1. YAZARLAR

  2. Naif Karabatak

  3. Militan Eminağaoğlu Piyasada!
Naif Karabatak

Naif Karabatak

Yazarın Tüm Yazıları >

Militan Eminağaoğlu Piyasada!

A+A-
Yazıyı Dinle

Ulusalcıların ve Ergenekoncuların Militanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, tam zamanında piyasaya çıktı. Görev kendisine tevdi edildi, o da “millet iradesine” karşı olduğu halde, “Milletin iradesinin yansıdığı” meclise gitti, ortalığı karıştırdı, tekme tokat beklentisi gerçeğe dönüştü.

Çünkü Eminağaoğlu’nun tavrı budur, değişmez.

O görevlendirilmiştir, o militandır, o Emine Ülker Tarhan’ın militanıdır…

Bunu şimdi demiyorum, bundan iki yıl önce 15 Aralık 2011 tarihinde kaleme aldığım “Yarsav’ın Militanlığı” yazımda, Emine Ülker Tarhan’ın ağzından söylüyordum.

Bir daha diyelim de yeni nesil de tanısın militanlarını…

***

Bir süredir Yarsav, akıllı uslu bir şekilde görevini yapıyordu. Neredeyse Ömer Faruk Eminağaoğlu başkanlıktan ayrıldığından bu yana adını sanını bile unutmuştuk…

En çok “darbecilere” desteğiyle, “Ergenekoncuları” hararetli savunmasıyla, “militan” diye bilinen örgüt üyelerine arka çıkıyormuş görüntüsü vermesiyle gündemden inmezdi…

Yorgan gitti, kavga bitti diye biliyorduk ama değilmiş…

Eski sayfalar karıştırılınca militanlığın Yarsav’ın iliklerine işlediğini görüyoruz…

Öncelikle “militanlık kötü değil ki…” eleştirisi geleceğini bildiğimden Türk Dil Kurumu’nun bu konuda hangi görüşte olduğuna baktım…

Dilimizde “militan” üç farklı şekilde yorumlanıyor…

Birincisi; “Bir düşüncenin, bir görüşün başarı kazanması için savaşan, mücadele eden kimse.

İkincisi; “Bir siyasal örgütün etkin üyesi.

Üçüncüsü ve genellikle kullanım şekli ise; “Mücadelesini zor kullanarak ve yasa dışı yollarla yapan taraftar.”

Ve bu da “terör örgütü üyesi”ni ifade etmek üzere kullanılıyor…

***

Şimdi “militan da nereden çıktı?” diyeceksiniz. Benden çıkmadı, Eski Yarsav Başkanı, yeni CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan’dan çıktı…

Son zamanlarda kaseti çıkan çıkana…

Emine Ülker Tarhan’ın kaseti ise HSYK seçimleri öncesinde “militan arayışına girdiği” zamana ait ses kaseti…

Tarhan, kasette “bana militan lazım” diyor. Yarsav için çalışacakların militan olması gerektiğini söylüyor…

Sonra ekliyor “Yok edici bir ekiple çalışılmam gerekiyor.

Militan ve yok edici ekip

Çok hayra alamet ikili değil ama Tarhan aynı görüşte değil…

Öncelikle kaseti inkâr etmiyor…

Sözlerinin de arkasında olduğunu söylüyor…

Çünkü, “YARSAV'ın militanı olmak demek yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin militanı olmak demektir” diye açıklama yapıyor…

Yok edici ekip”le ilgili izaha gerek duymuyor…

Ve “çok güzel söylemişim, çok doğru söylemişim” diye de ne kadar “cici laflar” ettiğini bir kez daha üstüne basarak söylüyor, altta kalanın canı çıksın diye düşünüyor olmalı…

Yarsav’ın “savunduklarına” baktığınızda, “militan”ı “yok edici ekip”le yan yana getirdiğinizde “yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesinin militanı” olarak algılamak, ancak “koca bir toplumu enayi sananlar” tarafından söylenebilir…

Ama Tarhan’ın karşısında enayi yok…

Yarsav’ın o dönemde kimlerin güdümünde olduğu,

Eminağaoğlu ve Tarhan’ın Ergenekon’la ilgili çıkışların neden kaynaklandığı,

Kimlerin ekmeğine yağ sürmeye çabaladıkları açıklanmadıktan sonra militanların ne için arandığını, yok edici ekibin de kimleri yok etmeye hazır bekletildiği de anlaşılmayacaktır…

Sayın Tarhan, eğer cesursa, sözlerinin arkasındaysa, Ergenekon’un avukatlığını da yapıyorsa, buyursun militanın görevlendirileceği yeri de söylesin…

Sıkıyorsa söylesin…

Eğer “dokunulmazlık” zırhına güveniyorsa, boş yere güvenmesin…

Çünkü halk, darbe heveslilerini hapse tıkmıyor, sandığa gömüyor ki, bir daha çıkmasınlar diye…

Her ne kadar “sözlerimin arkasındayım” dese de, Sayın Tarhan da biliyor ki, önce militan arayıp, yok edici ekip isteyip, sonra da bunu izah eden; “Orada (HSYK'da) verimli olacak adama ihtiyacımız yok bizim. Bize orada dik duracak adam lazım. Yarsav'ın haklarını koruyacak, yani YARSAV'ın militanı olacak adam lazım bize” sözlerinde ne aradığını da söylemiş oluyor…

Bunu ilkokula giden bir çocuk dahi bilir…

CHP Grup Başkanvekili olan kişi de bilir…

O ve onun gibi düşünenler, bu milletin çocuklarını denizaltına doldurup, havaya uçurmayı düşünecek kadar gözleri dönmüş “militanlar”dan başkası değildir…

Umarım “militan” dediğime Sayın Tarhan alınmaz…

İçim temiz benim. Tıpkı kendisinin aradığı militandır kastım…

Twitimden seçmeler…

Her devrin adamı olanlar bir kavgada ya tarafsız ya da sessiz dururlar. "Gün ola devran döne. Olmaya ki, diğeri başa gele" hesabı yaparlar!

www.naifkarabatak.net

Önceki ve Sonraki Yazılar