1. YAZARLAR

  2. Zeynel KIYMAZ

  3. Muhalefet Ve Ülkücüler
Zeynel KIYMAZ

Zeynel KIYMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

Muhalefet Ve Ülkücüler

A+A-
Yazıyı Dinle

30 Mart akşamı sandıklar açılıp neticeler belli olduğunda, diz dövüp seçmeni doğru seçim yapamamakla itham etmeye matuf cümleler sarf eden muhalefetin muhterem temsilcileri kabahat topunu yine halkın kucağına atacaklar gibi görünüyor. Yok ‘pirince satıldılar, makarnaya satıldılar odun kömüre satıldılar!’

Biz bu filmi daha önce de izlemiştik deyip bir sonraki seçim için farklı neticelensin diye felaketleri beklemeye devam edecekler.

Peki..

30 Mart seçimlerine dair sizin belleğinizde muhalefetin tutarlılığını ifade eden ne kalacak?

Örneğin "hah" dedirtecek cinsten hangi vaatlerini hatırlayacaksınız?

Muhalefet, bir kez daha ispat etti ki Türkiye'ye dair bir perspektifi yok, hayali ve heyecanı da yok.

Buradan alın, AK Parti'ye dilediğiniz kadar verip veriştirin. Yolsuzluk, ayakkabı kutuları, ses kayıtları ile ortalığı ne kadar aleve verirseniz verin, işe yaramıyor, seçmen fazlasını istiyor, sizin anlatımlarınızda geleceğine dair bir umut ışığı görmek istiyor güven istiyor vaatlerinizi yapacak tutarlılık istiyor ama yok!

CHP bir türlü isminde yazdığı gibi Halkın partisi olamadı. İçine hapsolduğu o dar kafa yapısını kırıp gelecek vaat edemedi.. Kılıçtaroğlu daha da önemlisi karizmadan yoksun, bu açıdan bakıldığında Baykal’ın yarısı bile etmiyor mütereddit ve Türkiye'ye dair kapsamlı, ikna edici bir projesi bulunmuyor.  

MHP cephesi günü yaldızlı cümlelerle kotarmak derdinde ve oracıktan ayrılır ayrılmaz Balgat’ta fildişi kulelerine çekilip istirahat ediyorlar. İktidarı bildik ifadelerle mahkûm ettiğini sanırken halkın MHP'ye yönelmesini gerekçelendiremiyor, proje sunamıyorlar, "neden MHP'ye oy vereyim?" sorusuna ikna edici bir karşılık verilemiyor.

Ülkücü olmak sadece söze yaslanan bir kof içeriğe mahkûm oldu. Türk dünyası ile bağı kopuk bir ülkücülük anlayışı hiç bir derde deva olmaz, burnumuzun dibinde İŞİD teröristleri Suriye’deki Türkmen köy ve kasabalarını kuşatıp kardeşlerimizi katlediyor, Karadeniz de burnumuzun dibinde binlerce yıllık Türk yurdu Kırım işgal ve ilhak ediliyor MHP ve Ülkücü önderlerden derde deva bir açıklama yok.

 Ülkücü, ideallerini hayata geçirmek için hayatın var olduğu her alanda en iyi çalışmalar sergilemek, "işte dediğim dünyanın özeti  bu" sadedinde şehirler inşa etmelidir.

Ülkücü tasavvurunu tarihten bugüne getirip yarınlara uzanmalı, yaşam alanları kurmalı, teknik ile bilim ile ile fen ile meşgul olmalı Türkiye’de yayımlanan bilimsel makalelerin altında ülkücülerin imzaları olmalı, üretilen Türk malı markaların buluşların sahibi olmalıdır. 

Devlet Bahçeli'nin onlarca yıllık idaresinde bulunan MHP bu bakımdan tutarlı değil. Hele mevcut iktidarın bunca töhmet altında ezildiği bir dönemde MHP'nin dişe dokunur bir politika geliştirememesi, etkili muhalefet ederek hükümeti sarsmaması kitleleri peşinden sürükleyememesi oldukça hazinli bir haldir ülkücü camia için.

30 Mart seçim sonuçları üzerinde ileri sürülen tahminlerin ortalamasını esas alırsak mevcut durumun üç aşağı beş yukarı muhafaza edileceğini öngörebiliriz. Mahalli idarelerde de söz sahibi olan AK Parti, muhalefetin liyakatsizliği nedeni ile bir dönem daha yoluna devam edecek gibi görünüyor

Ya sonraki durak?

Cumhurbaşkanlığında ne olur? Ne olmalı sizce?

Örneğin MHP'ye gönül veren biri iseniz sizce MHP bu vaziyeti ile bir Cumhurbaşkanı adayı çıkarıp kazandırabilir mi? Ya da CHP? Sanmam.

2015 Haziranında genel seçimler yapılacak.

İktidar yıpranıyor diye el ovuşturanlar, rakibi yansın da kendisi öne  çıksın diye bekleşen müflis tüccarlara benziyorlar. Oysa ülke idaresi bu tavırla davranılamayacak kadar ciddi bir iştir.

Önceki ve Sonraki Yazılar