• Kahramanmaraş’ta  seracılık her geçen gün yaygınlaşıyor
  • Türkiye'nin işsizlik rakamları açıklandı
  • Yeni sistem için TBMM'de ilk tur bitti
  • KKTC’de 9 FETÖ’cü albay gözaltına alındı
  • Başbakan Yıldırım: "Kıbrıs konusunda kırmızı çizgilerimiz bellidir"
  • TÜGVA Kızılay'ın Kan bağışına kayıtsız kalmadı
  • Yayman, Yeni Türkiye vizyonu ve başkanlık sistemini anlattı
  • ‘Ekonomik ve sosyal gelişiminin en önemli mimarı basındır’
  • Kahramanmaraş havalimanı Aralık ayında 19.663 yolcuya hizmet verildi
  • Daha temiz bir çevre için atıksu arıtma tesisi çalışmaları devam ediyor
  • Kahramanmaraş'ta Tabiat Turizmi Çalıştayı düzenlendi
  • Başkan Mahçiçek, çocuklarla birlikte kitap okudu
  • Liseler Voleybol(A) turnuvasında birinciler belli oldu
  • 129 bin kişi daha tespit edildi devletteki Kripto Fetocular çözülür mü?
  • Kahramanmaraş'ta görme engelli hafızlar, şehitler için mevlit okudu
  • "Bir cinayet örgütünün barış masasında ne işi var"
  • “Gazetecilerimizin duruşu takdire şayandır”
  • Kahramanmaraş’ta FETÖ/PDY operasyonu kapsamında 6 zanlı tutuklandı
  • ABD'den flaş açıklama: PYD de masada olmalı
  • Türkmenlerden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür

Bayram, unutulanları hatırlamadır

Naif Karabatak

Kurban Bayramına sayılı günler kaldı. Ülke genelinde bir bayram havası olmasa da, her aile, kendi bütçesince bayram hazırlığına başladı. Çocuklarına bayramlık alanlar, tatlı yapanlar, ikram için şeker tedarik edenler, evin eksiğini giderenler, olmazsa olmaz bayram temizlikleri ve tabii ki kurbanlık…

Ülkede, hatta dünyada bayram havası olmamasının nedeniyse İslam ülkelerinde yaşanan acılar…

Özellikle ülkemizin çevresi acılarla dolu…

Uzun süredir devam eden Esed zulmü, saldırganın adını değiştirerek sürüyor.

Bayram, daha çok çocuklar için ama İslam ülkelerinde çocuklar ölüyor.

İŞİD gibi terör örgütleri eliyle de “Müslümanlar” çoğunlukla Müslüman çocukları öldürüyor.

Kürtler ölüyor, Aleviler ölüyor, hiçbir suçu olmayan kadınlar, gençler, yaşlılar, çocuklar hayatını kaybediyor.

Yerini, yurdunu terk eden insanlar görüyoruz; bohçasına alabildiğiyle uzun ve ölümcül yolculuğa çıkanları…

Bir umutla ülkemize veya bir başka komşu ülkeye sığınan bu insanlar, “yardım ederken, yardıma muhtaç hale” gelmenin hüznünü yaşıyor.

Dünyanın her yanında zalimler, zulmün şeklini değiştiriyor.

Adeta deneme tahtası haline getirdikleri, kobay olarak kullandıkları ülkeler, bölgeler, kentler, köyler görüyoruz.

Zalim değişiyor, zulüm ise her yerde sürüyor.

İnsanlar kutsal topraklarda hac ibadetini yerine getirmeye çalışıyor.

Kurban Bayramı nedeniyle Allah rızası için kesecekleri kurbanlıkları temin etme çabasında olanlar var.

Bir ibadet yapmak isteyen ama bütçesi yetmeyenlerin hüznü var.

Çocuklarının bayram harçlığını veremeyecek durumda olanlar var.

Gözü gibi sakındığı çocuklarına bayramlık kıyafet alamayan var.

Ve hepsinden önemlisi çocuklarını hayatta tutmak için kendi hayatını hiçe sayan insanlar var.

