Bizim Üniversite Hikaye mi?

Eğitimci ve eğitim konusunda uzman olan, tutarlılığı ve prensipleriyle kentimizde eğitim alanında marka bir isim haline gelen Mehmet Fatih Erdoğan hocamızın sitemizde yazdığı; BİZİM ÜNİVERSİTEMİZ başlığı altında ki yazısını dikkatle okudum.

Okurken hayretler içinde kaldım.

Değerli hocamızın bu köşe yazısında değindiği konuları akıl süzgecinden geçirdiğimde bende aynı sonuçlara vardım.

Üniversitemiz var ama, okulu bitiren gençlerimizin iş bulma şansı az.

Neden mi?

Üniversitemizdeki bölümlerin büyük çoğunluğu miadını doldurmuş, gerçek yaşamda karşılığı olmayan sadece diplomalı işsizler ordusuna istihdam getiren birer fabrika…

Bizlerde Üniversitemizin neden tercih edilmediği konusunda farklı düşüncelere sahiptik.

Diyorduk ki; Kahramanmaraşlıyı sevmiyorlar, Kahramanmaraş’ı doğuda bir yer görüyorlar falan filan…

Oysa gerçek olan bu değilmiş.

Değerli hocamız önemli bir konuya daha parmak basmış; Öğretmen yetiştiren EĞİTİM FAKÜLTESİ yani adı olan ama öğrenci almayan, öğrencisi olmayan bir bölüm…

Böyle bir şey olabilir mi?

Hadi geçmiş rektörler için her şeyi söylüyorduk.

Peki bu yeni rektöre ne oluyor?

Hanımı da başörtülüymüş? Hatırlarsanız eski milletvekili Dr. Cafer Tatlıbal biz eşi başörtülü rektör arıyoruz demişti ya.

Eee kardeşim şimdi her şey hazır.

Neden öğrenciler tercih etmiyor?

Diplomalı işsizler ordusuna kim çocuğunu göndermek ister?

Ey KSÜ yönetimi;

Un var, şeker var, ustada sizlersiniz, biz artık helva istiyoruz.

Ya bu helva yapma işine talip olunuz ya da bırakıp gidiniz.

Bu şehirde KSÜ’nün başarılı olduğunu kimse söyleyemez.

KSÜ yönetimi; eksiğiniz gediğiniz var ise bizlerle paylaşınız. Bizlerde siyasetçilere çağrı yapalım.

Öğretmen yetiştirecek olan Eğitim Fakültesine neden öğrenci alınamadığını biriniz çıkıp izah ediniz..

Yazık bu şehre!...

Kimi solculuktan, kimi islamcılıktan, kimi bir başka bi şeylerden hep malı götürüp durdular. Ne götürdüklerini de pek bilmiyorum ya. Öyle diyorlar!...

Birazda bu millete hizmet etmek için çaba içine giriniz beyler!....

Doğal olarak bende çocuklarımı KSÜ’ye göndermem.

Diploma bir işe yaramıyorsa!...

Kamuda ve özel sektörde iş imkanı olacak bölümlerin kurulması gerektiğini ifade ederken, herkesi sorumlu olmaya davet ediyoruz….

YENİ DÖNEMDE LAF DEĞİL HİZMET İSTİYORUZ…

Değerli kardeşim Yüksel Seyfioğlu her yazdığı köşe yazısında kentin önemli birkaç sorununa parmak basmakta ve bunu yaparkende önerilerini de sıralamaktadır.

Nitekim son yazısında da; Kahramanmaraşlı istemeyi öğrenebilir mi  başlığı altında güzel konulara temas etmektedir.

Yaptığı eleştirilere imzamı atarım.

Çevre illerle Kahramanmaraş’a yapılan hizmetleri kıyaslama imkanına sahip olamıyoruz.

Çünkü Adıyaman’a bile yapılan hizmetler bizden çok fazla.

Gaziantep, kayseri ve Adana hatta Malatya ile bu şehrin hangi hizmetini karşılaştıracaksınız, kıyaslayacaksınız?

Böyle bir kıyaslama yapacak olsak, bize kargalar bile güler!...

Hala ilçeleri ile ulaşım sorunu yaşayan bir şehirde yaşıyorsanız, bir çok konulardan haberiniz yok demektir.

Gaziantep Kaplolu TV ile iç içe olalı neredeyse 30 yıl oldu. Biz hala adını bile konuşmuyoruz.

Turizm Turizm diyoruz Ekinözü ve Ilıca kasabalarının giriş yollarına baktığımızda kim gider oralara?

Bir şehrin ulaşım sorunu çözülmeden hiçbir sorunu çözülemezzzz!...

Ve biz bunu çözemedik.

Bunun içinde bu şehrin öncelikli diye ifade ettiğimiz hiçbir sorununu çözemiyoruz.

Ulaşım sorunu  olan şehre özel sektör yatırım yapar mı?

Ilıca yada Ekinözü içmelerine hangi iş adamı yıldızlı bir otel yapar?

Ama yol sorunu çözülmüş olsa, Turizm Teşvik kapsamına alınsa, Turizm yatırım alanları olarak ilan edilse, turizm bölgeleri tespit edilse sanırım bir çok insan buralara yatırım yapar?

Şimdi şu anki durum itibariyle neden insanlar oralara para bağlasınlar ki?

Millet aptal mı?

Hala Gaziantep yolunda sorun var ise, Kahramanmaraş-Göksun arasında ki 90 km lik yol yapılamamışsa, daha da önemlisi üç ay önce heyelan olarak uçan 50 metre uzunluğunda bir yol düzeltilemiyorsa, burada, bu şehirde bir sorun var demektir.

Göksun istikametine her gidişimde o heyelan düşen 50 metrelik yolun yapılmamış olmasına hayıflanıyor, bu şehrin sahipsizliğine lanet ediyorum!...

Bunları yazıp çizmemize rağmen bir yetkili de ne bize cevap verme gereğini duyuyor, ne de bu 50 metre yolu düzelttirme talimatı veriyor…

Ayıp değil mi?

Bu yoldan geçen milletvekilleri utanmıyorlar mı?

Sahi sayın vekiller kusura bakmayın ama, siz bu yoldan geçerken utanmıyormusunuz?

Utanmıyorsanız, kusura bakmayın size söyleyecek bir şey bulamıyor verdiğim oy’u da haram ediyorum….

Başka söze gerek yok…….

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mehmet TAŞ Arşivi