1. YAZARLAR

  2. REŞİT GÜRBÜZ

  3. İmkânsızlığın Masumiyetinden Fırsatın Maliyetine?
REŞİT GÜRBÜZ

REŞİT GÜRBÜZ

Yazarın Tüm Yazıları >

İmkânsızlığın Masumiyetinden Fırsatın Maliyetine?

 Değerli Dostlar,

Yoğunluğum ve kitap çalışmalarım nedeniyle bir ayı aşkın süredir köşem boş. Hem sizlerle tekrar merhabalaşmak hem de hafta sonu yaşadığım bir olayı nakletmek üzere huzurlarınızdayım.

* * *

Ankara’nın Sıhhiye semtinde, her fırsatta uğradığım bir semt pazarı var. Buraya gidiş amacım sebze ve meyve almak değil.  Pazarın bir köşesinde, civar köylerden amca ve teyzelerin getirdikleri, mevsimine göre değişen, köy ürünleri satılır. Ben de, hem yaşlarına hürmeten hem de “benim o kadar ürüne ihtiyacım yoksa bile onların bu ürünlerin satılmasına ihtiyacı vardır” düşüncesiyle ne var ne yoksa poşete doldurur, gönlümden geçen miktarı da takdim ederim.

Geçtiğimiz cumartesi de gittim. Sürekli alışveriş yaptığım iki üç kişi vardı zaten. Onlardan birinin yanına gidip, ne getirmişse alacaktım. Çuvalın yanındaki iskemleye davet etti beni. Ben de biraz muhabbet ederiz diye kabul ettim davetini. O arada beze serilmiş beş on kilo kadar domates gördüm. “Amca sen bu tür şeyler getirmezdin hayırdır?” diye sorduğumda, “Evin önündeki bahçemden topladım; her sene ev için toplardım, bu sefer satmak istedim.” dedi. “Peki sen ne kadardan satıyorsun” dediğimde “7 lira” dedi. Önce şaka yapıyor sandım ve “doğrusu ne” diye şaşkınlıkla yüzüne baktım. “Gerçekten 7 lira” dedi. “Amca, markette ve pazarın diğer yerlerinde de bu fiyat. Hadi onlar nakliyeyi, aracıyı şunu bunu bahane ediyorlar. Senin ise kendi mahsulün ve bunun için ekstra masraf yapmadın; peki senin gerekçen ne?” diye sorduğumda; “Yeğenim ben enayi değilim, her yerde 7 liraya satılırken ben 2-3 liradan satamam; hem bu dönemde kazanmayacaksam ne zaman kazanacağım” demesin mi! Şaşkınlık ve öfkeyle karışık, adamın gözlerine bakarken, “Bu yaşta ekmeğinin peşinde koşuyor, helal olsun” diye her zaman takdir ettiğim ve destek olmaya çalıştığım amca, gözümde o kadar zavallılaşmıştı ki… Kendi kendime, “yazıklar olsun” diyerek yanından ayrıldım.

O zaman fark ettim ki, bir insana “iyi” demek için ona kötülük yapma fırsatı verecekmişsin. Meğer biz, eline henüz kötülük yapma fırsatı geçmemiş insana “iyi” ve “masum” demişiz.

Bu sadece benim şahit olduğum. Allah bilir ülkenin dört bir yanında bu zihniyette ve tutumda olan daha kaç kişi var…

* * *

Değerli Dostlar,

Ülkemizin, bu günlerde ekonomik sancılar çektiği doğrudur; fiyattaki artışların ve alım gücünün düşmesinin vatandaşlarımızı sıkıntıya soktuğu da doğrudur.

Ekonomi uzmanları ile yetkililer el ele vererek, ekonomik sistemin kapsamındaki sorunların iç ve dış bütün nedenleri etraflıca teşhis edilip, çareler aranarak kalıcı çözümler bir an önce bulunmalıdır. Temennim ve inancım bu yöndedir.

İnşallah tez zamanda ülkemiz ve milletimiz bu badireli günlerden kurtulur ve inanıyorum ki kurtulacaktır.

Asıl acı olan ne biliyor musunuz?

Ekonominin içinde bulunduğu durum yetmiyormuş gibi, bir de gündelik hesaplarla ve doyumsuz ihtiraslarla bu durumu fırsata çeviriyoruz ya, hiçbir şey demiyorum…

Kardeşim, fırsatçılık yaparak canını acıttığın ve cebine kor attığın kendi vatandaşın. Bunu düşman düşman yapmaz, ayıptır. “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” ve “Bizi aldatan bizden değildir” diyen Peygamberin ümmetiyiz güya. Nerede kaldı Müslümanlığımız, nerede kaldı insanlığımız…

Hepimiz aynı gemideyiz. Bu ülkeye bir şey olduğunda sen sanıyor musun ki rahat bir hayat süreceksin, sen sanıyor musun ki her şey güllük gülistanlık olacak? Aklımızı başımıza almazsak, Allah korusun, bir tas çorbaya ve bir dilim ekmeğe muhtaç duruma düşeriz. O zaman sen de “ah” edersin ama iş işten geçer.

Önceki ve Sonraki Yazılar