Abdulbaki GÜNIŞIĞI

Abdulbaki GÜNIŞIĞI

Merkez Bankası neden bağımsız olmalı?

Bir at yarışı düşünün. Jokey ata binmiş, atın yularını çekiyor, at yavaşlıyor, sonra engel geliyor, gene yular ile ata emir veriyor ve at o engeli aşıyor. Daha sonra binici atın yularını gevşetip, kamçı ile yoklama yaparak daha hızlı koş diyor. Yarışı kazanınca her kes biniciyi kutluyor. Atı yönlendiren ve yarışı kazanan binici olduğu için. Hiç kimse at bağımsızdır, atı yularla veya ata vurarak yönlendiremezsin diyor mu, hayır. Çünkü her kes biliyor ki, binici hem kendisini destekleyenlere ve hem de atı kendisine emanet edip, ata milyonlar yatırıp, kendisine de maaş verip yarıştıran at sahibine karşı sorumludur. Hükümetlerde kendisine oy verip, iktidarı teslim eden halka karşı sorumludur. Bu sorumluluğu paylaşan kurumlar ise bağımsızdır, yaptıkları veya yapmadıkları ile hükümetin canına okurlar ve hiç kimseye hesap vermezler ve asla görevlerinden alınamazlar. Var mı böyle bir demokrasi.

      Bu borsada para alıp satan borsa ustaları içinde, parasını kendisine emanet edenler açısından aynıdır. Parasını teslim edenler bu paranın yanlış kullanımından, iş verdiklerini sorumlu tutar ve yeri geldiğinde de işlerine son verirler. Ben bağımsızım, senin paranı istediğim gibi kullanırım diyebilirler mi?  Gelelim hükümet meselesine. Hükümeti seçip, ülkeyi yönetmesi için yetki veriyoruz. Yaptığı  bütün icraatlardan memnun olmadıklarımızdan dolayı hesap soruyor, memnun olduklarımızdan dolayı da yarım ağız teşekkür ediyoruz.Aslında daha çok  yanlışlarını söyleyip tenkit etmeyi kendimize bir görev addediyoruz.   Hükümet seçilip görevi aldıktan sonra, kendi iktisadi kararlarını uygulamaya koymaya başlıyor, işte o anda hep bir ağızdan birileri bağırıyor. Merkez bankası bağımsızdır, siyasi erk ona karışamaz. Bütün bağımsız, hukuk devletlerinde bu böyledir. Gerçekten bunan inanan ahmak var ise bir diyeceğim yok. Fakat ülkenin menfaatlarına uygun olarak merkez bankasını hükümetin yönlendirmesi halinde ülkemiz kazanıyor ise, Avrupa kaynaklı besleme kişi ve kurumlar, hukuk elden gitti, demokrasi yara aldı v.s gibi bağırmaya başlıyorlar. Çünkü mesele başka.

      Bizde bunu en çok sol partiler yapıyor. Bunlara bakınca zan ediyorsun ki, dünyadaki bütün sol hükümetlerin yönettiği devletlerde, üniversiteler bağımsız, yargı bağımsız, merkez bankası bağımsız, tek bağımlı olan bunlara asla karışmayan, fakat her önüne gelene hesap vermek zorunda olan, her kesin karışma hakkı olduğunu kabul ettiği bir hükümet var. Bu hükümetler de devletlerini yönetiyor. Bu yalanlara ancak, bütün bilgisi bağımlı, başkalarının ipi boynunda, rızkını ülkesine düşmanlık ile kazananlar inanır gibi görünür, çünkü bunun için para alıyor, fonlanıyorlar.

      Türkiye’m de seçilip hükümet oluyorsun, asker istediği parayı , bütçeyi meclisten geçirtiyor, istediği yere ve kişilere verip, istediği gibi harcıyor, ne hükümete ne meclise  ne de millete hesap verme mecburiyeti yok, çünkü bağımsız. Üniversitelerde komünist ve bölücü terör öğrenciler üzerinde baskı kurup insanları istediği gibi ezip, suyunu çıkarıyor, polis müdahalesi gerekince, hep birden bağırıyorlar, üniversiteler bağımsızdır, polis giremez. Merkez bankası hükümetin iktisadı yönetimine ters kararlar alıyor, parayı istediği gibi yönetiyor, hükümet buna karışamıyor, fakat neticeden sadece hükümet sorumlu, çünkü merkez bankası bağımsızdır.

    Yargı bağımsızdır. Yargının bağımsızlığı, alacağı kararlarda insanlara haklarını verir iken, hiçbir dış müdahalenin olmaması demektir. Yargı teröre bulaşmış, ülkeye düşmanlık etmiş kişi ve kurumları yargılar iken, asla bağımsız değildir, ülkesinin ve Türk milletinin ulu menfaatları için karar almak zorundadır. Yargının kararları ancak kanunları uygular iken, sıradan sade vatandaşlar arasındaki davalarda, siyasi erkin yargının işine karışmaması ilkesidir. Bunu hukuk ve hak bilen bütün milletler yapar. Gerçek yargı ülkesi üstünde kötü emelleri olanlar hakkında bağımsız değil, tam bağımlı ve hesap vereceğini bilmelidir. Aksi halde, ülke düşmanlarına arka çıkar kararları görmek insanları şaşırtmamalı.

       Meselenin aslı ise, aslında demokrasi diye bize yıllarca yutturulan bu sahte düzende, bağımsızlık ayakları altında, her kim hükümet eder ise etsin, deniz içinde kendisine yer edinmiş adacıklar gibi, bağımsızlık zırhı kuşanmış bu kurumları, birilerinin bize karşı kullanmasının teminidir. Banka ülkeyi batıracak kararlar alacak, hükümetin yaptığı bütün güzel yatırımları yerle bir edecek işler yapacak, bütün bakanları tayin eden hükümet sıradan devlet memuru olan ve yaptıkları veya yapmadıkları ile ülkenin geleceğini şekillendiren bu kuruma karışamayacak. Bunun adı demokrası değil, düpedüz uşaklıktır.

     Hükümetimizin üretimin ve üretilen ürünlerin kalitesinin artması için , üretim bazlı olarak aldığı kararları, yerden yere vuranlar, ülkeye giren paraların legal olmadığını iddia edenler, Avrupa dedikleri yere bir baksınlar. Futbol kulüpleri üzerinden ne kadar kanlı ve kara paranın nasıl aklandığını görsünler. Bu paranın binde birisi bize geldiğinde, bu Avrupa ve onun içimizdeki uşakları, endişeliyiz, bu paraların kaynağı açık değil.  Bu güruha göre,bizim ülkemiz yol geçen hanı, herkese hesap vermek zorundayız, hükümetimiz ülke menfaatları için aldığı bütün kararları her kese açıklamak zorunda, askeri kararların bile ulu orta konuşulmasını istemek gibi saçmalıklar sadece bizim meclisimizde ve ülkemizde göreceğimiz hainlikler silsilesidir.

     Hükümetin üstünde bir güç varlığını isteyenler, anayasa mahkemesi , danıştay gibi tepemizde sallanan demoklesin kılıçları, bağımsız merkez bankası, bağımsız üniversiteler gibi ülkenin içinde kullanacakları adacıkların varlığının ortadan kalkmasından rahatsızdırlar. Meclisin aldığı son karar, son kanundur. Bunun üstünde bunu denetleyen bir kurum var ise orada demokrasi ve halkın üstünlüğü yoktur. Ülkem büyük bir yol ayrımındadır, bu sahte kurum ve kurumcuklardan kurtulmadan, bağımsız olduğumuzu iddia edemeyiz. 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Abdulbaki GÜNIŞIĞI Arşivi