1. HABERLER

  2. SANAT

  3. Broken Hill’de 1915 kitabını imzalıyor

Broken Hill’de 1915 kitabını imzalıyor

Kahramanmaraşlı yazar Salih Koca 5. Kitap ve Kültür Fuarında yeni kitabı Broken Hill’de 1915 ve diğer kitaplarını imzalıyor

Broken Hill’de 1915 kitabını imzalıyor

 

Kahramanmaraşlı yazar Salih Koca 5. Kitap ve Kültür Fuarında yeni kitabı Broken Hill’de 1915 ve diğer kitaplarını imzalıyor

Yazarlar ve şairler diyarı olan Kahramanmaraş’ta son dönemde yazdığı kitaplarıyla tanınan isimlerden biri olan Salih Koca yeni kitabıyla 5. Kitap ve Kültür fuarında kitaplarını imzalıyor.

whatsapp-image-2018-10-11-at-18.33.38.jpeg

Yeni çıkan bu kitabıyla ilgili Gülay Odabaşı / Gazeteci düşüncesini şu şekilde paylaştı.

“Olay hakkında yüzyıl sonra yazılan ilk roman olan “Broken Hill Savaşı” bu ilginç konuyu derinlemesine inceliyor.

Osmanlı devleti, Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale, Filistin, Galiçya ve Kafkas cephelerinde savaşırken, diğer coğrafyalarda da Müslümanlar gönül bağı hissettikleri İslam ordusuyla dayanışma içindeydi. Osmanlıyı ve Osmanlı halifesi padişahı İslam’ın temsilcisi olarak görenler,  Hindistan’da, Afrika’da ve Asya ülkelerinde yardım kampanyaları düzenliyor, protestolarda bulunuyor veya bizzat savaşa katılmak için yollara düşüyorlardı. 

Almanya ile müttefiklik başlarda Osmanlı devleti’ne bazı avantajlar sunsa da, savaşın ilerleyen safhalarında itilaf devletlerinin insan ve silah kaynaklarının muazzam gücü ağırlığını hissettirmeye başlamıştı. o zamana kadar tarihin gördüğü en büyük savaş olan harpte, Almanların, Verdün ve Somne de durdurulmasıyla savaşın rengi değişmiş, ittifak devletleri daha çok savunma stratejileri uygulamaya başlamışlardı. Cephelerdeki savaşlar aleyhine gelişmeye başlayınca, zaten savaşa hazırlıksız giren Osmanlı da aldığı mağlubiyetler sonucu Anadolu’ya çekilmeye başlamıştı.

Savaşın bütün cephelerde tüm şiddetiyle başladığı 1915 yılında,  Osmanlıya gönül vermiş ve halife padişaha inanmış iki Müslüman da binlerce kilometre uzaklıktaki Avustralya kıtasının Broken Hill kasabasında Osmanlı bayrağı altında kendi savaşlarını vermeye karar vermişlerdi.

whatsapp-image-2018-10-09-at-12.27.20.jpeg

Hala Avustralya kıtasında yapılmış ilk saldırı olarak anılan bu iki kişilik savaş, üzerinden yüzyıl geçse de unutulmadı. Bir devlete karşı iki kişinin savaş savaş açması insanları etkilemeye ve şaşırtmaya devam etti. Bizzat çatıştıkları Broken Hill kasabası yetkilileri daha sonra bu iki savaşçının silahlarını, bayraklarını arabalarını ve diğer kişisel eşyalarını bir müzede sergilemeye başladılar. Günümüzde isteyenin ziyaret edebileceği bu müze de yaşanılan olayın ne kadar ilginç olduğunu, ne kadar kişisel bir cesaret gösterisi olduğunu göstermektedir.

Helal et kesimi ile uğraşan Abdullah ve seyyar dondurmacılık yapan Muhammed’in Osmanlı devletinin yanında olduklarını göstermek amacıyla düzenledikleri bu saldırı şimdi hacimli, zengin detaylarla örülmüş bir romanın konusu olmuş durumda.

Bu iki cesur savaşçının dondurma arabasıyla gidip Çanakkale’ye giden anzak askerlerini taşıdığını düşündükleri trene pusu kurup çatışmaları, dönemin tüm atmosferi, Osmanlının durumunu, olayın geçtiği kasabada yaşananlar, büyük bir ustalıkla yazılan “Broken Hill Savaşı” romanında anlatılıyor.

Olayın yaşanmasından yüzyıl sonra ilk kez bir romana konu olan bu iki savaşçının hikayesi, şimdi edebiyatın kurgusal gücüyle buluşmuş durumda. Olayın tüm detayları destansı bir anlatımla, “Broken Hill Savaşı” romanında yer alıyor.  Salih Koca’nın bir yıllık emeğiyle ortaya çıkan eser yazarın dördüncü kitabı. Eser, başta İngiliz kaynakları olmak üzere, Alman ve Osmanlı kaynakları da araştırılarak  ortaya çıkmış.

Kitapta, Anadolu’dan Avustralya’ya baş döndüren bir macera eşliğinde anlatılan iki savaşçının yaşadıkları, çok katmanlı hikayelerle zenginleştirilmiş. Saldırıyı gerçekleştiren iki kişiden biri olan Dondurmacı Muhammed’in Maraş’tan İstanbul’a, oradan da karıştığı bir olay sonucu Hindistan’a ve Avustralya’ya uzanan yolculuğu ve dönemin olaylarına ışık tutan olaylar büyük bir macera olarak anlatılıyor. 1915’li savaş yıllarını olağanüstü bilgilerle ve olaylarla anlatan roman, edebi yanıyla da dikkati çekiyor. . Yakın zamanlarda yaşanan tartışmalara da gönderme yapan eser, inanç ve kişi sosyolojisiyle ilgili derin ve keyifli analizlere de giriyor. Sürükleyiciliğinin yanında, tabiat anlatımıyla, karakterleriyle, fantastik maceralarıyla, mekân ve zaman tasvirleriyle okuyucuyu oradaymış gibi hissettiriyor.

Ciddi bir araştırma sonucu ve edebiyatın bütün türlerinin birleşimi sayılabilecek bir yaklaşımla yazılan eser, her evde, her kitaplıkta ve her kütüphanede olması gereken, yıllarca okunabilecek güzellikte bir çalışma” diye yazarak yazarımıza destek çıktı.

 

İlgili Haberler