1. YAZARLAR

  2. Naif Karabatak

  3. Bozuk Olan Bomba Mı, Süt Mü?
Naif Karabatak

Naif Karabatak

Yazarın Tüm Yazıları >

Bozuk Olan Bomba Mı, Süt Mü?

A+A-
Yazıyı Dinle

Ankara’da bir kez daha patlayan bomba, elbette çok can yaktı, çok kimseyi yetim bıraktı, çok kimse de dul kaldı. Bunun ötesinden yüreğinde insanlıktan en ufak bir kıpırtı kalan, bu katliamla yüreği dağlandı.

Ama her zamanki gibi oldu.

Şaşırmadık, üzülmedik, hayıflanmadık, bu insan görünümlü yaratıklarla aynı ülkede yaşamaktan, aynı havayı teneffüs etmekten bir kez daha şikâyet etmedik.

Çünkü bozuk olan bomba değildi.

Bozuk olan, bombayı patlatanlar, tetiğe dokunanlar, hiç acımadan insanları katledenler değildi.

Bozuk olanlar, “tetiğe dokunana” göre tavır belirleyenlerdir.

Sütü bozuk olan belli bir kesim, kansızlıklarının da verdiği güçle, olabildiğince insanlıktan çıkıyor, çok başka bir mahlûk olabiliyorlardı.

Bomba patladığı andan itibaren çok kısa bir süre bekliyorlar.

Eğer patlatan İŞİD’se insanlıkları kabarıyor ama hükümeti basiretsizlikle, istihbarat zafiyetiyle suçluyor ve derhal istifa istiyorlar.

Yok, eğer bombayı patlatan PKK’ysa bu defa hükümetin barışa darbe vurduğunu, katliam yaptığını, operasyonları derhal durdurması gerektiğini söylüyorlar.

Bombayı patlatan, PKK’ya yakın başka terör örgütleriyse de tavır değişmiyor.

Üstelik çok farklı yelpazede yaşayan, çok farklı yelpazede bir yaşam sürdüren, çok farklı inançları olan, çok farklı kimlikleri bulunan insanlar, aynı sözü, aynı ağızdan çıkartabiliyorlar.

Fransa’nın göbeğinde patlayan bombada terör örgütünü suçlayanlar, Türkiye’nin göbeğinde patlayan bombadan hükümeti sorumlu tutuyor.

Fransa, teröre karşı tedbir aldığında, cadde ve sokaklara asker indirdiğinde, onu haklı bir savunma pozisyonunda görenler, söz konusu kendi ülkeleri olduğunda, alınan her tedbir, eleştirilecek yeni bir mecra haline dönüşüyor.

Fransa, saldırıdan hemen sonra sosyal medyaya uyguladığı yasağı “haklı” bulan çevreler, kendi ülkesinde, kendi insanının katledilmesinden hemen sonra internetin yavaşlamasını bile “yasakçılıkla” suçlayacak kadar sütü bozuk, kanı bozuk olabiliyorlar.

Amerika’da meydana gelen 11 Eylül saldırılarında “başkan istifa” demeyenler, Müslümanlara yapılan haksız saldırılara bile rıza gösterecek kadar kansız olabilmişlerdi. Şimdi aynı sütü bozuk çevreler, terörü gerçekleştiren terör örgütlerine karşı yapılan operasyonlara tepki gösterebiliyor, “hükümet istifa” diye utanmadan slogan atabiliyorlar.

Oysa terörün işi, acı vermektir.

Terör, hiçbir yerde insanlığa bir şey vermediği bilindiği halde terörün, kendilerine çok şey katacağını sanan kansızlarla aynı gökyüzünün altında yaşıyoruz.

Kendilerinin terör örgütü kan akıttığında, devleti suçlayanlar, başka örgütlerin kan akıtmasında hem devlete hem de terör örgütüne saldırıp, barış yanlısı, özgürlük savaşçısı, hak mücadelesi gibi görünecek kadar yüzsüz olabiliyorlar.

Oysa benim tavrım ve benim gibi düşünenlerin tavrı çok açık ve nettir; bombayı patlatana bakmıyoruz, bombanın patlatılmış olmasına bakıyoruz.

Patlayan bombada canın yananlara bakmıyoruz, canın yanmasına bakıyoruz.

Tetiğe dokunan elle uğraşmıyoruz, tetiğe dokunulmasına ve tetiğe dokunanlara destek verilmesine bakıyoruz.

Çünkü biliyoruz ki, terör örgütleri, nihayetinde taşeronluk görevi üstlenen kiralık katiller sürüsüdür. Kim olması, neyi savunduğunu söylemesi, hangi dinden, hangi ırktan olması, hangi dili konuşması bizim için önemli değil.

Bizim için önemli olan “terör örgütü” olmalarıdır, adı, sanı, unvanı, hangi ülkenin piyonu olduğu da değildir.

Biz acılar dinsin istiyoruz, sütü bozuklar “bizim acımız dinsin” diyor…

Biz “kan dursun” diyoruz, kanı bozuklar, “bizim kanımız akmasın, yeter” derdindeler.

Biz “analar ağlamasın” derken, sütü bozuklar “ağlayan bizim anamız olmasın yeter” tavrındalar.

Biz, her saldırının aynı zamanda “insan hakkı, yaşam hakkı ihlali” olduğunu söylerken, sütü bozuklar, “haksa bizimdir, başkası umurumuzda değil” duyarsızlığındalar.

Ve bütün bunları söylerken, yüzleri kızarmadan, hiç utanmadan, hiç arlanmadan barış yanlısı olduğunu söyleyebiliyorlar.

Oysa sizin tek yanınız var; AK Partiyi iktidardan düşürmek ve ülkeyi sonu belirsiz bir uçuruma atmak, avucunu ovuşturan ülkelere teslim etmek.

Çünkü siz sütü bozuksunuz.

Çünkü siz kansızsınız…

Çünkü siz işbirlikçi hainlersiniz, tek tek, çift çift, toplu toplu.

Aynı ağzı konuşan ama farklı dünyaların insanı olsanız da ortak noktanız bozukluğunuzdur; insanlığınız bozuk en başta…

Tweetimden seçmeler

İnsanca yaşama engel, ırkçılık, mezhepçilik ve her türlü ayrımcılıktır. Bütün bunları körükleyen ise her türlü aşağılık terör örgütleridir.

www.naifkarabatak.net

Önceki ve Sonraki Yazılar