1. YAZARLAR

  2. M.Fatih ERDOĞAN

  3. Osmanlı Ocakları
M.Fatih ERDOĞAN

M.Fatih ERDOĞAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Osmanlı Ocakları

A+A-
Yazıyı Dinle

Son günlerde bazı sivil toplum örgütleri ile siyasi parti binalarına yönelik eylemlerde adları geçen “Osmanlı Ocakları” merak konusu olmuştur. Bulunduğumuz ortamlardaki dostlarımız; “Kim bu Osmanlı Ocakları? Hangi Siyasi Partiye hizmet ediyorlar? Mensuplarının dünya görüşü ne? Ülkü Ocaklarıyla bir bağları var mı?” gibi sorularla bizi bu konuda araştırma yapmaya mecbur bıraktılar. Konuyla ilgili soru soranlara yanlış cevap vermemek ve yeni kurulan bu gençlik oluşumunu daha yakından tanımak için yüzeyselde olsa bir araştırma yaptık. Edindiğim bilgileri siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.

Kim bu Osmanlı Ocakları?

Sorunun cevabını NOKTA Dergisi’nden Ertuğrul Erbaş’ın, derginin 24 Ağustos’ta yayınlanan sayısı için Osmanlı Ocakları Genel Başkanı Kadir Canpolat ile yaptığı röportajda bulmak mümkün. Yukarda da belirttiğim gibi Osmanlı Ocaklarının Genel Başkanlığını Kadir Canpolat yürütmektedir.

Açık kaynaklara başvurarak yaptığımız yüzeysel bir araştırmada Kadir Canbolat’ın; “Papa 16. Benedictus’un 30 Kasım 2006 tarihli Türkiye ziyareti öncesi ‘silahlı eylem’ yapacakları iddiasıyla gözaltına alınan altı kişiden birisi olduğu” bilgisine ulaşıyoruz. Kapalı kaynaklarda neler olduğunu varın siz tahmin edin.

Hangi Siyasi Partiye Hizmet Ediyorlar?

AK Parti’nin teşkilatlardan sorumlu genel başkan yardımcısı Ekrem Erdem; “Terör örgütü PKK’yı protesto eylemlerinde bozkurt işareti yaparak, gazeteler, parti binaları ve vatandaşlara saldırdıkları iddia edilen Osmanlı Ocakları ile resmi ve duygusal bir bağımız yoktur” demiş!

Demiş demesine de,  yine açık kaynakları kullanarak yapılan yüzeysel bir incelemede bile Sayın Erdem’in yok dediği duygusal bağı ortaya koyan sayısız bilgi ve belge niteliği taşıyan fotoğraf ve demeçlere ulaşmanın mümkün olduğunu gördük. Ulaşılan bu bilgi ve fotoğraflara ve Osmanlı Ocakları mensuplarının ve teşkilatın yayın organına bakıldığında, olmadığı söylenen duygusal bağın var olduğuna ve “Osmanlı Ocakları Derneği’nin bizzat kendilerine hizmet etmesi şartıyla AK Parti Gençlik Kolları tarafından kurulduğuna şahit olduk.

Kadir Canpolat 6 Nisan 2015’te Osmanlı Ocakları Isparta Şubesi’nin açılışında yaptığı konuşmada; “ Yeniden bir millet ayağa kalkıyor. Bu milletin önderliğini yapan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyorum. Osmanlı Ocakları’nı ona borçluyuz. O olmasaydı şimdi bizler olmazdık” diyor. Demek ki bu Ocak AKP tarafından kurulmuş ve kendisine hizmet ettiriliyor.

Mensuplarının Dünya Görüşü Nedir?

Osmanlı Ocakları mensupları; Dünyaya Kur’an ve Sünnet penceresinden baktıklarını ve bu doğrultuda ideoloji ve fikir geliştirdiklerini söylüyorlar; “Bizler saltanatın, padişahlığın, hükümdarlığın, hilafetin tekrar yaşanması geri gelmesini istemiyoruz. Bizler, mevcut şartlarda dahi günümüz dünyasında Osmanlı adaletinin, hoşgörüsünün ve Osmanlı anlayışının yeniden dünyaya hâkim olmasını istiyoruz. Adalete saygı duymak, adil olabilmek uğrunda atalarımızı örnek almak, toplumsal adalete ihtiyaç gereksinimlerini yaşayabilmek ve yaşatabilmek için çaba harcıyoruz. Osmanlı Devlet anlayışında bireylerin, azınlıkların ve gayrimüslimlerin haklarının korunduğunu biliyoruz. Osmanlı olsaydı bugün ne Ortadoğu’da ne Afrika’da ne Doğu Türkistan’da ne batıda ne de dünyanın hiçbir yerinde böylesine vahşet ve zulüm yaşanmazdı. Biz bu hedeflere ulaşmak ülküsüyle bu teşkilatı kurduk” diyorlar.

Ülkü Ocaklarıyla Bir Bağları Var Mı?

Bu soruyu sorduğumuz Kahramanmaraş Ülkü Ocakları İl Başkanı Mesut Kaplan; “Bu teşkilatın bizimle hiçbir bağı yoktur. Biz Ülkücüler; “Başbuğ Alpaslan Türkeş’in önderliğinde kurulan ve Türk milletinde milli heyecanı tekrar canlandırmak için ‘Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman’ız’ diyerek yollara düşen, sloganı ile Anadolu’da dalga dalga yayıldık. Seyyid Ahmet Arvasi ve Dündar Taşer gibi ideologların girişimleriyle yaşantımıza ‘Türk-İslam Ülküsü’ ideolojisini hâkim kılmak için binlerce şehit verdik. Büyüklerimiz tarafından bize verilen kaybedilmiş Türk-İslam medeniyetlerini yeniden kurma görevini vazife bildik. Bu Milletin bildiği ve inandığı tek Ocak vardır, O da Ülkü Ocaklarıdır. Bir projeye alet olmak için dernek kurulur, kulüp kurulur ama asla Ocak kurulmaz, herkes haddini bilsin. Şanlı Türk tarihinin kendine yüklediği misyonu her daim yaşatan Ülkü Ocakları 1980 öncesinde büyük bir mücadeleden geçmiş ve binlerce şehit vermiştir. 12 Eylül işkencelerinde dokuz canını idama uğurlamış ama hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmemiştir. Türk gençliğinin yeri dün olduğu gibi bugün ve yarında Ülkü Ocakları olacaktır” diyerek Osmanlı Ocaklarını yok saydıklarını beyan etti.

Bu gençler eğer söylendiği gibi günahsız suçsuz vatandaşların evlerini, iş yerlerini yakıp yıkıyorlarsa yazıklar olsun. Yok, İslam’a ve Yüce Türk Milletine hizmet etmek için acılar içinde kıvranıyorlarsa kendilerine ismi Türk olan bir ocak bulmalılar. Başkalarına ait amblemleri kullanarak işledikleri suçları başka derneklerin üzerine yıkmaya çalışmamalılar.

Yüce Allah her zaman Türk Ocağı’nı ve Ülkü Ocaklarını muzaffer etsin bu kutsal teşkilatlarımızın yar ve yardımcısı olsun. Hainleri ise yerle yeksan etsin. Âmin…

Önceki ve Sonraki Yazılar