1. YAZARLAR

  2. Mesut Bilal Buğday

  3. Maraş Gülmece
Mesut Bilal Buğday

Mesut Bilal Buğday

Yazarın Tüm Yazıları >

Maraş Gülmece

A+A-
Yazıyı Dinle

Zaman zaman Maraş gülmeceleri ve Kahramanmaraş Personel Seçme Sınavı dediğim soruları hazırlıyorum. Bu sayede Maraş kültürüne ve tarihine yönelik bazı bilgileri aktararak hem öğretiyor hem de güldürmeye çalışıyorum.  Yaşadığım ve birilerinden dinlediğim gülmeceleri sizlerle paylaşmak istedim.

BAYRAMLIK ELBİSELERİN ÇAMURA BULANSIN

Arkadaşlarla Kahramanmaraş sokaklarını gezerken hızla yanımızdan geçen bir araba üzerimize çamurlu su sıçrattı. Ben öfkemi içime kusup ses çıkarmıyorum. Yanımda akli melekeleri yerinde olmayan, ancak gönül dili çok hoş olan Ömer kardeşimiz dolmuşçuya bağırıyor:

“ Bayramlık elbiselerin çamura bulansın!”  “Müşteriye verecek bozuk paran bulunmaya!”

HER DEFASINDA ALLAH DİYOR
Hollanda'dan Kahramanmaraş'a bizim yeğenler izne geldiler. Ben konuşurken: "Allah'ın selamı" "Allah'ın bereketi" "Allah'ın selameti" ifadeleri kullanmışım ve bizim yeğen sık sık Allah ifadesini kullanmamdan rahatsız olmuş.

Yeğenler evden ayrılırken "Allah selamet versin" "Allah yol açıklığı versin" dedim.

Yeğenim Hasan, bana çok sinirlenmiş ve arabayı öfke ile kullanırken şarampole yuvarlanmış. Ve arabanın içinde sıkışmış.
Can havli ile bağırıyor:

-"Allah rızası için biri yardım etsin"

(Pazarcıklı Cemal Emmi'den dinlediğim hikâye

 VALLA BENİM KABAHATİM YOK

 Bertizlinin biri sapan ile taş fırlatmış.  Attığı taş derenin içine düşmesi gerekirken, evin sofasında oturan kişinin alnına çarpmış. Taş çarpan kişi sızlanmaya başlamış:

“Ah başım! Vah başım! Oy başım! Başım! Başım!

Sapanı sallayan kişi, başından yoğun bir şekilde kan akan kişiye, pişkin pişkin söylenmiş:

“Heri sapanın içine koyduğum taş güccüdü”

   TAŞA İNİM DİYE KARAÇALIYA İNMİŞİM

  Bertizli İrbahim Emmi bahçesine giderken, yolda atı ürkmüş ve karaçalı ağacının içerisine düşmüş. İrbahim Emmi “of puf” dedikten sonra ayağa kalkmış. Tam o sıra İrbahim Emmi, ahbabı Dalgacı Durdu'yu görmüş ve düştüğünü belli etmemeye çalışmış. Durdu Emmi:

“Hayırdır İrbahim ne geziyon karaçalının içerisinde?”

İrbahim Emmi, Hoca Nasrettin gibi espriyi patlatmış

“Taşa inim diye, karaçalıya inmişim, zaten inecektim"

POLİTİKACIDIR KESİN

 Yıllar önce siyasetçinin biri, seçim çalışmaları için kış günü Ahır dağı köylerini ziyarete gider. Bazı bölgelerde araba çamurdan çıkmaz. O bölgelerde yürüyerek köy evlerine ulaşırlar.Üstleri başları çamur olur.

Yine bir eve vardıklarında, ev sahibi, oğlunu yan taraftaki evlerden komşularını çağırmak için gönderir. Küçük Hüsin komşu Durdu Emmi gile varır, ve evlerine bir politikacının geldiğini söyler ve kendilerini babasının çağırdığını söyler. Ancak Durdu Emmi inanmaz. Ve der ki:

"Ben biraz önce gördüm onları, kıyafetleri çamur içindeydi onlar politikacı değildir"

 Küçük Hüsün Durdu Emmiyi inandıramayınca eve geri dönüp babasına "Durdu Emmi bize politikacının geldiğine inanmadı" demiş.  

Babası küçük Hüsin'in kulağına eğilmiş ve demiş ki: "

"Gelen misafirler bol bol yalan söylüyor, tam politikacı de" demiş.

Küçük Hüsin'in tekrar gitmek zoruna gitmiş ve evin sufasından (misafirlerin yanından) yan taraftaki evde oturan Durdu Emmiye, yüksek sesle seslenmiş:

"Emmi bunlar tam politikacıymış, bol bol yalan söylüyorlar, babam öyle diyor"  

TÜRKİYEYE VARIRSAK GÖZÜNÜ BİLMEM NE YAPARIM

 Ağzı küfürlü biri olan Ökkeş Emmi hanımı ile hacca gitmiş. Hanımını Mekke'de kalabalık arasında kaybetmiş. Ökkeş Emmi ibadetlerini yapmak yerine gün boyunca hanımı aramış. Ve akşam vakti hanımı bulmuş ancak çok sinirlenmiş.

Hac'da küfretmenin uygun olmadığını bildiği için demiş ki:

"Yavaş Maraş'a varırsak senin gözünü bilmem ne yaparım!"

Önceki ve Sonraki Yazılar