1. YAZARLAR

  2. Veli KARALAR

  3. Bu Takım dan Bir “Halt” Olmaz!
Veli KARALAR

Veli KARALAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Bu Takım dan Bir “Halt” Olmaz!

A+A-
Yazıyı Dinle

12 Şubat Stadyumu boyandı, cilalandı, ışıklandırıldı yenilendi.

Bana sorarsanız Süper Lig’de temsilcisi olmayan bir takım için kâfi! Hele hele bu takım(Faturavizyon Kahramanmaraşspor) gibi “memleketi rezil eden bir takım”a haydi haydi fazla!

Hadi diyelim “Saraçoğlu” gibi bir stadımız var. E, oynayacak adam gibi bir futbol takımımız olmadıktan sonra?…

Takım dediğin çıkar toprak sahada da oynar. Tabi takım “takım”sa!

O takımda “ruh” varsa!

Yine de “daha iyi bir stadımız olsun”, yahut; “elimizde bulunsun” diyenlere sözüm yok.

***

Ben de birçok vatandaşımız gibi Pazar günü 12 Şubat Stadyumu’nun yolunu tuttum. “Nasıl olsa stadyum elden geçirildi, hem bir göreyim, hem de bu maçta bir Kahramanmaraşlı olarak takımımı destekleyeyim.” dedim. Giderken, inancım maçı alacağımız yönündeydi. Yani iyimserdim nedense. “Belki bu stadın atmosferiyle yeni bir başlangıç yaparız ve bundan sonra her şey iyi gider” diyordum. Öyle olmasını arzuluyordum!

***

Aslında maçı kazanmak için her şey müsaitti. Stadyum, seyirci, taraftar, hava, atmosfer, ortam, zemin…

Anlaşılan “namüsait” olan ve stadı dolduran binlerce taraftara o sevinci çok gören sadece Faturavizyon Kahramanmaraşspor’du!

Yöneticisiyle, hocasıyla takımıyla…

Al birini vur ötekine.

Ha, bir de adına “asiler” denilen grup(cuk). Maça neden geldiklerine bir türlü anlam veremedim. Zira maç boyunca yöneticilerin sövmedik yerini(!!) bırakmadılar. Eğer o eforu takımı motive etmede kullansalar sonuç farklı olurdu belki de!(Kim bilir)

***

Takım yöneticileri şeref tribünündeki yerlerini almışlardı. Ak Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sayın Erkoç da oradaydı, Adana Demirspor maçında hakarete uğrayıp yuhalanmasına rağmen! Mhp Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Mesut Dedeoğlu da takımını yalnız bırakmamıştı.

Kapalı tribün ve maraton tamamen dolu, kuzey kale arkası ise “şöyle böyle”ydi.

Güneyde ise iki elin parmağını geçmeyecek sayıda “Bucalı” taraftar vardı.

Yani iyi bir seyirci vardı stadyumda. Üstelik 2-4 yenik durumda olduğumuz son dakikalara kadar takımlarını yalnız bırakmayan ve maç boyunca bir an olsun susmayan…

***

Fazla teknik detaya girmeden maçtan da bahsedecek olursak:

İyi başladık, kâbusla bitirdik. 19. dakikada attığımız gol bütün stada moral oldu. İlk yarıyı 1-0 önde bitirdik. Ama ikinci yarıda sahada bambaşka bir takım vardı. Hoca 1-0’lık skora razı olmuş üstüne yatmıştı sanki!?

Rakip Bucaspor her geldiğinde kalemizden boş dönmedi. Kalemizde üç değil dört direk(!!) vardı çünkü.

Kaleci mi?

“Oralardaydı” dedim ya!

“Orta saha” desen, zaten öyle bir şey yoktu “bizim takım”da. Bütün bunlar böyle olunca da, 1-0 önde olduğumuz maç önce 1-1, sonra 1-2 Bucaspor önde, daha sonra 2-2,  daha daha sonra 2-3 rakip tekrar önde, en sonra ise 2-4 aleyhimize sona erdi.

Maçın sonlarına doğru bir oyuncumuzun kırmız kart görerek 10 kişi kalmamız ve umutların söndüğü son düdük… Düdüğün ardından karşı tribünlerden atlayarak kaleciye saldıran seyirci…

Ha, bir ara karşı tribününden atılan “ayakkabı teki”ni de unutmayalım.

Adam dayananmış güneşte parıltısı tâ “kapalı”dan görünen güzelim ayakkabısını fırlatmıştı sahaya.

***

Seyircimizin maç ve tahammül kültürü yerlerde! Pozisyonlara “hakkaniyet”le bakmak yok, tam bir “tarafgirlik” söz konusu. İki futbolcu karşı karşıya gelse rakip takımın oyuncusuna basıyor küfrü. Hoca düdük çalsa “Lan hocaaaa senin.. (biiiiiiiiipp)..”

Bu mudur yani?

Maçı kaybettik ona mı yanayım, arkamda oturan adamın mübarek günde ettiği küfürleri dinlediğime mi yanayım, kafama gelen salyalara mı?..

***

Hasılı, stada çok pozitif düşüncelerle gitmiştim. “Maçı alırsak, ‘İşte 12 Şubat Ruhu’ başlıklı bir yazı yazarım herhalde.” diyordum.

Ama olmadı.

Faturavizyon Kahramanmaraşspor, seyircisini bir kez daha boynu bükük ayırdı statdan.

Stadı dolduran o taraftarı bu takım bir daha sittin sene bulamaz. “Maç biletleri bedava” deseler yine bulamaz.

Çünkü “bu takım”dan bir “halt” olmaz.

Çünkü bu maç bir fırsattı. Gerek taraftarın gözünde “imaj” olarak, gerekse alacağı “3 puanın getireceği sonuçlar” olarak…

En azından şu an “dip”te olmayacaktık ve sabırsızlıkla bir dahaki maçı bekleyecektik.

Sevgiyle kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar