1. YAZARLAR

  2. Mehmet TAŞ

  3. Benim Mahallem
Mehmet TAŞ

Mehmet TAŞ

Politika Kulisi
Yazarın Tüm Yazıları >

Benim Mahallem

A+A-

Toprak iki odalı büyük bir salonu olan ama bahçesi çok büyük bir ev olarak hatırlıyorum, ilkokula giderken evimizi.

Şimdi o bahçe içine beş altı ev yapıldı. Kala kala şimdiki oturduğumuz 150 m2 gelir gelmez bir ev. Bu evde hatıralarımla mutlu bir şekilde yaşayıp gidiyorum.

Çocukluk anılarımdan hatırlayabildiğim Serintepe İlkokuluna gitmem. Ne kadar yakınmış o yıllar okul ile ev arası. Şimdi olsaydı her gün gidip gelmezdim okula. İlle de servis isterdim. Çocuklarımız okula servisle gidip geliyor. Oysa biz o Kahramanmaraş’ın o deli kışında her sabah okula tek başına nasılda gidip gelmişiz?

653-077.jpg

1970’li yıllar. Mahallenin tek bakkal dükkanı var o da bizim. Merhum Dr. Sait Emirmahmutoğlu Belediye Başkanı evimizin hemen yakınına kadar su getirdi. Evlere değil. Meydan çeşmesi. Sonra Kanalizasyon geldi. Toprak evler birer ikişer sökülmeye başlandı. Önce tek kat sonra da iki ve üçüncü katlar çıktı.

1980’li yıllara geldiğimizde ise mahallemizde toprak evler tek tük kalmıştı. O yıllarda evlerini beton yaptıramayan insanların evleri bu günde toprak olarak kaldı.

Mahallemizin sokakları önce topraktı. 12 Eylül ihtilali sonrasında Belediye Başkanı seçilen İsa Kalkan ile birlikte bir alt yapı çalışması başladı. Artık evlere su verilmeye başlandı. Yolumuz da kaldırım taşına kavuştu.

İşte 1975’den sonraydı evimizin hemen yakınında boş bir arsa vardı. Büyükçe sayılırdı. Oraya cami yapalım dedi mahalleli. Kolay olmadı bu. Mahalleli dişinden tırnağından artırdı, merhametli zenginlerin de desteği ile camimiz tek kat olarak hizmete girdi. Sonra ise ihtilal sonrasında ise bu günkü halini aldı.

**

1995 yılı Ekim ayında evlendim. Mahalleden gitmek istedim. Rahmetli annem ve babam karşı çıktı. Tabii gitmedik. Gidemedik. Eve önce kat kaloriferi ve şimdi de doğalgaz çektirdik.

Sene 2000 falandı bir daha Mahalleden gitmeye niyetlendik yine ana ve babamın yapma gitme demesi sonrasında da tümden kapağı attık. 2004 yılı 10 Şubatında annemi kaybettim. Taziye için gelenler mahalleye sığmıyor. Mahallenin önde gelenleri bana sitem ettiler. Mahalleye taziye evi yapalım dediler. Kısmet dedik. Ve bu talebimiz on yıl gecikmeyle yapılıyor.

2009 yılı Ekim ayında da babamı kaybettim. Sanırım bu beni her şeyden fazla etkiledi.

O günlerde mahalleliye söz vermiştik. Bu mahalleye park, taziye evi, kütüphane yaptırmak boynumuzun borcu demiştik.

654-211.jpg

Sağ olsun dönemin Belediye Başkanı Sayın Mustafa Poyraz bizleri ve mahallemizi seviyordu ki, istimlak yaparak mahalleye bu imkanı sağladı. Şimdi inşaatı devam ediyor.

Babamın vefatında ise mahalleli bu camii artık ihtiyacımıza cevap vermiyor. Camiyi yıkıp yeniden yapalım dediler.

İnşallah Allah ömür verirse, Camii ve etrafındaki evlerin istimlaki ile bu hedefi de kendimize görev bildik.

Onikişubat Belediye Başkanı Hanefi Mahçiçek mahallemizi iyi bilir, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatih Erkoç’da mahallemizi bilir, seçim desteği ortada.

Bu iki değerli Belediye Başkanımızın yakında kapısını çalacağız. Cami ve etrafındaki evlerin istimlak edilerek mahallemize Cami ve Kur’an Kursu yapılması için talibimizi dile getireceğiz. Evlerin istimlaki yapılırsa Camii için hayırseverlerimizin kapılarını çalacağız. İnşallah bunu yapacak hayırseverimiz çok vardır. Birine kısmet olur.

**

Sevginin, samimiyetin, kadirşinaslığın artık eski mahallere has birer güzel meziyet olduğunu iyi biliyorum.

Bir bayram günü bile işyerlerimizde ki komşularımızın kapılarımızı çalmadığı bir dönemde yaşıyoruz.

Oysa eski mahallelerde öyle değil. Bir bayram günü beni ziyaret eden dostlarımız bilirler. Çocuklar, mahallenin çocukları birer ikişer kapımıza gelir ellerimizi öperler hediyelerini alıp giderler. Bir gece kapım çalınır, araba gereken komşumu hastaneye yada bir başka yere yüksünmeden götürürüm. Ve bunları da yaparken keyif alırım, mutlu olurum.

İşyerlerimizde ise kapımızı çalan sadece “delinmeyi alışkanlık yapan” insanlardan başka kimse değil.

Hanım zaman zaman kızar bana, yetmedi mi, artık gidelim diye. Allah ömür verirse, Camii işi de tamamlandıktan sonra belki!... Tebdili mekanda fayda vardır deyip, belki de Kahramanmaraş dışına gitmek isterim.

O da Allah’ın dilemesi ile olacak bir şey!..

Şaka bir yana da; mahallemize park, taziye evi, kütüphane ve muhtarlık binasının yapılmasında emeği geçenleri yürekten kutlarım…

655-377.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.