1. YAZARLAR

  2. Mehmet TAŞ

  3. Gavur gölünde ne yapılmalıdır?
Mehmet TAŞ

Mehmet TAŞ

Yazarın Tüm Yazıları >

Gavur gölünde ne yapılmalıdır?

A+A-

Halk dilinde “gavur gölü” olarak bilinen ancak devlette adı “sağlık ovası” olarak yer bulan bu güzel alan öncelikle Kahramanmaraş’ın deprem riski açısından büyük öneme sahiptir.

Amik Gölü

Gavur Gölü

Her ikisi de 1960’lı yıllarda Süleyman Demirel’in DSİ Genel Müdürü olduğu yıllarda kurutma çalışmasına başlanıldı.

Yıllar sonra 9. Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel’e bu konuyu sorma imkanı buldum. Görüşme ile ilgili haberleri de sanırım Aktüel ve Kahramanmaraş’ta bugün gazetelerinde haber yaptım.

Sayın cumhurbaşkanı : “Sıtma hastalığına karşı biz bu iki gölün kurutulması ve tarıma açılması için yapmıştık. Meseleyi şimdiki gibi kavrayabilmiş olsaydık, bu kurutma işlemini yapmazdık” diye düşüncelerini ifade etmişti.

Malum “su gününü” kutlayacağımız bu günde Kahramanmaraş Valiliğinin bu konuda radikal kararlar almasını bekliyorum.

Konuyu özetlemek istersek;

O bölgede 10 bin dönümlük bir alan içine SULAK ALAN uygulaması oluşturulması ve burasını kuş cenneti yapabilmek için önceden başlatılan çalışmalara hız verilmesi.

Zira bu on bin dönüm alanın yarısı TİGEM özelleştirilmesinde ihale edilen yer kalanı ise Hazine arazisidir.

Söz konusu yerde bu sulak alan çalışması yapılmadığı sürece bu sorun bitmez. Kahramanmaraş’ın deprem riskini azaltmak istiyorsak bunu hemen yapmalıyız. Yeni su tahliye kanalları açarak bu iş çözülmez…

Yıllardır bu sorun devam ediyor. Doğa şimdilik sadece o bölgeden intikamını alıyor.

Bölgemizden geçen her iki deprem fayınında buluşma noktası o bölgedir. O sulak bölge her iki fayında basınçlarını alan bir yerdir.

500 bin nüfusa ulaşan Kahramanmaraş’ta olası bir depremde en az zarar ile kurtuluş arzu ediliyorsa, mutlaka on bin dönüm alan kendi haline bırakılmalıdır.

Gerekirse o bölgede yaşayan vatandaşlara başka yerlerden toprak verilerek, iskan yapılarak o insanların sorunu çözülebilir.

Ya Kahramanmaraş depremi?

Bu konuda bir dernekte kurduk. Bende bu derneğin üyesiyim.

Ne var ki bu konuda  bir akıl tutulması yaşıyoruz.

Bu şehirde görev yapan bürokratlar günü kurtarma derdi ile risk almaktan çekinirlerken, bu şehirde siyaset yapan insanlarda korkak davranarak bu işi kökten çözecek projelere destek veremiyorlar.

Bunun sonu nereye varacak?

Yakın bir zamanda bu şehirde bir deprem meydana gelmesi halinde, bu depremde ölecek olan bütün masum insanların vebali bu işte pasif duran, konuyu öteleyen, konuyu sahiplenmeyen etkili ve yetkili insanların olacaktır.

Bu duygular içinde hem ormancılık gününü ve hemde su gününü kutluyor, hükümetin yakın zamanda su kullanımı ile ilgili bir kanun çıkartmasını ümitle bekliyorum….

Depremsiz yıllar geçirmemiz ümidiyle!....

Önceki ve Sonraki Yazılar