına vardığınız ilk anda özür dileyip, hatadan dönmekten daha güzel bir şey olabilir mi, erdemdir bu üstelik…

Hele hele siyasi partilerde bir üyenizin, insan sevgisinden bihaber ve terbiyesizce sözlerine “bizdendir sahip çıkalım” mantığıyla yaklaştığınız anda, sizin partinizin ana fikri, o kötü sözün üzerine kurulmuş kabul edilir.

Aslında biz her şey olduğumuzu söyleyebiliyoruz ama hiçbir şey olmadığımızın farkına geç varıyoruz. Söylediğiniz yüreğinizde yer etmiyorsa, sadece laf söylemiş olursunuz ve gerçek duygularınız böylesine olaylarda kendini gösterir.

Sonra istediğiniz kadar demokrat olduğunuzu söyleyin, karşınızdaki insanın fikrine saygı göstermeyi bilmiyor ve sizin gibi düşüneceği konusunda ısrar etmekle kalmayıp, baskı da yapmaya kalkıyorsanız, sizden kötü bir demokrat bile çıkmaz…

Sadece çok kötü bir insan profiline sahip olmuş olursunuz…

 

Twitimden seçmeler

En kötüsü, senin darbe yiyerek geçtiğin yere yeni insanların darbe yemeye gitmesidir. Uyaramıyorsun da, “yanlış anlaşılıyor” ne kötü!

www.twitter.com/naifkarabatak

 

Önceki ve Sonraki Yazılar