Çok garip bir dünyada yaşıyoruz.

Birilerinin siyasi geleceği, masum insanların kanıyla oluyor.

Birilerinin güç gösterisi de masum insanların kanıyla yapılıyor.

İğrenç emeli olanlar, masum kanıyla besleniyor.

Büyük büyük ülkeler, küçük küçük çocuklara acımıyor.

Katilleri Müslüman sayanlara rastlıyoruz, faşistliği din adına yaptığını sananları görüyoruz.

Her tarafımız iğrenç emeli olanlarla dolu.

Irkçılık, tarihin hiçbir döneminde görülmemiş şekilde sürüyor. Hatta bazıları Hitler’e rahmet okutacak düzeye gelmiş.

Kürtler, Türkleri ırkçılıkla suçluyor…

Türkler, Kürtleri ırkçılıkla suçluyor.

Araplar, ırkçılıkla suçlayacak birisini buluyor…

Herkes ırkçı ama herkes kendini “sütten çıkmış ak kaşık” olarak görüp, bir diğerini ırkçılıkla suçluyor.

Mezhep kavgası yapan çıkıyor; mezheplerinde kavga olmadığını bile bile…

Dersinin rengine, diline, dinine, mezhebine bakarak, kendisi gibi olmayana yaşam hakkı tanımıyor.

Ülkemizde de, yaşanan acıları, siyasi malzeme olarak kullanmak isteyenlere rastlıyoruz.

Ortaöğrenimde “serbest” olan başörtüsünü “herkes başörtüsü takacak” şeklinde yansıtmak için zekâmızla oynamaya çalışanlara rastlıyoruz.

Ve yine bazı iğrenç insanların, minicik çocuklarla ilgili söyledikleriyle yüzümüz kızarıyor.

Dünyadaki bütün zalimlerin zulmünü,  dayatmaları, diktatörlerin yaptıklarını yok sayanlar, ülkemizde özgürlük havarisi kesilerek, özgürlüklere karşı çıkıyor.

Ya kimse bu ülkede ne yaptığını bilmiyor ya ne dediğinin farkında değil ya da kimse kimseyi dinlemiyor “odunum” diyenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor.

Bayram ise tam böyle bir zamanda geliyor; kendimizi düşünerek…

Oysa bayram, kendinden önce başkalarını düşünmektir.

Yoksun olanlara el uzatmak, darda kalanların imdadına yetişmektir.

Bayram, kardeşlik demektir…

Kardeşlik ise en azından bir tebessümü bir başkasından esirgememektir.

Unutmayın, bayram bir tatil değildir, unutulanları hatırlamadır…

Tweetimden seçmeler

Yaygınlaşmasını dilediğim çok önemli kampanyaya katılarak, hiç bir haber ve yorumumda uyuşturucu maddelerin isimlerini kullanmayacağım.

www.naifkarabatak.net

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Afşin’de Kansere Karşı Farkındalık Programı DüzenlenecekAfşin’de Kansere Karşı Farkındalık Programı DüzenlenecekHayatını kaybedenlerin sayısı 32'ye yükseldiHayatını kaybedenlerin sayısı 32'ye yükseldiSamsun'da silahlı şahıs lokantada 5 kişiyi rehin aldıSamsun'da silahlı şahıs lokantada 5 kişiyi rehin aldıBugün hava nasıl olacak?Bugün hava nasıl olacak?Maden ocağında göçtü: 1 kişi öldüMaden ocağında göçtü: 1 kişi öldüİşçileri taşıyan midibüs kaza yaptı: 15 kişi yaralıİşçileri taşıyan midibüs kaza yaptı: 15 kişi yaralı
Düşen uçaktaki mürettebatın kimlikleri beli olduDüşen uçaktaki mürettebatın kimlikleri beli olduHuzur ve MutlulukHuzur ve MutlulukBakan Bozdağ: Türk bayrağının yanında başka bayrak olamazBakan Bozdağ: Türk bayrağının yanında başka bayrak olamaz